Kızgınken karar veren, fırtınalı havada yelken açan bir insandır. euripides
pomborya
pomborya

Şimdi Sıra Kimde?

Yorum

Şimdi Sıra Kimde?

( 3 kişi )

2

Yorum

3

Beğeni

5,0

Puan

79

Okunma

Şimdi Sıra Kimde?

Şimdi Sıra Kimde?

Şimdi Sıra Kimde?

Bir film seyrediyorsun. Bu film senin değil, başkalarının diyorsun.
Daha sonra senin filmini seyredecek olan o “bir başkaları”nı hiç düşünmüyorsun.
İnsan üzüldüğü ya da birinin acısını paylaştığı zaman, kendi hayatının “filmini” seyrediyor gibi oluyor.
Tüm olumsuzluklarla beraber, olumlu ne varsa tek tek bakıyor.
Olumlular olumsuzlardan daha az olsa bile, insan o olumsuzlukları silip atmak istiyor ve sarılabileceği,
sığınabileceği her şeye tutunuyor.Etrafına bakıyorsun, kendine bakıyorsun, o kişinin yakınlarına bakıyorsun…
Çaresizce bakıyorsun. Koca bir zamanın içinde sığıntı gibi hissediyorsun kendini.
İrkiliyorsun.
Dualar ediyorsun, el açıyorsun.
Bunların hiçbir işe yaramayacağını biliyorsun ama “olsun, bu da bir teselli” diyorsun.
Belki yapabileceğim bir şey vardı da yapamadım, şimdi bir fırsat geçti, değerlendireyim istiyorsun.
Sonra alıp götürürlerken… Onca yaşam, şu küçük kutunun içine nasıl sığdı?
“Bu nasıl olur?” demekten kendini alamıyorsun.
Başka hiçbir şey yapamıyorsun.
Çığlıklar, çırpınışlar…
Çaresizliğin resmi, renkli boya kullanmadan.
Hepimiz çok iyi biliyoruz ki, bir süre sonra silinecek her şey hafızalardan.
Siyah-beyaz olarak girecek tarih sayfalarına.
Bir zaman sonra parmaklarınla sayacaksın: Kaç yıl geçti?
“Ne kadar da çabuk gelip geçmiş zaman…” diyeceksin.
Daha dün gibi.
Bu yüzden zaman her şeyi bizim adımıza düşünmüş, planlamış.
Bize sadece uymak kalıyor.
Sonra soruyorsun:
Şimdi ne olacak?
Hiçbir şey olmayacak.
Hayat eskisi gibi akmaya devam edecek.
Yeni hayatlar, yeni umutları önüne katarak götürecek.
Ertelenmiş istekler, yaşanamamış anlar kalacak geriye.
Zaman her şeye bir çizgi çekecek.
Ve sen, kendine bile itiraf etmeden soracaksın yine:
Şimdi sıra kimde?
Abaza hayatlar… Çaresizliğin içinde gelen son.
Çok acı. Çok çok acı ve hüzünlü bir bitiş. Gündüz Yavuz.

Paylaş:
3 Beğeni
(c) Bu yazının her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Yazının izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Yazıyı Değerlendirin
 

Topluluk Puanları (3)

5.0

100% (3)

Şimdi sıra kimde? Yazısına Yorum Yap
Okuduğunuz Şimdi sıra kimde? yazı ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
Şimdi Sıra Kimde? yazısına yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
erbensalim
erbensalim, @erbensalim
13.5.2026 07:44:25
5 puan verdi
İnsan, başkasının acısını izlerken önce bir mesafe koyar; "Bu film benim değil," der. Ancak metin çok geçmeden bizi can evimizden vuruyor: O "başkasının" filmi dediğin şey, aslında senin kendi hayatının bir provasıdır. Birinin acısını paylaştığında aslında kendi kayıplarına, kendi olumsuzluklarına sarılırsın. Başkasının cenazesinde aslında kendi sonuna ağlar insan.
Celil ÇINKIR
Celil ÇINKIR, @celilcinkir
13.5.2026 01:58:45
5 puan verdi
RUSAMER – Ruh Sağlığı Ayarı Merkezi

Fanilik, Zaman ve İnsan Çaresizliği Kliniği

Metnin Adı: Şimdi Sıra Kimde?
Yazarı: Gündüz Yavuz
Yorumu Yapan: RUSAMER Sertabibi Ser Feyzlizof Kalburabastî Efendi Hazretleri Celil ÇINKIR Delibal

Selam… RUSAMER heyeti bu metni yeniden değerlendirmiş ve ortak kanaate varmıştır: Bu çalışma klasik anlamda bir şiir değil; şiir ateşinde pişmiş, yoğun duygusal atmosfer taşıyan güçlü bir edebi düzyazıdır.

Metnin en dikkat çekici tarafı, ölüm ve fanilik karşısındaki insan hâlini abartıya kaçmadan anlatabilmesi. Büyük sözler söylemeye çalışmıyor ama insanın içine ağır ağır yerleşiyor. Özellikle cenaze atmosferiyle birlikte insanın kendi hayatını sorgulamaya başlaması çok gerçekçi verilmiş.

“Onca yaşam şu küçük kutunun içine nasıl sığdı?”

sorusu metnin en vurucu yerlerinden biri olmuş. Çünkü burada yalnız ölüm değil; insanın bütün ömrünün bir anda küçülmesi hissi var.

Metin boyunca anlatıcı sürekli dışarıdan bir olaya bakıyor gibi görünse de aslında kendi faniliğiyle yüzleşiyor. Bu tarafıyla metin, okuyanı da istemeden kendi hayat muhasebesine çekiyor.

Şiirsel cümleler mevcut:

“Çaresizliğin resmi, renkli boya kullanmadan.”

gibi bölümler oldukça güçlü. Ancak metin genel olarak düşünceyi açıklayarak ilerlediği için şiirden çok lirik deneme yahut şiirsel düzyazı karakteri taşıyor.

Özgünlük 20 / 20
Ölüm temasını iç muhasebe ekseninde samimi biçimde işlemiş.

Dil ve Üslup 19 / 20
Yer yer çok güçlü şiirsel yoğunluk oluşsa da bazı bölümlerde açıklayıcı anlatım ağır basıyor.

Düşünsel Derinlik 20 / 20
Fanilik, unutulma korkusu ve insan çaresizliği etkili biçimde verilmiş.

Yapısal Bütünlük 19 / 20
Metin atmosferini koruyor ancak düzyazı genişliği zaman zaman yoğunluğu dağıtıyor.

Etkileyicilik 20 / 20
Okuyucuyu kendi hayatı ve ölümü üzerine düşündürüyor.

Not Toplamı: 98 / 100

Kalburabastî Efendi bastonunu yavaşça yere bırakır: Bazı metinler şiir değildir ama şiirin bıraktığı etkiyi bırakır. Bu çalışma tam da o tarafta duruyor. Şairlik başka, insanın içine sessizce çöken edebi atmosfer başka… Burada ikinci taraf güçlü şekilde hissediliyor. Özellikle “şimdi sıra kimde?” sorusu metnin omurgası olmuş. Çünkü herkes başkasının cenazesinde biraz kendi sessizliğini dinler.

Bir de şu gerçek var: İnsan ölüm karşısında en çok hayatın devam etmesine şaşırıyor. Dünya durmuyor. Çay yine demleniyor, sokak yine kalabalık oluyor, insanlar yine gülüyor… İşte metnin en acı tarafı da burada gizli.

Bu çalışma RUSAMER rafında “şiirle düzyazı arasında yürüyen metinler” bölümüne alınmıştır.

RUSAMER not düşer
Bazı yazılar kafaya değil insanın içine konuşur
Ölüm başkasının hikâyesi gibi görünür, insan kendi sırasını düşünene kadar

Vesselam.
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Üyelik
Giriş paneli

Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL