0
Yorum
3
Beğeni
0,0
Puan
58
Okunma
Ahmet Bey sofradan kalkmadan masadaki
kırıntıları yemeye başladı. Onu izleyen oğlu Metin alaycı bir tavırla
-- Baba yine başladın boş işlerle uğraşmaya
dedi Ahmet Bey
-- Oğlum iki ses arşa kadar ulaşırmış.
Metin
-- Nedir baba
Ahmet Bey
-- Basıldığında ekmek kırıntısının sesi ve mazlumun feryadı arşa kadar ulaşırmış
Ekmek nimettir çöpe atılmaz, ekmeği bulamayan insanlar var ama çok fazla ekmek çöpe atılıyor.
Ahmet Bey
--Hz. İbrahim’in çok malı vardır. Allahu Teâlâ’ya, “Ya Rabbi, bu kadar malın şükrünü eda edemiyorum lütfen birazını al” diye dua eder. Allahu Teâlâ: “Öyleyse ekmeği ayakta ye Ya İbrahim” diye vahyeder. Hz. İbrahim ekmeği ayakta yemeye başlar. Fakat ekmek kırıntıları dökülmesin diye boynuna mendil bağlar böylece kırıklar mendile dökülür. Sonra onları da yer. Böyle yapmaya başladıktan sonra Hz. İbrahim’in malı daha da çoğalır. Yine Allahu Teâla’ya dua eder. Bunun üzerine Rabbimiz şöyle buyurur: “Sen ekmek kırığına hürmet ettiğin sürece ben senden malımı azaltmam Ya İbrahim!”
Ahmet Bey
--Oğlum ekmeğin kırıntısı berekettir. Sakın ekmeği israf etme sen Deniz’e ekmek israfını anlat ve nesilden nesile taşınsın ekmeğin hayatımızdaki yeri
Metin babasına biraz önce söyledikleri
için pişman olmuştu
Metin
-- Baba biraz önce söylediklerim için kusura bakma şimdi anladım hatamı bu bana iyi bir ders oldu
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.