2
Yorum
12
Beğeni
5,0
Puan
190
Okunma

(Bilinmeyenime...)
Merhaba,
Uzak bir masal anlatacağım size
Ama en çok bilinmeyenime...
bilinmeyenim diyorum çünkü bilinince
kötü biter bazı sonlar...Ve bu benim ilk denemem. Sonum ise ne zaman gelir bilmem...
Ama bir sonum var diye de hiç üzülmem.
Hani sonu olan her şey yaralar ya insanı, bir gün kapıma dayansa can alıcı, mutluluktan öyle ağlarım ki ruhumu kanatlarıyla sarmalar...
Şimdi duyuyor gibiyim ’yaşamak güzeldir’li tonlarca laflar. Evet, yaşamak güzeldir. Ama yaşayana derim. Mutlulukla yok bir derdim. Peşinde de değilim. Ama soracak olursanız mutlu musun diye hayır değilim. Ama durun, hemen asık suratlı bir mutsuzluk hayal etmeyin öyle. Aksine ben hep gülümserim. Aynaya, hayata ve acılarıma... Ama mutluluktan değil diye de gülüşlerimi küçümsemeyin bazen acı bir gülümsemeden daha değerli bir şey arar da bulamazsınız. Acıdan yalnızca dövünüp ağlarsınız ama acınızdan gülümsemeyi öğrendiğinizde ve delirdiğinizde bir bankın üzerinde... Kendinizden başka sığınak da bulamazsınız. Ve o an anlarsınız ne toprak kadim dostunuz, ne de yeryüzüne ait kalacaksınız...
Evet, siz yalnızca bir masalsınız "bir varmış, bir yokmuşla" bitecek kadarsınız.
Benim uzak masalıma gelince...
anlatsam da belki hiç inanmayacaksınız.
Belki şüpheyle yaklaşacak, belki yok bu kadar da olamazla sınırlayacaksınız... Çünkü bazı şeyleri yaşamadan anlayamayacaksınız. Hatta belki yaşarken bile az kalacaksınız, yarım yamalak çırpınacaksınız. Hayat kadar masal sanacaksınız. Evet, ben de adını masal koydum. Ama pek bildiğiniz hayat masallarından değil bu masal. Hatta gerçeklerden de öte bir şey... Çünkü O benim kırık ruhumu ötelerden duydu...
çok ötelerden...
Ve soracaksınız kim o?
Ama nasıl anlatılır ki o?
Hiç anlatılır mı o?
Sırrı sırra anlatabilir misiniz siz?
Sırdan sırrı sorabilir misiniz?
Ah ne çok isterdim anlatabilmeyi
Ve daha anlatmaya başlamadan anlaşılabilmeyi...
Ama yanlış anlamayın
anlatma isteğim ve anlaşılma isteğimden kaynaklanmıyor bu durum. Aksine hiç öyle bir isteğim de doğmuyor derinlerimde. Sadece özlemin diliyle çığlık atma isteği benimkisi...
Uzak bir diyara olan hasretimin beni tüketişiyle...
Ve bir o kadar da yakın...
Ölüm kokan bir düş bile korkuttukça zihinlerinizi
Beni beyaz bir duvağa asın...
Ve orada öylece bırakın...
Öyle anlaşılmaz bir yara izi ki
ölüm bile anlatamaz inanın...
Ben, özümden uzaklaştığım kadarım ve ona yaklaştığım kadar varım...
Erişemedikçe özümün vuslatına kendi içimde durmadan yananım...
Bir düş anlatanım
hep uzakta kalanım
düşümde bir silüet
Ve yüzünde bin hasret
hüznümü onun yüzünde bulanım...
Beni duymayanım...
Sanadır satırlarım...
Seni bir dünya değil
Bin ezelden evvel hatırlarım...
Ben dediğim bütünüyle ’senim’...
Bir varım, bir ’seninle’ yok olanım...
Ebedî bir yolculukla sonlanacak
özünde kaybolacak kırık beyaz bir masalım...
Sen benim en uzak masalım...
Ve satırlara sığmayanım
anlattıkça anlatılamayanım...
eridikçe hüznümün yüzü
avuç içlerinin sıcağında...
Usulca kapat gözlerini
Ve Oku beni...
5.0
100% (5)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.