İnsanları ikna edemezsen akıllarını karıştır. harry s. truman
Murat Kahraman Murâdî
Murat Kahraman Murâdî

M.E.B. MAZİDEN ÂTİYE PROGRAMI

Yorum

M.E.B. MAZİDEN ÂTİYE PROGRAMI

( 5 kişi )

1

Yorum

7

Beğeni

5,0

Puan

246

Okunma

M.E.B. MAZİDEN ÂTİYE PROGRAMI

M.E.B. MAZİDEN ÂTİYE PROGRAMI

M.E.B. MAZİDEN ÂTİYE PROGRAMI


Öncelikle Milli Eğitim Bakanlığı’ndaki bu “Maziden Atiye” programını tertip eden, düşünen, hayata geçiren bütün Bakanlık yetkililerine, bu konuda gayret gösteren bütün eğitimci dostlara gönül dolusu teşekkürlerimi sunuyorum.
Maziden Âtiye hakikaten çok önemli bir çalışma ve gençlerimizin özellikle kültür köklerimize temas eden bu eğitim çalışması kavram olarak da çok hoş ve gerekli bir çalışma. Gençlerimiz bir defa mazi nedir âti nedir, mazide ne vardı, âtide neler olmalı, hâl nedir.. bu kavramları çok iyi öğrenmesi gerekiyor. Bu kapsamda Türkiye’nin en seçkin okullarından en seçkin öğrencilerinden gruplar halinde belirli merkezlerde toplanarak bu eğitim-kültür çalışmalarını hızlandırılmış formasyon anlamında bir çalışma oluyor, bunun çok değerli olduğunu düşünüyorum. Gerçekten bendeniz bir eğitimci olarak heyecanlanıyorum ve gereken desteği vermeye gayret gösteriyorum. Bu programlarda 3 defa konuşmacı olarak bulundum; Çanakkale ruhunu anlattım. İlk olarak 2024’te Bitlis Ahlat’ta seçkin bir öğrenci grubuna bu programı sundum. Sonra 2025’te Edirne’de, üçüncü olarak da bu sene 22 Nisan günü Çanakkale’de bu sunumunu yaptım.
Çanakkale’nin merkezinde, Çanakkale Savaşı’nın ve “ÇANAKKALE GEÇİLMEZ!” sözünün gerçek ruhunu Kırklareli’den Muğla’ya kadar olan hattın batısında kalan illerden, çeşitli okullardan seçilmiş 90 civarında kız öğrenci grubuna anlattım. Gerçekten de öğrencilerimiz son derece donanımlı, son derece disiplinli, dikkatli ve zeki çocuklardı. Seçilmiş çocuklar, seçkin çocuklar ve benim programım saat itibariyle de günün son konuşmacısı idim, sabahtan beri bir hayli yorulmuş, çeşitli program seanslarına katılmış öğrenciler en son 21:30’da başlayan programıma iki saate yakın gözlerini kırpmadan heyecanla katıldılar, dinlediler ve sorular sordular. Çok faydalı, çok gerekli ve çok önemli bulduğum bir çalışma idi bu Maziden Âtiye programları. Tabii şimdi burada bizim işlediğimiz Ana tema “Çanakkale ruhu” olmaktadır. Ben bir İlahiyatçı emekli öğretmen olarak Çanakkale ruhu konusunda meselenin maneviyatına vurgu yapıyorum. Savaşın tarihi kısmına çok fazla girmiyorum, ana hatlarıyla, bir kaç cümle söylüyorum ama, Çanakkale zaten birinci Dünya Savaşı’nın içerisinde bir cephe! Deniz zaferi 18 Mart 1915, taraflar itilaf devletleri, ittifak devletleri, savaşın sebepleri sonuçları tarihi bakımdan yerler, mekânlar, gün gün tarihler, isimler.. bunlar zaten değiştirilemez tarih kayıtlarıdır, objektiftir, sabittir.
Bize lazım olan husus Çanakkale zaferini kazanan ruh ve Çanakkale Geçilmez ebedî kararlılığının canlı tutulmasını sağlamaya çalışmaktır. Mesela, Çanakkale Harbi esnasında Osmanlı Devleti’nin komuta kademelerinden 19. İhtiyat Tümeni Kumandanı Yarbay Mustafa Kemal Bey Arıburnu’nda, Conkbayırı’nda, Anafartalar’da yaşadıklarını şöyle özetler: “Efendiler! Karşılıklı siperler arasındaki mesafe 8 metre, yani ölüm muhakkak, birinci hattakiler kamilen şehit oluyor, bilenler Kur’an okuyor, bilmeyenler Tekbir getiriyor, Allah Allah diyerek hücum ediyor, ve 3 dakika içerisinde öleceğini bildiği halde hiçbir fütur göstermiyor, korku ve çekingenlik yok! Efendiler! İşte Çanakkale’yi kazanan ruh bu ruhtur!” İşte herkesin bildiği, tarihe altın harflerle kazınmış ruh budur! Bu cümle içerisinde anlatılmak istenen ruh neyse, “Çanakkale Ruhu” O’dur! Çanakkale’yi kazanan ruh bu ruhtur.
Dolayısıyla, biz Çanakkale iki yüz elli üç bin destan derken bu ruha temas etmiş oluyoruz. Bendeniz “Çanakkale 253 bin destan” kitabımda 253 Beyitlik dünyanın en uzun Çanakkale Şiirini yazmış bulunmaktayım.
Çanakkale söz konusu olduğu zaman ser levha edilmiş bir cümle var; nedir o? “Çanakkale Geçilmez!” tabii ki Çanakkale Geçilmez. Neden ve nasıl? Bu kavramları işlerken öğrencilerimize, gençlerimize, insanlarımıza, herkese, her kademeden her insana, bu ülkede Vatansever her insana Çanakkale’nin Geçilmez olduğunu anlatmak, Çanakkale’yi Geçilmez kılan ruhu kavramakla mümkün olur. Bu vesileyle, sizin Çanakkale’niz nedir diye bir soru soruyorum ben herkese! Çanakkale geçilmez, tamam da, öncelikle her insanın ruhunda kendine ait bir “Çanakkale Abidesi” olmalı ve O’nun geçilmez olduğunu bilmeli ki, Çanakkale’yi geçilmez kılan ruhu anlamış olsun. Vatan savunması ancak böyle sağlanmış olur. Herkes Vatansever olabilir, herkeste Bayrak sevgisi olabilir, olmalıdır, fakat şunu bilmek lazım vatan sevgisi ona hizmetle ölçülür!
Yani, insanlar Vatana nasıl hizmet ediyorlar, ne ile hizmet ediyorlar, nasıl katkı sunuyorlar? ona bakmak lazım! Yoksa sadece lafla “ben vatanı seviyorum” demekle kafi gelmez, vatan sevgisi yerine getirilmiş olmaz.
Bu vesileyle, bizler, eğitimci olarak her zaman imkân buldukça, fırsat buldukça bu kapsamda öğrenci grupları olsun sivil toplum teşekkülü grupları olsun, her türlü cemiyetler olsun halkımızın bulunduğu ve talep edilen her yerde bu sunumları her zaman sunmaya hazırız. Zaten yıllardır her yerde de yaptık, yurt içinde de, yurt dışında da, okullarımızda da her zaman hazırız. Bu vesileyle bir kez daha o “Maziden Âtiye” programında Milli Eğitim Bakanlığı yetkililerini, her kademedeki sorumluları, değerli öğretmenlerimizi ve sevgili gençlerimizi kutluyorum, başarılarının devamını diliyorum.
Bahsi geçen programa gidişte, Çanakkale Boğazına asılan çelik gerdanlık 18 Mart Çanakkale Köprüsü’nden geçerken 1915’te Çanakkale zaferini kazanan kahraman Mehmetçiklerimizin imanını ve o bomba yağmurları altında savaşı kazanan en yüksek iman mertebesini hatırladım, ve şu mısralar döküldü dilimden:

Bombaların altında fırsat bulmuş namaza
Yüz on bir sene önce o ne müthiş bir Gaza
On sekiz Mart Köprüsü gerdanlıktır Boğaza
Şu Boğaz bir konuşsa, mümkünse gelse dile;
Mehmetçikler oldukça, Geçilmez Çanakkale.

22.04.2026/Çanakkale
Murat Kahraman

Paylaş:
(c) Bu yazının her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Yazının izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Yazıyı Değerlendirin
 

Topluluk Puanları (5)

5.0

100% (5)

M.e.b. maziden Âtiye programı Yazısına Yorum Yap
Okuduğunuz M.e.b. maziden Âtiye programı yazı ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
M.E.B. MAZİDEN ÂTİYE PROGRAMI yazısına yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
Tercanlı24
Tercanlı24, @tercanli24
2.5.2026 06:00:34
5 puan verdi
Tüm şehitlerimizin mekanları cennet olsun nur içinde yatsınlar
Güzel bir yazı
Güzel anlatmışsın değerli kalem
Emeğinize ve kaleminize sağlık
. Kaleminiz daim olsun
selamlar sevgiler saygılar gönderdim
Değerli kalem hayırlı sabahlar dilerim
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Üyelik
Giriş paneli

Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL