0
Yorum
0
Beğeni
0,0
Puan
73
Okunma
Yepyeni dünya
AB genişlemek istese rus elini kolunu kırar...ABD ortadoğudan kaçmazsa ÇİN elini kolunu kırar...Yeni dünya bu olacak artık
Yüz yıl Türk yüz yılı artık...
Şirket yani avcı yani hırsızlık amaçlı yani ceb amaçlı savaşan devlet uzun uzun savaşamaz.bir hamle yapar ve gider.ABD gider artık
Ve şiir:
Sizden değilim
1.
Ben sizden değilim
Medeniyet dediğiniz tek dişi kalmış canavar...
Gül görmemiş gözünüz
Sarı çiçek görmemiş
Rahle görmemiş seccade görmemiş
Başınız sarık görmemiş...
Dedim ben:
Komşu komşuyu düşünmeli ...
Komşu komşuyu düşürmeli...
Dedin sen
Ben sizden değilim
Besmele dilimizde
Sevgisi gönlümüzde
Sırat-ı müstekim yolumuz
Sizden değilim bayım
Kara sizin kalbiniz
Kaya sizin kalbiniz...
Ülkemin Akdenizi var
Ak ülküleri var
Eşref-i mahlukattır her ak kalan
Bu kara asır
Gönlüm mavidir denizlerim kadar...
Sizden değilim bayım
Aklıma kanat verildi
Eşref-i mahlukatım ben
Sizden değilim
İki damla güneş
Düşmemiş senin gönlüne
Ben sizden değilim bayım
Seccade öz annem
Cennet veren var
İki damla göz yaşıma
Ben sizden değilim bayım
ve
Önümde bal-süt sofrası
Annem seccade benim
Ayna tuttum
Bir sana bak bir bana
Sizden değilim bayım..
Yunusun bahçesindeyim ben...
Yunus ayna Mevlana ayna...
Askeri askerdir ibrahimdir ateşte
Ay-yıldız sevinsin Anadoludan geçerken
Toprak öğünsün Anadoluda...Rüzğar gül dalında
Sevimlidir Anadolu
Ve yiğidi yiğittir ANADOLUNUN
Bahar geldi
Yine
Gönlüm papatya doldu
Dünya
Papatya dünya oldu
Sizden değilim
Beyaz duygularım var benim
Kisranın sarayları gibi karanlıksın...
Eşref-i mahlukatım ben
Sevmem ikiyi...
Gece gündüz iki yüz baş bir...
Çünkü İlah iki olmaz...
Şefkatten doğdum ben
Eşref-i mahlukatım ben
Bana ay ışığı anlatıldı
Sizden değilim bayım
Eşref-i mahluatım ben...
"Af"demedim kula
O tek büyük...
O tek alim...
"Af"de yaradana
Sizden değilim bayım
Sevgisi bana oldu ana
"Öf"demedim yaradana...
Eşref-i mahluatım ben...
Temiz
Ve deniz...
Ve mavi
Dualarım var...
ve
seccadeye aşık alnım...var
Benim gönlümde atom yemiş japonya var
Ezildi benim gönlüm çiçeğim
Ayaklarınızın huyunda kabillik
Huyunda suyunda kalleşlik...
Açlığına taş basar
Yarasına tuz basar
Anadoluda kadın
Anadoluda analar...
Ne sandın Anadoluyu o gazisi aşkın
Hısımdır aşkla
Mevlanası var Yunusu var
Çiğnenir mi sandın Anadoluyu
Nasrettin hocası var
Yiğitliğin hocası var Anadoluda..
Siz mavi bakmıyorsunuz göğe
Bülbüle benzer mi deve
Kainat küçük bir çiçek...
Yunusun izinde
patyalar gördüm Yunusun izinde şimdi
O gül ilahiler okunurken
Hey vuırdum duymazsınız sizden değilim...
Zincirleri eriten güneştir para
Hiç kendini koydum mu bilal yerine
Sıddık oldunuz mu Ebu bekir gibi
Dininiz kin olmuş...Nefsiniz için...
Hasımdır kine Anadolu
Savaşıyor fakirlikle sofrası için o kahraman
Savaşıyor kinle nefretle çocukları için o nur
Önünde seccadesi namusu için o sur
Anadolu insanının
Sizden değilim...ateş bana düşer bir baba şehit düşse...
Aç şehit çocuklarına un taşır ömer gönül...
Yunusun merasında kuzuyum Kurtsun sen
Yunusun bahçesindeyim
Papatya bu gönlüm
Yunusun bahçesinde
Eylülsün sen
Sizden değilim bayım
Eşerf-i mahlukatım ben
Masmavi bir denizim ben
Çiğner bir öküz ezilirsin bir çiçek gibi
Çiçeksin sen de bir Anadolusun gönlüm
Güneş var gül var Anadolu’da
Nar var yar var ana var Anadolu’da
Evini bahçe ediyor tarlasını bağ
Güneş sevinsin Anadoludan geçerken
Alnı ay analar Anadoluda
Sizden değilim...ateş bana düşer bir yetim çocuk ağlasa...
Zekat vermeyen sizden değilim
Gülün hasını gördüm Anadoluda
Hamuru çileyle yoğrulmuş Anadolunun
Işıkla yoğrulmuş şefkatle çiçekle
Bir gül gördüm gönülleri nur ediyor...
Anası anadır Anadolunun kadını kadın eri er...
Mevlana sofrasıdır Anadolu
Halil İbrahim sofrası var Anadoluda...
Ben yunus sofraları duaları isterim
Baharların çeşmesi yunus
Narların yarların bahçesi
Yunus cennet bohçası
Sizden değilim
Sizden değilim bayım
Bir ağacın iki dalı
Bir bedenin iki koluyuz
Bir ağacın iki dalıyız
ama
İnadı bırakabilecek misin kardeş olabilecek misin
Kavgayı bırak
Kardeş olalım desem
Kurtuluş yok kavgadan bize
Sen - Ben olduk
Ah
Sen - Ben olduk
Ademin iki oğlu
Sen - ben olduk
Bir ağacın iki dalı
Sen - ben olduk
Bir damla su gibiyim ben
Ben kalmaz bende engin denizlerde...
Bir kıvılcım gibisin sen
Ormanı kül etme
İnadı ve huyu sende...
Senin elinde diken
Gül benim elimde...
Ve senin elinde taş
Adın ise Kabil
Ah
Sen - Ben olduk
Taş olmamalıydı elinde
Gül var elimde
Zikir var dilimde
Tuba meyvesi dalımda
Güneş yolumda
Sizden değilim
İnadı bırakabilecek misin...
2.
Şikayetim var Allaha iki yüzlüden
Bir yüzü gece bir yüzü gündüz...
Şehadetten işinde yok iz...
Biz sizden değiliz bayım
Ben bir yiğit tanıdım
Camilerin beyaz güvercini
Bakışları geceyi diriltirdi...
Kar beyazı yağardı gecelere...
ve
Baktı gönlüm Yunusun gözleriyle sarı çiçeklere
Sarı çiçek"Allah"dedi
Bulutu bile ağlatır sarı çiçek gözlerim
Yunusta cennet bohçası gönlüme
Yunusta güneşler var bulutlar var mavi gök...Yunusta
Çöldü gönlüm bu papatya gönlüm çöldü
Ömrüm güldü gönlüm güldü Yunusun şiirleriyle
İlahileriyle
Gül oldu ömrüm gül oldu papatya oldu gönlüm
Yunusun şiirlerinde güneş
Yunusun şiirlerinde ballar balı aş
Güneş akıl akıllı baş nurlu baş
Nur damlayan yaş
Yaşlı göz yunusta...
Nurlu öz Yunusta
Sizden değilim bayım
Siz razı olmuşsunuz nefis uğruna ölüme
Yunusta cennet bohçası gönlüme
Papatya bu gönlüm sevin Yunus
Papatya bu gönlüm geç açtı
Kokular ışıklar bulutlar saçtı çölüme
Ömrüme
Hoş geldi Papatya oldu gönlüm cennet getirdi evime
Okunan ilahileri Yunusun
Ömrüme saatlerime saniyelerime
Zaman bahar getirdi...gönlüm papatya yetmiş beş yaşımda
Yunusun bahçesinde
Şiirlerinin lehçesinde renginde bir papatya gönlüm
Bahar var musanın maviliğindeyim
Denizlerinde...Asasında Musanın bahar gönüllere
Sizden değilim bayım
Siz razı olmuşsunuz nefis uğruna ölüme
Mısırda zelihada cennet bohçası gönlüme
Bir merdivendeyim
Yetmiş yaşında gönlüm
Gönlüm bir merdivende şimdi
Merdivendeyim cennete asılmış...
Merdivenler cennete asılmış
Cennetin zirvesine asılmış avize gibi...
Cennetin avizesi yunusun bohçası
Yunusun ilahileri güllü bahçesi Bülbüllü bahçesi var
Cennet saray gibi
Saray görüldü gönlüme
Buyur denildi gönlüme okunurken yunusun ilahileri
Rüyada yok böyle bir saray
Hangi rüyada var bu saray
Hurilerdir temizlikçisi...
Cennet görüldü
Nimet görüldü
Nerede var bu nimet...
Gönlüm bülbülüm gül gördün
Ağla şimdi
Yar dizinde...
Şiir şiir ağla Yunusun her sözünde...
Hece hece bu ilahilerde ağla
Göz yaşın hece hece şiir olsun
Şirin olsun
Leyla olsun
Sizden değilim bayım
Siz razı olmuşsunuz nefis uğruna ölüme
Yunusta cennet bohçası gönlüme
Her papatya aşktır papatyadır hediyesi paşa aşkın
Ömrüme
Dilimde papatyalar...zikirler...var şimdi
Baharlardayım
Köyüm kıskansın beni
Ballar balı köyüm soframda leziz aştır paşa aşktan...
Günlerim saatlerim saniyelerim şimdi
Sen de musasın gönlüm...elinde asa
Hangi deniz yol vermez ki musa olana
Elinde asa olana
Gönlünde aşk olana
Paşa aşk
Paşadır aşk bütün duygulara bende...
Okunurken ilahileri yunusun...
Gönlü aşka gönül Yunusun
Eli aşkın eli
Yunus aşkın gülü
Bülbülü
Şirini-Ferhatı
Mecnunu-leylası...
Gönlüm aşka gönül olsun aşka gönül ilahileri Yunusun
Okunurken ilahileri Yunusun
Gönlümde yunusun çiçekleri açtı
O güzel ilahiler okunurken
Mevlanasın gönlüm
Hasret ateşindesin
Sen de Musasın gönlüm
Asan nerde
Deniz var önünde
Firavun çıkacak karşına gittiğin yönde
Şikayetim var Allahım sana zalimlerden
Yıkılır engelliği denizlerin aşkla
Yunusun eli aşktı
Asası aşk
Musası aşk
İmamı aşk Hocası aşk
Aşk ateştir ne sandın
Aşka yol vermeyen deniz mi var..
Buhar buhardır deniz
Aşığa yol vermeyen deniz mi vardır
Aşkın var korkulacak ne var..
Firavunlar ilahlığını ilan etmiş yine
Musa gönlüm yol iste kızıl denizden...
Firavunluk asrı asrım yine...
Şikayetim var Allahım sana zalimlerden
Balllar balıdır bu aşk
Musadaki aşkı tattım Allahım
Aşkların paşasını...
Gönlüm papatya doldu...
Yunusun izindeyim
O gül ilahiler okunurken
Gökleri mavi mavi okudum...
O gül ilahiler okunurken
Yeryüzünün halısını çiçek çiçek dokudum
Yunusun izinde
Yetmiş beş yaşımda yine
O gül ilahiler okunurken
Musanın izinde
Kızıl denizdeyim
Yol bana deniz
Hz muhammede aşığım ben
Yol bana bu çölde nurlu her iz
O gül ilahiler okunurken
Eşref-i mahlukattım ben
Bal aşkı tattım
Yunusun izinde yine
O gül ilahiler okunurken
Yunusun izinde baharlar var
O gül ilahiler okunurken
Ara
Şikayetim var Allahım sana zalimlerden
Sen geldin gönlüme yar
Yar bahar yar papatya
O gül ilahiler okunurken
Gönlüm papatya
O gül ilahiler okunurken
Bu papatya yar yar hediyesi..
Bülbül sesi
Cennetten
Bana
ve
İçimde mavilik denizi şimdi
O gül ilahiler okunurken
Yetmiş beş yaşımda
Açtı gönlüm kainat kitabını
Yıldız yıldız harfleri...
Alnım secdeye gitti
Gözüm yaşla doldu...
Yunusun izinde
O gül ilahiler okunurken
Şükür
Musanın denizinde
Boğulur Firavunlar
Boğulsun Firavunluklar
Sıra sıra
Yolum çıksın Mısıra...
Yusufum ben en derin kuyuda Şimdi
O gül ilahiler okunurken
Şikayetim var Allahım sana zalimlerden
Karanlıktan Kisra saraylarından...
Beklenilen bu bahardı
Bana gelen paşa aşktı paşa bahardı..
Aşkın çöllerinde bulduğum
Siz çöl sandınız o gölü...
O gül ilahiler okunurken
Sen geldin gönlüme yar
Gözüm gök yüzü kitabına bakarken
Bu çölde bu gülde
Gül buldum
Gönlüm papatya doldu
İnciler topladım
Yunusun izinde
Fravunu boğan musa denizinde...
Musa denizdeyim şimdi
O gül ilahiler okunurken
Musa gönlüm
Cennetin bir gülünü
Dünyalara değişmez şimdi
O gül ilahiler okunurken
Şikayetim var Allahım sana zalimlerden
Karanlıktan Kisra saraylarından...
Bilirim gönlüm seni...
Sen de gülsün
Yunusun izinde
Musanın mavi denizinde
Musanın en mavi denizi
Şu firavunu boğan deniz
Musa deniz...Şimdi
O gül ilahiler okunurken
Gönlüm papatya doldu
Sen bir sofra serince
Yunustan ilahiler okuyan derviş...
Denizlerde arındım
Yunusun izinde
Yunusun izinde oldum papatya şimdi
O gül ilahiler okunurken
Ve Yetmiş beş yaşımda
Yunusun izinde paşası baharın
Paşası aşk ilinin papatyası
Dinsin yasın gönlüm yetmiş beş yaşında
O gül ilahiler okunurken
Ve
Sen girdin gönlüme yar
Gönlüm papatya oldu
Kokusu papatya
Rengi papatya
Papatya şu gönlüm
O gül ilahiler okunurken
Şikayetim var Allahım sana zalimlerden
Karanlıktan Kisra saraylarından...
Sizin çöl sandığınız göldeyim şimdi
Sizin çöl sandığınız güldeyim şimdi
Gül kokular denizi bu göl
Çöl sanma çöl değil bu çöl
O gül ilahiler okunurken
Yaş yetmiş beş
Bir bahar yaşıyorum
O papatyaya öpücük
Gönlüme öpücük
O gül ilahiler okunurken
Kainat küçük bir çekirdek
Yunusun izinde
En paşa aşk yunusun izinde
Papatya mı sandın o aşktır
Papatya aşk
Papatyalı aşk şimdi
O gül ilahiler okunurken
Aşk leylam aşk yar yar olan aşk geç geldi
Sen geldin yar
Sen geldin aşkların paşası aşk
Gönlüm papatya doldu
Yunusun izinde
Kainat küçük bir kelebek şimdi
O gül ilahiler okunurken
Başka yol gece bana...
Hece hece yıldız yıldız geldi
Yışdız yıldı aktı gönlüme
İlahi ilahi aktı içime Yunus şimdi
O gül ilahiler okunurken
Şikayetim var Allahım sana zalimlerden
Karanlıktan Kisra saraylarından...
Her gece aktı ilahilerinin yıldızları Yunusun
Yetmiş beş yaşımda
O gül ilahiler okunurken
3.
Eşref-i mahlukattım ben
Sizden değilim
İki damla güneş
Düşmemiş senin gönlüne
Ben sizden değilim bayım
Hey münafık hain...
Seccade öz annem
Cennet veren var
İki damla göz yaşıma
Ben sizden değilim bayım
Önümde bal-süt sofrası
Annem seccade benim
4.
Sizden değilim bayım dedem Osmanlı...
Ben sizden değilim bayım
Özledim Osmanlıyı
Osmanlı dedem...
Cennette kusur ara Osmanlıda arama
Cennetin gölgesi düşmüş dünyaya
Ecdadım Osmanlı bir rüya yaşadı
Çiçek cennet kokardı
Kuşlar cennette uçardı...
Duyguları cennetti
Cennet kokardı ezanlar
Cennet kokardı beyazdı toprak
O bir rüyaydı
Osmanlıyı özledim
Göklere çıkardı yollar
Güller sarardı bedenleri
Şiirler gibi güller bahçelerde
O bir hayaldi
Osmanlıyı özledim
Sizden değilim bayım
ecdadım benim Osmanlı
Yıldızlar askerdi Osmanlıya
Yıldızlar kopardı göklerden
Ağaçlar minareler gibiydi
Toprak aktı aktı duyguları
Aktı nehirler abdest için
Yokluğunda ağladım
O bir gül dünyaydı
Osmanlıyı özledim
Anla
Gülüşlerim maviliklere sığınmıştı
Bozdular o rüyamı
Ah yıkılışınla yıkıldım Osmanlı
Ürkek ceylanlar gibi gözlerim var
Boynum söğüt dalı gibi eğik
Suçum ne diye soramadım kimseye
Ağladım içime şiirlerle
Sizden değilim sizin kalbiniz taş.
Başım düşer
Bir mezar taşı gibi
Kırma kalbimi
Kırma kalbimi
Taş kalpli
Sizden değilim
Taş kalplisin se sizden değilim
Ve
Neydi o gün batımları
Günün bittiğini söyleyen o gün batımları da
Taş kalpli
Kırma kalbimi
Taş değil
Başına taş düşesice
Kırdın kalbimi
Sizden değilim sizin gönlünüzde gül yok
Yar yok...
Gizler beni yüreğinde cennet
Mezarda çürümem
Çürümez çiçeklerim...
Bir ağaç gizli bir tohumda
Gizler beni cennet mezar...
Bir tohumdur o gizler beni
Gizler beni bir cennet o
Rüyalarında olayım dipdiri
Ey yar...ey mezar
Karanfile benzer benim gönlüm
Susuzluktan kavruldu ömrüm
Bana aşk ver Allahım
Susuzluğum aşka benim
Şikayetim var Allahım sana zalimlerden
Karanlıktan Kisra saraylarından...
10.
Çirkin çağımın çocukları sizden değilim
Sevdim seccadeleri...
Gül bildim varlığın kalbi bildim nuru bildim nüvesi bildim...
Bülbül bildim minareleri...
Anne dizi bildim seni
Anneden annedir yüzün
Koyun postundandın seccadem
Kurt postundan değil
Rahmanın rahmeti sende
Gül koydular mı adını
Çirkin çağın çocuklar
Çirkindi çağımın çocukları
Gül koydular mı adını
Gül seccadem gül
Bu gelen baharlar sanadır
Ağlattılar seni
Çirkin çağın çocukları
Dedemin elindesin
Nenemin elindesin
Cümle alemin dilindesin
Bir zamanlar güldün sen
Gül koydular mı adını
Adın gül senin
Hatıralarda vicdanlarda
En gerçek baharlarda
Çirkindi çağımın çocukları
Duvara astılar seni
Astılar mı seni
Bahçelerde gül açınca
Aklımda gül adın senin
Çirkin çağımın çocukları
Ramazan geldi cuma geldi
Sevildin mi seccade
gül koydular mı adını
Çölde leyla oldun mu
Girdin mi kalplere
Kalpten sevildin mi
Adını dağlara yazdılar mı...
Akıl unutur derler
Akıllara ve taşlara kazındı mı adın
Gül adın Kabe kokulu
Kilitlediler seni gül okulu...
Şikayetim var Allahım sana zalimlerden
Karanlıktan Kisra saraylarından...
11..
Eşeref-i mahlukatsın sen
Zaman gölleri kurutuyor
Gönlüm deniz ol deniz
Ödevin biter mi ömür biter
Oku oku bitmesin
Oku varlığı oku
Saplansın gönle varlığın oku
12
Sizden değilim siz gönül düşmanısınız...
Şikayetim var Allahım
Eşref-i mahlukatım ben...
Ne ettim ki ben onlara
Sağ iken öldürdüler
Dost dediklerim bile düşmanımı güldürdüler
Cenazemi belediye taşısın...
Sinek mi gönlüm içinde sen varsın
Sinek mi gönlüm çöplüğe çağıran
Yalnızlığımda en çok sen varsın
Sevdim yalnızlıkları
Kışın sovuğu yazın sıcağı kadar sevdim yalnızlığımı
Açlığımı tokluğumu sevdim...
Sen bildim dostluğumu
Gönlümün bir sinek kadar değeri olmadı
Nice söz verenler gördüm
Hiç biri sözünün eri olmadı
Çalanım mı var kapımı
Bad-ı sabadan gayrı
Çalan var ama bana yok hayrı
Bir özleyenim mi var...
Doktor mu yarama
Yaramı saranım mı var
Düşmanıma düşman olup
Dostu mu saranım mı var...
Ölsem bilen olmaz
Düşsem gelen olmaz
Ağlasam yaşımı silen olmaz
Ne ettim ki ben onlara
Maviliğe aşkım ölmez benim
Ben gülüm Maviliğe aşkım var benim
Maviliğe aşk ölmez bende
Çöl ölüdür güle
Kış ölüdür mezarı baharın...
Noktasız bir cümleye benzemeli aşk
Ölümle bitmemeli
Çay bitmeli
Kahve bitmeli
Bitmemeli aşk
Kuş seslerini toplamalı aşk
Güneşten ışıklar
şiirlerden mısralar
Bitmemeli aşk
Okyanus biter...
Ömür biter
Gönülden başka bir yer bulmalı kendine
Gönül ölse de bitmemeli aşk
Sevmeyi bilmese de gönül...
Gözler sevmeli
13.
Eşref-i mahlukatım ben
Güzel bir rüyadayım ben seninle
Aşktayım güneşliyim seninle...
Gül davanın gülü
Seccadelerin gülü
Bana sen bahar gibisin
Gitme
Kışın dallarını kırdığı bir ağacım ben..
Gitme
Yapraklar eklersin dallarıma
Kuşlar da ekle
Gitme
Zaten meyvesiz bir ağacım
Gölgeme otursun insanlar
Güzel insanlar
kabuk tutar kırık dalım...
Gitme
Sevinirim güzel rüyalar eklenir uykularıma
Yaprak yaprak ağlarım
Gitme
Dostluğum da ağaç gibidir.
Büyüdü ağaç gibi
Ağaç toprağa bense sana kök attım
Sen bahar gibisin
Sesim kısılır
Gitme
Kırık dalları bahar çağıran bir ağac var
Adın unutulur ben olmazsam
Aşk ağlar gitme
İki yabancı olursak aşk ağlar
Güneş ağlar
Bulut ağlar
Umut ağlar Ağlar öksüzdür duygularım
Sevgi tükenir koca şehirde
Gitme
Aşkın defteri boş kalır
Aşk hikayelerde ağlar
Ey camilerin beyaz güvercini gitme
Eline deynek olayım ağacım ben
Şehir şehir gezdir beni
Ölümsüzlüğü tattır bana
Eline deynek olayım
Git nereye gidersen git
Bensiz gitme
14.
Eşref-i mahlukatım ben
Davam gül dava...
Gül dava
Gül aydınlığında...
Satılmaz paraya pula
Aşığım bu davaya
Nasib olmaz her kula
Ödülü cennet bu davanın
Baldan tatlı bu dava
Ölsem bu dava için
Usanılmaz bu davadan
Kim usanır baldan
Ballı sofradan var mı kaçan
Gül dava
Gazzede
İranda...
Gül dava
Gül gönüllerde
Seccadelerde...
Seccadelerde gül
Gül bu dava
Bülbüt etti beni
Gülsün bu dava
Gülün hakkı gülmek
Gül dava gülsün diye
Ölmek var şimdi
Yiğit gönlüm
Gül dava
Minareler de gül
Bana da nasib olur mu
Bu dava için ölmek
Minareler gül
Ezanlar gül minarelerde
15.
Eşref-i mahlukatım ben...
Masmavi olmak istedim Hep
Ne zaman toprağı çatlamış bir ağaç görsem
Göz yaşımla sulamak istedim
Bir gün daha yaşasın
Belki beklediği biri vardır diye
Gözler de koca bir dünyanın bulutlarıdır
Ben de o ağaç gibiyim
Bir tepe başında ve yalnız
Yalnızlık çölleri düşünmenin adı bende
Ne zaman masmavi bir deniz görsem
Maviliğin koştuğunu görürüm kendime
Dalgalanıp dalgalanıp çarpıp kendimi kıyılara
Tertemiz olmak istedim
Vatanım için,bir de senin için
Sen ve ben sahip çıkarsak batmaz bu gemi
Ne zaman köyümü görsem rüyada
Kendimi bir dev sandım
Uyanıp ağladım bir çöl gibi
Ölmüş kuşlar için
Solmuş çocuklar için
Şu dağları tepeleri, şu ovaları
Elim kolum bildim
Ne zaman bir pencere görsem güneş görmeyen
Ağladım haline
Ya bir ihtiyar kadının
Ya kuruyan bir derenin
Ve bir de bulutlu havalarda ağladım çaresiz
Bulutlu havalarda güneş arttırır ızdırabı
Ağaçların kesildiği ormanda
Balta sesleri
Büyüyen fidanları kesmekte
Yeşile savaşı gibi ateşin bu
Lanetlerim balta sesini
Kutlarım toprağın efesini
Bir çocuk ağlasa ben de ağladım
Ya yırtıktır ayakkabısı
Ya yırtıktır yürüyeceği yol diye
Dağlar ile taşlar ile bütün kuşlar
Göz yaşlarımı alkışlıyorlar diye
Ve "bu zamanda bu yağmur" diyecek kadar şaşırdıkça onlar
Dinmesin benim ağlamalarım
Toprakta bir tohum
Heyecana gelir de
Oturmak ister
Kutsal sofrasına göz yağmurlarımın
İlk sırayadır koşusu
Koca bir deniz yüreğine sığdıramaz
Bu göz yaşlarını
İşaret eder gökleri
Şehir sessizdir dünya sessizdir,zaman uykuda
Konuşsun gözlerim hepsinin yerine
Gök gürültüsü ile
Sicim gibi bir yağmurun kelimeleri ile hep
16.
Eşref-i mahlukatım ben...
Aşka kök atmış çınardır gönlüm
Gözlerim oldu gökleri okuyan...
Özüm oldu dağ acıları taşıyan
Aşka kök atmıştı çınar oldu gönlüm...
Altı asırlık bir çınar oldum...
Kıramadı bir dalımı en zalim rüzğarlar bile...
Kahramandı ellerim...kılıç tuttu
Özledim "hayye alel felah" diyen o sesi...
O bülbül kafesi
Kutsaldır Mekkenin her minaresi
Aşka kök atmış çınardır gönlüm
Arıtacak o sese ver kulağını
Gönlü yıkayacak yerlerdesin...
Dedelerin de dinledi bu sesi...
Nerede o minareler ve o melek dolu camiler...şimdi
Bir yıldıza sığınmışım ben kör gecemde
Bu gün yetim gibiyim...o camilerde bile
Ah benim kör gecem
Ah benim kör asrım
"Hayye alel felah.."bir bülbül sesi
Olmalı dünyanın en efesi...
O zaman ancak huzurla veririm son nefesi
17.
Gül efendim
Ben sizden değilim bayım
Gül efendim...
Gül efendim
Gül efendim
Çiçek olsam
Rengim senden
Gül efendim
Aşk bahçe
Gül efendim
Gül gül
Efendim gül
Ben eşeref-i mahlukatım...
Aşka kök atmış çınardır gönlüm
Eşref-i mahlukattım ben
Sevmem ikiyi...
İşte ikinin analizi bu
Şefkatten doğdum ben
Anneler iki olmaz
İki yüzlü olmaz
Anneler bir özlü
Bir yüzlü
Dünyadan anne olmaz
İki yüzlü
Gecesi var gündüzü var dünyanın
Dünya iki yüzlü
Gel seccadeye
Eşref-i mahlukatım ben
Sultan iki olmaz...
Kavga iki olmaz...
Sultan mezarı bu
Ne sandın bu mezar sultan mezarı
Sultanı bu mezar mezarların eyüp mezarlığında
Bir mezar başındayım sultan bu mezar
Sultanı bu mezar mezarların bayramlarda ilk koştuğum
Bayramlaştığım...bu mezar
Eşref-i mahlukatım ben
Bayram bugün bayram bu gün
Sultanımın mezarı
Sendeyim bu gün
Sendeyim bayram bu gün
Gönlümle gözümle
Dlimle sözümle
Göz yaşımın yıkadığı yüzümle...
Eşref-i mahlukatım ben
Bir Sultan mezarı bu
Sen medineden kalk yaşlı ayaklarla gel İstanbula
İstanbul İslam bula...
Sultan oldun sen o gün
Karanlık bir kavga bitmişti
Ve gül kavga bitmişti o an
Mezarların sultanı bu
Günlerden bayram
Mehabbetiyle
Bayram her an
Merhametiyle
Mezarların çiçeği bu mezar
Çiçek mezar bu kokusuna koşulan çiçekti o gün ve o mezar
Eşref-i mahlukatım ben
Karanlık bir kavga bitmişti seviniyordun yaprak gibi
Yeşil yapraklar gibiydi gönlüm
Yeşil yapraklar gibiydin gönlüm
Yeşil yapraklar sana döktü sırları
Rüyada gördüğüm bir ağaçtın
Dallar yolları tanıttı
O-nurlu ağaçtın gönlüm
Her şey inançtı.nurdu kanıttı
Eşref-i mahlukatım ben
Sultan mezarda
Kavga bitmişti
Karanlık bitmişti
Nurluydun güneştin gönlüm
Eşref-i mahlukattın gönlüm...
Dualarda ellerim maviliğe bakan gözler...
Evrensin gönlüm açmıştın gül
Paşasısın gönüllerin gönlüm...
Çınar gönüllü gönlüm
Ululadım Allahı
Kavga bitmişti...
Kavgalar biter bu mezarda
Gül kavgalar biter bu mezarda...
Sultan oldun ey mezar mezarların sultanı bayramlarda
Bayram olur her an sende
Her gün sende
Deli kavgalar biterken gönlümde her adım yürüdüm maviliğe
Eyyub sultanın mezarı bu
Yara yar bu mezar...
Vara yar bu mezar...
Medine topraklı bu mezar
Medineye yeşil bakar bu mezar
Yeşil yapraklı bu mezar
En kötü çöllerde
İstanbulda ...
Medine kokan bir gül bu mezar
Gül bu mezar
Ağacın rüyası ağacın hikayesi... olma lal
Gönlüm hilalim olma lal
Örtmesin gizlemesin hilalim seni kara bulıutlar
Parlasın seninle yüce umutlar...
Bitsin dertler
Ülkem dertli
Yusufum dertli
Irkım dertli
En paşa hikayeler sunuldu aklıma an an
Karanlığın surlarını zorlamıştı Eyub sultan
Bin sultan olmuştun
Efendimin devesi koşunca çökünce sana misafirliğe...
Senin deniz sofrana
O eyyub gönlüme sultan
Ülkeme sultan
Dün ve bu gün
An ve an
Güneşi parlar her an
Aşk parlar
Onunla ülkemde
Ve gönlümde her an
Mezarı mezarlara sultan
İstanbulda eyubde
Eyub sultanın mezarında
Hikaye kitabının en kıymetli yaprağında
Kitap oldun gönlüm...
Kitaplarla doldun gönlüm an an...
Kavga vardı gönlüm sende
Gönlümde ve ülkemde terör vardı yıllarca
Bitti terör
Bedenimde gönlümde
Ülkemde bölgemde
Akı ak görmeyen gönlümün
Benim olmayan gönlümün
Akı ak görmeyen gönlümde olsun terör
Akı ak gör ülkem
Akı ak gör bölgem
Nurlu gölgem
Kavgayla kavga
Er kişi işi
Kavga bitmişti
Eyup sultanın mezarında
Eyup sultanın toprağında
Toprağı medineden sultanımın
Toprağında gül biter
Kargalar
Kavgalar batar
Bu toprakta güller biter
Güneşler biter
Kitaplar biter
Virgüller noktalar biter...
bu toprağı anlatmaya kalksam ömürler biter
Yıldızlar güneşler biter
Onlar gülleri aşkın
gülleri bu mezarın açtı an ve an bu gün bende
Ellerimde
Ayaklarımda
saçlarımda
kaşlarımda
Çatmam artık kaşımı yetime
kurudalı diksen yeşil yaprak verir bu toprak
Yeni aşklar biter bu mezarda
Bu toprakta
Kim yatar bu mezarda
Bir cennet insanı bu mezarda
Cenneti tattım bu mezarda
Havz-ı kevser bu mezarda
İçtim bu gün an ve an
Havz-ı kevserdi içtiğim
Sırattı geçtiğim bu gün
Eşref-i mahlukatım ben
Ülkemin aynası oldu gönlüm
Bu mezarda
Tarihin aynası oldu gönlüm bu mezarda
Nur var bu mezarda
aş var
Taş var...
Dağ var taş var
Savaş var
Akıl var baş var...
Bir bahçe bu mezar
Bu bahçede büyüyor ağaç var kuş var...
Bu mezardan kaçıp giden kuş
Konup göçen kuş var
Taştan taşan taş var
Bir sultan mezarı bu
Dünyanın aynasısın gönlüm bu gün
Koca bir evrensin gönlüm
Bu mezarda
Ölüşün gülüşün
Dirilişin bu mezarda
Kıyamın bu mezarda
Kıyamet var bu mezarda
Cennet var cehennem var bu mezarda
Dirilişin bu mezarda
Bir sultan mezarı bu
Eşref-i mahlukatım ben
Ölüm yok bana ey sultanım ey nur...
Bulut aşıktır ağlar Aşıktır denize...
Maviliğe aşk ağlattı beni ölüm yok bana
Gizleyemez beni asırlar bile
Maviliğe bu aşk ölmesin bende
Ölüm yok bana bakiyedir aşkım benim
Yapraksız ağaç gibiyim gel bahar
Yapraklarım desem ağlasam
Bu kış beni üşüttükçe
Gülsüzüm desem ağlasam
Ölüm gizleyemez bizi bakiyedir aşkım benim
Ölüm yok bana
Maviliğe uzuyor maviliğe gülücüklerim
Secdelerim tevbelerim dualarım...
5.
Eşref-i mahlukatım ben
Sultanım
Ey nur
Ey eyyub
Ey sultan
Bana ay ışığını anlat
Güneş içimi kanattı
Bir ağacın rüyasındayım
Ağaç gibi büyümek için
Kavga bitmiştir bende
Yusufun kavgası yok kardeşlerine
Eşref-i mahlukatım ben
Ey sultan nurlu izindeyim
Eşref-i mahlukatım ben
Kavga bitmişti bende
Kesen çoktu dallarımı
Kıran çoktu dallarımı
Kırılsın dallarım meyve vermezse...
ey sultanım
Sultanım öptüğün izleri öpeyim
Varıp mezarına gülleri öpeyim
EYUP diyen dilleri öpeyim
Aşkta yanmış külleri öpeyim
Yıkılsın diye karanlığın surları
Gönlümde ülkemde ve varlıkta
Eşref-i mahlukatım ben
Firavun çağ vız gelirsin bana
Eşref-i mahlukatım ben
Asasız Musa mı sandınız gönlümü
Gazze mi sandınız gönlümü
Gülümü
Yumrukları konuşan gönlüm var benim
Firavun çağ
Bir kıbtiye bir yumruğu yeter gönlümün
Yoktur taş Habilin elinde
Nükler var şimdi kafirin elinde
Ah
Bu çağ bizim canımıza okudu
Bu Firavun asasız dolaşılmaz ey Musa
Şehit ettiler habildi sevgilerim
Kuyulara attılar Yusuftu o sevgilerim
Bahardı çiçekti o sevgilerim
Ezanlarım çiçekti...
6.
Sizden değilim
Beyaz duygularım var
Arkadaş
Beyaz duyguların olsun
Hey Çocuk
Hey genç
Rengi beyazdır ölümün de...
Beyaz duygular da karlar gibiydi beyazdı
Beyazdı beyaz çiçekti o beyaz duygular
Hey çocuk bu hayatı tanımak isteme hiç
Beyaz duyguların olsun yeter...
Beyaz duygularım da oldu bu hayatta
Kar örtünce toprağı
Beyaz duygular düşerdi gönlüme
Severim ölümü
Gelinlik gibidir kefen de...
Beyaz hayallerim de oldu bu hayatta
Ömrümce
Ezdi omuzlarımı hatalarımın yükü
Hayaller kurdum hep hatalar dolu bu hayatımda
Güneşin doğuşunu seyretmek gibidir hayaller kurmak
Beyaz hayalller kirsiz karlar gibi beyazdı
Ömrüme güneşler verdi...
Kuşlar gibi de oldum bu hayatta
Dağlara tırmanmak gibiydi hayaller kurmak bana
Kuşlar tüyleri giyindi uçtu
Tüy gibiydi hayal kurmak hayal kurdum
Yaktıkça gönlümü hataların ateşi
Kediler gibi nankör çiçekler gibi güzel hayallerim oldu
Yaşlandım.Büyütme gözünde ey genç
Kuyulara düşmekti bana bu hayat...
Yusuf kıssasıdır tekrar tekrar yaşadığım
Yine kuyuya düşeceğim
Zelihaya çıkıyorum kuyudan
Zeliha güneşe çıkıyor benimle
Dünya kuyu oldu zelihaya çıkan
Hey çocuk yaşlanmasan da olur...beyaz bak ölüme yeter...
Beyaz hayaller yaşa yeter...bu kara hayatta...
Gelip de kalan mı var bu cimri hayatta...
7.
Şikayetim var Allaha sizden
Hey arkadaş
Osmanlıyı özle yeter...
Osmanlıyı özledim
Sizden değilim bayım dedem Osmanlı...
Ben sizden değilim bayım
Özledim Osmanlıyı
Osmanlı dedem...
Cennette kusur ara Osmanlıda arama
Cennetin gölgesi düşmüş dünyaya
Ecdadım Osmanlı bir rüya yaşadı
Çiçek cennet kokardı
Kuşlar cennette uçardı...
Duyguları cennetti
Cennet kokardı ezanlar
Cennet kokardı beyazdı toprak
O bir rüyaydı
Osmanlıyı özledim
Göklere çıkardı yollar
Güller sarardı bedenleri
Şiirler gibi güller bahçelerde
O bir hayaldi
Osmanlıyı özledim
Yıldızlar askerdi Osmanlıya
Yıldızlar kopardı göklerden
Ağaçlar minareler gibiydi
Toprak aktı aktı duyguları
Aktı nehirler abdest için
Yokluğunda ağladım
O bir gül dünyaydı
Osmanlıyı özledim
Anla
Gülüşlerim maviliklere sığınmıştı
Bozdular o rüyamı
Ah yıkılışınla yıkıldım Osmanlı
Ürkek ceylanlar gibi gözlerim var
Boynum söğüt dalı gibi eğik
Suçum ne diye soramadım kimseye
Ağladım içime şiirlerle
Ben sizden değilim bayım
Ben sizden değilim ey hain...
8.
Şikayetim var Allaha sizden
Hey arkadaş eşref-i mahlukat ol...
Karanlık olma gece olma diken olma gül ol...
Eşref-i mahlukat ol
Sizden değilim bayım
Eşerf-i mahlukatım ben
Masmavi bir denizim ben
Sizden değilim bayım
Eşref-i mahlukatım ben...
...
Dünyaya taş gelseydim
Çiğneyen yakmasaydı canımı
Yan bakan varsın baksın
Gönlümü taş sandılar be kardeşim
Kırdılar gönlümü...
Eşref-i mahlukatım ben...
Taş olmak varmış
Kafirin başını yaran bir taş
Küçük bir çakıl taşı
İçi temiz dışı temiz...
Bir derenin içinde göğe mavi bakan...
İnsan olduk da ne oldu
Kirlendikçe kirlendik...
Cahilliği mi yendik nefsi mi yendik...
Eşref-i mahlukatım ben...
...
Sizden değilim bayım
Eşref-i mahluatım ben...
"Af"demedim kula
O tek büyük...
O tek alim...
"Af"de yaradana
Sizden değilim bayım
Sevgisi bana oldu ana
"Öf"demedim yaradana...
Eşref-i mahluatım ben...
Temiz
Ve deniz...
Dualarım...
ve
seccadeye aşık alnım...var
Yine
Tevbesini bozmuş gönlüm
Gönlüm ki rengini kaybetmiş denizim
Maviliğini yitirmiş denizim
"Öf"demedim yaradana
İşte gözyaşlarım mavi mavi bir denizim
Duadayım duada bir mavi denizim...
"Öf"demedim yaradana...
Sizden değilim dualarım var...
Tevbelerim beyaz güvercinler gibi...
9.
Sizden değilim dünya cehenneminde
Sizin gözünüzde yok yaş...
"Ezanlar güzel
İftarlar sahurlar güzel
Annebildim seni aşk
Sar beni anne kundağı gibi
Ey ilim ey aşk...
Aşkların paşası
Kurtar beni sar beni
Yangınlardan kurtar beni
Dünya cehenneminde..."dedim ağladım...
Ağladım yaprak döken ağaç bendim
10.
Sizden değilim sizin kalbiniz taş...
Kırma kalbimi
Taş değil
Başına taş düşesice
Kırma kalbimi
Başım düşer
Bir mezar taşı gibi
Kırma kalbimi
Kırma kalbimi
Taş kalpli
Sizden değilim ben
Taş kalplisiniz
Ve
Neydi o gün batımları
Günün bittiğini söyleyen o gün batımları da
Taş kalpli
11.
Sizden değilim sizin gönlünüzde gül yok
Yar yok...
Gizle beni yüreğinde
Mezarda çürümem
Bir ağaç gizli bir tohumda
Gizle beni
Bir tohuma gizle beni
Gizle beni bir cennette
Değilse çürürüm
Rüyalarında olayım dipdiri
Ey yar...
12.
Karanfile benzer benim gönlüm
Susuzluktan kavruldu ömrüm
Bana aşk ver Allahım
Susuzluğum aşka benim
Şikayetim var Allaha münafıklardan
13
Çirkin çağımın çocukları sizden değilim
Sevdim seccadeleri...
Gül bildim varlığın kalbi bildim nuru bildim nüvesi bildim...
Bülbül bildim minareleri...
Şikayetim var Allaha şaşkınlardan
Anne dizi bildim seni
Anneden annedir yüzün
Koyun postundandın seccadem
Kurt postundan değil
Rahmanın rahmeti sende
Gül koydular mı adını
Çirkin çağın çocuklar
Çirkindi çağımın çocukları
Gül koydular mı adını
Gül seccadem gül
Bu gelen baharlar sanadır
Ağlattılar seni
Çirkin çağın çocukları
Şikayetim var Allaha
Dedemin elindesin
Nenemin elindesin
Cümle alemin dilindesin
Bir zamanlar güldün sen
Gül koydular mı adını
Adın gül senin
Hatıralarda vicdanlarda
En gerçek baharlarda
Çirkindi çağımın çocukları
Duvara astılar seni
Astılar mı seni
Bahçelerde gül açınca
Aklımda gül adın senin
Şikayetim var Allaha sizden
Şikayetim var Allahım hainlerden sahtelerden...
Çirkin çağımın çocukları
Ramazan geldi cuma geldi
Sevildin mi seccade
gül koydular mı adını
Çölde leyla oldun mu
Girdin mi kalplere
Kalpten sevildin mi
Adını dağlara yazdılar mı...
Akıl unutur derler
Akıllara ve taşlara kazındı mı adın
Gül adın Kabe kokulu
Kilitlediler seni gül okulu...
14.
Eşeref-i mahlukatsın sen
Zaman gölleri kurutuyor
Gönlüm deniz ol deniz
Ödevin biter mi ömür biter
Oku oku bitmesin
Oku varlığı oku
Saplansın gönle varlığın oku
15
Şikayetim var Allaha sizden
Sizden değilim siz gönül düşmanısınız...
Şikayetim var Allahım
Eşref-i mahlukatım ben...
Ne ettim ki ben aşka
Sağ iken öldürdü beni
Ve nankörlük çizmeden taşıyor...
Dost dediklerim bile düşmanımı güldürdüler
Cenazemi belediye taşısın...
Sinek mi gönlüm içinde sen varsın
Şikayetim var Allahım nankörlerden
Sinek mi gönlüm çöplüğe çağıran
Yalnızlığımda en çok sen varsın
Sevdim yalnızlıkları
Kışın sovuğu yazın sıcağı kadar sevdim yalnızlığımı
Açlığımı tokluğumu sevdim...
Sen bildim dostluğumu
Gönlümün bir sinek kadar değeri olmadı
Nice söz verenler gördüm
Hiç biri sözünün eri olmadı
Çalanım mı var kapımı
Bad-ı sabadan gayrı
Çalan var ama bana yok hayrı
Bir özleyenim mi var...
Doktor mu yarama
Yaramı saranım mı var
Düşmanıma düşman olup
Dostu mu saranım mı var...
Ölsem bilen olmaz
Düşsem gelen olmaz
Ağlasam yaşımı silen olmaz
Ne ettim ki ben aşka
Şikayetim var Allahım nankörlerden de...
Maviliğe aşkım ölmez benim
Ben gülüm Maviliğe aşkım var benim
Maviliğe aşk ölmez bende
Çöl ölüdür güle
Kış ölüdür mezarı baharın...
Aşkı seçtim
Ben sevmeyi sevdim
Eşref-i mahlukatım ben
Noktasız bir cümleye benzemeli aşk
Ölümle bitmemeli
Çay bitmeli
Kahve bitmeli
Bitmemeli aşk
Kuş seslerini toplamalı aşk
Güneşten ışıklar
şiirlerden mısralar
Bitmemeli aşk
Okyanus biter...
Ömür biter
Gönülden başka bir yer bulmalı kendine
Gönül ölse de bitmemeli aşk
Sevmeyi bilmese de gönül...
Gözler sevmeli
Eller ayaklar dizler sevmeli
Sözler sevmeli...
Ben sevmeyi sevdim
Eşref-i mahlukatım ben
16.
Eşref-i mahlukatım ben
Güzel bir rüyadayım
Gül davanın gülü
Seccadelerin gülü
Bana sen bahar gibisin
Gitme
Gidersen öksüz kalırım gitme...
Kışın dallarını kırdığı bir ağacım ben..
Gitme
Yapraklar eklersin dallarıma
Kuşlar da ekle
Gitme
Zaten meyvesiz bir ağacım
Gölgeme otursun insanlar
Güzel insanlar
kabuk tutar kırık dalım...
Gitme
Sevinirim güzel rüyalar eklenir uykularıma
Yaprak yaprak ağlarım
Gitme
Dostluğum da ağaç gibidir.
Büyüdü ağaç gibi
Ağaç toprağa bense sana kök attım
Sen bahar gibisin
Sesim kısılır
Gitme
Kırık dalları bahar çağıran bir ağac var
Adın unutulur ben olmazsam
Aşk ağlar gitme
İki yabancı olursak aşk ağlar
Güneş ağlar
Bulut ağlar
Umut ağlar Ağlar öksüzdür duygularım
Sevgi tükenir koca şehirde
Gitme
Aşkın defteri boş kalır
Aşk hikayelerde ağlar
Ey camilerin beyaz güvercini gitme
Eline deynek olayım ağacım ben
Şehir şehir gezdir beni
Ölümsüzlüğü tattır bana
Eline deynek olayım
Git nereye gidersen git
Bensiz gitme
17.
Eşref-i mahlukatım ben
Davam gül dava...
Gül dava
Gül aydınlığında...
Satılmaz paraya pula
Aşığım bu davaya
Nasib olmaz her kula
Ödülü cennet bu davanın
Sizden değilim bayım
Baldan tatlı bu dava
Ölsem bu dava için
Usanılmaz bu davadan
Kim usanır baldan
Ballı sofradan var mı kaçan
Gül dava
Gazzede
İranda...
Gül dava
Gül gönüllerde
Seccadelerde...
Seccadelerde gül
Gül bu dava
Bülbüt etti beni
Gülsün bu dava
Gülün hakkı gülmek
Gül dava gülsün diye
Ölmek var şimdi
Yiğit gönlüm
Gül dava
Minareler de gül
Bana da nasib olur mu
Bu dava için ölmek
Minareler gül
Ezanlar gül minarelerde
Sizden değilim dünya cehennemindeyim ben
Sizin gözünüzde yok yaş...
Ah
Bu çağ bizim canımıza okudu
Bu Firavun asasız dolaşılmaz ey Musa
Şehit ettiler habildi sevgilerim
Kuyulara attılar Yusuftu o sevgilerim
Bahardı çiçekti o sevgilerim
Ezanlarım çiçekti...
Dünya cehennemim..."dedim ağladım...
Ağladım yaprak döken ağaç bendim
"Ezanlar güzel
İftarlar sahurlar güzel
Annebildim seni aşk
Sar beni anne kundağı gibi
Ey ilim ey aşk...
Aşkların paşası
Senin yüzünden
Kaçtım bu saraydan
Kana batacak ellerim şimdi sus
Ben sizden değilim bayım
Gönlüm
Korkmaz firavunlardan
O papatya
Gönlüm
Musam
Geçer kızıl denizi
Aşktır elindeki asa
Aşkla geçilir bu deniz
Aşla geçilir her deniz
Şükür
Papatyalı bir bahardayım
Yetmiş beş yaşımda yardayım
Şükür
Gönlüm papatya doldu
Gönlüm papatya oldu
Yoldayım nurlu yoldayım
Asası elimde Musanın
Yunusun ilahileri dilimde
Ucu cennete çıkan
Karanlığın surlarını yıkan bir gazi gönülle yoldayım
Kül olsun gönlüm
Gül olsun gönlüm Yunusun bahçesinde
Kabile kardeş demem
Ben sizden değilim
Adım Anadolu
Bir Habil bir bilal...
Sen Nemrut ben İbrahim
Nemrut da insan mı kim demiş kim
Ben sizden değilim
Var Yunusun izinde bin bahar bin papatya bana...
Kırk yaşında Altmış yaşında
Yetmiş beş yaşında
Yunus deniz baharların denizi
Sen ateş ben toprak
Teşekkür eder bana yeşeren yaprak
Ben sizden değilim
Eşref-i mahlukatım ben
O gül ilahiler okunurken
Yunusun izinde
Aşkı tattım
Gül kokladım
Güneşe döndüm...
Gönlüme bahar geldi
Gönlüm papatya doldu
Otuz yıl kırk yıl
Çanakkalede savaşmışız...
Eşref-i mahlukatım ben
İri beyaz papatya gönlüm
Yetmiş beş yaşımda papatya ve bahar verildi
Papatya bu papatyalı bir bahardayım yetmiş beş yaşımda
Bahar var Yunusun izlerinde
Musanın asası Yunusun şiirlerindedir...
Bedirde Uhutta Hendekte savaş mısız...
Ben sizden değilim bayım
Ben bir yiğit tanıdım
Camilerin beyaz güvercini...
Adım Fatih adım Yavuz...
Ben sizden değilim bayım
Kirli çakal .. uyuz...
Eşref-i mahlukatım ben
Musanın izinde Kızıl denizdeyim
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.