0
Yorum
3
Beğeni
5,0
Puan
172
Okunma
İnsanın(ların) ruhu olduğu gibi toplumların da ruhu vardır elbet.
Toplumların ruhu onu oluşturan insanların ruhunun toplamıdır
İzmirin işgaline insanlardan tepki olmasaydı toplumun tepkisinden
söz edilmezdi. İzmirin işgali gibi insanın nefsine dokunan her hangi
bir bir haksızlığa karşı bir tepki gösterilmiş ise bu tepki yani nefsine
ağır gelen bu etkiye tekiye izzeti nefis yani ruhtur ruh denir.
Be etkiye karşı gösterilen bu tepki etkiye etkisiz hale getimekten başka o
etkinin nedenlerini inceleyip teşhisini koyup yenilenmemesnin çaresini bulmalı.
bunun gerektirdiği yenilikleri kurumları kuruluşları ilkeleri belirleli yaptırımlrını da
belirtmektir. bu da yetmez kurum kuruluşların uygulamalarını tabu haline getirmeden
bir dinamizm halinde olmalı. her şey dumadan değişim halinde olduğundan kurum
kuruluş ilke ve uygulmarda içten ve dıştan görülen değişim ve gelişimlere açık olmalı
bu da kendi içindeki yapılanmayla sağlanmalı. bu zaman süreci içindeinsanda(insanlarda) ve
toplumda görülen değişen haleti ruhiye yanı zamana ve şartlara göre değişim ve gelişim
gösteren ruh hli haleti ruhuye olup tabu deil diyalizm oluu sistemde tabulaşma olmaması için
yeniliklere açık olmalı yeniliklere açık olması ise yeniliklerle büyüyen yeniliklerin eğitimiyle bilgisi
görgüsüle büyüyen yeni nesilele bunun bilincini vermeli işte bu aşamaya değin yaşan tüm dünyaya ilanen ve alenen duyurma duyurulan artık T.C. olarak varlığını bildr toplantılarda ilkeler belirlenip 23 Nisan 1923 te ve bu aşamada
yeni nesile aşılanan bilgi ve bilinç yapılnın ve yapılmak istenenin özü ruhudur
İzmir işgaliyle başlayan haksız saldırırıya karşıolan tepki oluşan toplumsal teki birtoplumsal ruh olup onu oluşturan insanların ruhsal hallerinin toplamı olup Tayıtaht olan İstanbulda görülen umutsuzluk içinde görülen görülebilinen umut ışığıyla yola çıkılıp 19 Mayıs 1919 da samsunda bir güneş gibi doğup amasya erzurum sivas bu bildirm tc. dünya devletler camiasının ailesinin içindeki yerini almış olmsı irades bağımsızlığı vs dev ayrı bir yapızıy kurm kurluş yasam ve yargısıyla var olduğunun iradesis ruhudur
Gazeteci Tahsin Bey, asıl adıyla Hasan Tahsin (Osman Nevres) (1888-1919), 15 Mayıs 1919’da İzmir’in Yunanlılar tarafından işgali sırasında, düşmana ilk kurşunu atarak Türk direnişinin sembolü olmuş ve şehit edilmiştir.
Wikipedia
Wikipedia
+1
Şehadeti ve Önemi:
Olay Anı: 15 Mayıs 1919 günü, Yunan Efzon Alayı askerleri Kordonboyu’ndan geçerken, Hasan Tahsin, "Buna izin veremezsiniz!" diyerek silahını ateşlemiştir.
Şehit Edilmesi: İlk kurşunun ardından Yunan askerleri tarafından oracıkta, diğer askerler ve sivillerle birlikte şehit edilmiştir.
Milli Mücadele Sembolü: Hasan Tahsin’in attığı bu ilk kurşun, Türk halkının işgale boyun eğmeyeceğini gösteren bir "başlangıç" olarak kabul edilir.
Kimliği: Aslen Selanikli olan Hasan Tahsin, Teşkilat-ı Mahsusa üyesi ve Hukuk-u Beşer gazetesinin başyazarıydı.
Wikipedia
Wikipedia
+5
Hasan Tahsin, İzmir’de her yıl 15 Mayıs’ta, şehit edilişinin yıl dönümünde anılmaktadır.
İzmir Gazeteciler Cemiyeti
İzmir Gazeteciler Cemiyeti
+1
Hasan Tahsin - Vikipedi
Hasan Tahsin Recep ya da gerçek adıyla Osman Nevres (1888, Selanik - 15 Mayıs 1919, İzmir), 15 Mayıs 1919 tarihinde İzmir’e çıkart...
Wikipedia
Hasan TAHSIN (1888-1919) - Üsküdar Üniversitesi
15 Mayıs 1919’da Yunan işgaline karşı İzmir’de ilk kurşunu atarak Türk milli direnişinin sembolü olan gazeteci ve yazar Hasan Tahs...
Üsküdar Üniversitesi
Hasan Tahsin (Osman Nevres Bey) (1888-1919)
Asıl adı Osman Nevres olan gazeteci-yazar Hasan Tahsin, Osmanlı Devleti’nin istihbarat örgütü “Teşkilat-ı Mahsusa”nın üyesidir. İz...
Atatürk Ansiklopedisi
Tümünü göster
5.0
100% (1)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.