1
Yorum
3
Beğeni
0,0
Puan
180
Okunma
-Ustam dedi çocuk
- yine ne evlat dedi usta
Seslenişini beğenmedi sustu çocuk
- söylesene ne takıldı kafana
-Ustam, İstanbul’un her tarafı altın diyorlar dedi devamla
bizim köyden İbişin çökeleği gelmişti, paralı geimiş;
yer almış... köyde herkesin ağzında dinde o...
- Ne diyorlar, ne diyorlardı dedi ustası
-İstanbulun altı üstü her taraf para...
yoksa nasıl olur çökelek bunca parayla döner...
- Eee, sen ne diyorsun dedi
- Ne diyeyim dedi, devamla, kaç yıldır gezdim dolaştım
bir şey görmedim. Var da ben mi göremiyorum dedi çocuk
Ustası güldü!
Çocuk merakla bakıyordu ki,
- O altın sensin evlat benim için sensin, senin için ben!
- Ne ne dedi şaşkınlıkla çocuk
- Bak dedi ustası şimdi sen benim için altınsın
aramakla bulunmaz bulamayacağım...
-Nasıl... nasıl olur diyebildi çocuk
-Bak evlat dedi usta devamla sen bana bir lira yüz kuruş
kazandırıyorsan ben bunun tamamını ya da yarısını verecek değilim
versem versem diyelim ki yarının yarısını vermiş olayım yani dörtte biri
yani 25 kuruşunu vermiş olayım. Bana ne kalır. 75 kuruş.
İşte sen benim için yerin ne üstünde altında aramakla bulamacağım altınsın dedi
devamla aynı şekilde sen de: onunla geçimini sağlamış olmana vesile olacağından
ben de senin için bulamadığın bulamayacağın altınım.
Bunu bütün İstanbul için düşündüğümüzde ki böyledir; düşünebiliyor musun!..
İşte İstanbul’un her tarafı altındır dedikleri budur, bu olsa gerek... dedi,
dedi ama çocuğun bir şeyler gevelemekte olduğunu gürünce;
- Anlayacağın çalışmak çalışmak çalışıp üretmek; üretip paylaşmak
Çocuğun içinden geçeni anlayan usta ; senin 25; benim 75 almama nasıl paylaşım
diyorsundur değil mi dedi, el sallayarak öğreneğin daha o kadar çok şey var ki...
onları da başka zaman haydi iş başına dedi ustası
22. 04. 2026 /Ankara
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.