Düşünmek kolaydır, yapmak zordur. dünyada en güç olan şey de düşünüleni yapmaktır. goethe
Güven Tekin
Güven Tekin

VUSLAT

Yorum

VUSLAT

( 2 kişi )

3

Yorum

6

Beğeni

5,0

Puan

198

Okunma

VUSLAT

VUSLAT

Kasaba sahilinin en ucunda, dalgaların dövdüğü kayalıkların hemen üzerinde Güven’in küçük bir kulübesi vardı. Güven, isminin hakkını verircesine sığınılacak bir liman gibi dururdu; ancak kendi içindeki fırtınaları sadece gece çöktüğünde denize anlatırdı. Onun dünyasında zaman, evlatlarının gidişiyle ikiye bölünmüştü: Onlardan öncesi ve onlardan sonrası.
​Güven için babalık, bir unvan değil, her sabah yeniden giydiği ama ağırlığı hiç azalmayan bir zırhtı. Evlatlarının kokusunun sindiği o eski hırkasına sarıldığında, hasretin keskin soğuğu biraz olsun kırılır gibi olurdu. Onlara duyduğu özlem, mutfaktaki saatin tik taklarına gizlenmişti; her vuruş, sanki "bekle" diyordu, "sabret."
​Sabrın Kıyısında Bir Baba
​Güven, sabrı bir köşede oturup sessizce durmak sanmazdı. Onun için sabır, her sabah evlatları her an kapıdan girecekmiş gibi sofraya fazladan tabak koymaktı. Ekmek kokusunu kapının eşiğinden eksik etmemekti. "Eğer gelirlerse," derdi kendi kendine, "evimiz hâlâ sıcak, babaları hâlâ burada bilsinler."
​Komşuları bazen acıyarak, bazen merakla bakardı ona. "Güven Efendi, bunca yıl geçti, yorulmadın mı?" dediklerinde, hafifçe gülümserdi. O gülümsemede hem büyük bir hüzün hem de sarsılmaz bir irade vardı.
​"Dağ ne kadar yüksek olursa olsun, bir gün karı erir," derdi Güven. "Evlat yolu gözlemek, bir dağı sırtında taşımaktır ama o yükün altında ezilmek değil, o yükle dik durmaktır asıl mesele."
​Hasretin Gece Nöbetleri
​Geceler, Güven’in en büyük imtihanıydı. Elinde eski, kenarları kıvrılmış fotoğraflarla camın kenarına geçerdi. Onların çocukluk gülüşleri, odanın sessizliğinde yankılanır gibi olurdu. Hasret, göğüs kafesine sığmayan bir kuş gibi çırpınırken o, gökyüzündeki yıldızlara bakardı. "Aynı göğün altındayız ya," diye teselli bulurdu, "bu da bir nevi kavuşmaktır."
​Güven’in bekleyişi pasif bir kabulleniş değil, aktif bir sadakatti. O, evlatlarının hayalini sadece zihninde değil, ellerinde taşıyordu. Onlar için bahçeye diktiği ağaçlar büyümüş, meyveye durmuştu. "Onlar gelince bu ağacın gölgesinde oturacağız," diyerek her dalı özenle budardı. Sabır, onun ellerindeki nasırda, gözlerindeki o hüzünlü ışıkta hayat bulmuştu.
​Yolun Sonu: Büyük Bekleyiş
​Bir gün vakit dolduğunda, Güven yine o sahil yoluna bakarken buldu kendini. Rüzgar, bu kez farklı esiyordu; sanki bir müjdeyi fısıldıyor gibiydi. Uzaktan gelen bir araba sesi, ya da rüzgarın taşıdığı bir kahkaha... Güven’in yüreği, yıllardır beklediği o büyük ana hazırdı.
​Çünkü Güven biliyordu ki; evlat hasretiyle yanan bir babanın sabrı, dünyanın en güçlü bağlarından biridir. O bağ, mesafeleri kısaltır, zamanı büker ve en nihayetinde gidenleri geri getirirdi. Sabırla ördüğü o duvarlar, şimdi birer kucaklaşma köprüsüne dönüşmek üzereydi. Güven, ismine yakışır bir vakarla ayağa kalktı; yolu değil, bu kez doğrudan ufku selamladı. Kavuşmak, artık bir ihtimal değil, bir nefes kadar yakındı.Yol bitti, rüzgar dindi ve zamanın o amansız çarkı nihayet huzurda durdu. Geçen onca mevsim, dökülen onca yaprak meğer boşuna değilmiş. Her imtihan bir ilmek, her sessiz gece bir düğümmüş.
​Sabrın sonunda vuslatla biten hikayemizde; sabrı nakış nakış işlemiş güven çocuklarına, yıllar sonra kavuşmuştu.

Paylaş:
6 Beğeni
(c) Bu yazının her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Yazının izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Yazıyı Değerlendirin
 

Topluluk Puanları (2)

5.0

100% (2)

Vuslat Yazısına Yorum Yap
Okuduğunuz Vuslat yazı ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
VUSLAT yazısına yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
Ebuzer Ozkan
Ebuzer Ozkan, @ebuzerozkan
21.4.2026 11:27:32
5 puan verdi
Metin, bir babanın evlatlarını bekleyişi üzerinden sabır, sadakat ve umut temasını güçlü bir anlatıyla işliyor. “Güven” karakteri hem ismiyle hem duruşuyla anlamı taşıyan bir merkez hâline gelmiş; beklemek burada pasif değil, bilinçli ve sürekli bir emek olarak verilmiş.

Özellikle gece, fotoğraflar ve sofraya fazladan tabak koyma gibi detaylar, özlemi somutlaştırarak duyguyu daha derin hissettiriyor.

“Bazen beklemek, kaybetmek değil; sevginin zamana karşı direnişidir.”

Yüreğine sağlık, hikâye diliyle yazılmış, duygusu güçlü ve içten bir “vuslat” anlatısı olmuş, selam ve saygılarımla.
Tercanlı24
Tercanlı24, @tercanli24
21.4.2026 11:24:34
5 puan verdi
Emeğinize ve KALEMİNİZE sağlık GÜZEL anlatmışsın
anlatım çok güzel
,Kaleminiz DAİM olsun
SELAMLAR sevgiler SAYGILAR Dönderdim...
Garagız
Garagız, @garagiz
21.4.2026 10:57:30
Kâlemin kãvi olsun kıymetli hocam, yüreğin güzel gönlün incinmesin inşallah.
Gününe en kãlbi duygularımla esenlikler diliyorum.
SELÃM DUÂ VE MUHABBETLE..!🖊🤲🐞
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Üyelik
Giriş paneli

Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL