1
Yorum
2
Beğeni
5,0
Puan
145
Okunma
SİVRİSİNEKLER KAYBOLUR!
Son zamanlarda okullarda ve çevremizde yaşadığımız üzücü olaylar hepimizin yüreğini derinden etkiledi, etkilemeye de devam ediyor..
Yirmi, otuz yıl öncesinden başlayan okullara öğrencilerin aileleri tarafından getirilip götürülmeleri sonradan gelecek tehlikenin aslında habercisi gibiydi ama herkes kulağının üzerine yatmaya, tehlikenin etrafından dolanmayı çözüm zannederek, savsaklamaya, hafife almaya odaklanıldı gibi..
Zamanımızda okulun da, öğrencinin de, öğretmenin de, sistemin de cılkı çıktı; veli-öğrenci-öğretmen-okul dörtgeninde güven ve itimat ortadan kalktı, yerini korumacılığa bıraktı..
Biz de öğrencilik yaptık!
Biz de "Eti senin, kemiği benim" denilerek, öğretmenlere, okullara emanet edildik.
Bizim de gençlik heveslerimiz vardı..
Bizim zamanımızda da rekabet vardı...
Birbirimizi kollardık,
Gözetirdik,
Düşmanlık beslemezdik,
Mahalle evimizdi,
Komşular ailemizdi,
Nerede acıkmışsak-susamışsak:
En yakın evden yer içerdik;
Sokak arkadaşlarıydık,
Mahalle komşusuyduk,
Fatih Mahallesindeki, Aksu Mahallesindekileri tanırdı...
Önce sokak kültürümüz, komşuluk ilişkilerimiz erezyona uğradı..
Bitişik evlerimiz yıkıldı, arsalarımıza koca koca binalar dikildi;
Gelen geldi, gelen geldi...
İnsan, kalabalıklar içerisinde yalnızlaştı, kabuğuna büzüştü; kapılarımıza kilit, gönüllerimize set çekildi...
Çocuklar daha okula başlamadan bir yarışın içerisine sokuldu ki:
Sosyalleşmesi gereken,
Arkadaşlık kurması gereken;
Kişiliklerini bulması gereken çocuklar, gençler odalarına hapsedilerek, tablet ve bilgisayarlarla arkadaşlık kurmalarına ittik ve onlar da Ferdiyetçilik dayatmasına teslim oldular...
Teşbihte hata olmasın, köpek yetiştirenler bilir. Köpeğin saldırgan olması, insanlara alışmaması için daha gölbez iken, insanlardan uzak, dünyadan ırak sadece sahibini gören-tanıyan kuyularda veya kapalı ortamlarda büyütülürler..
Oyun yok!
Spor yok!
Arkadaşlık yok!
Ortak bitki yetiştirme, hayvan besleme yok!
Ne olacak bu çocuklar?..
Birkaç okulda olaylar olunca her kafadan aykırı bir ses çıkmaya başladı.. Hiç kimse: Polis de olsa, Polis Müfettişi de olsa, 3 tane, beş tane ruhsatlı silahın sorgulamasını yapmıyor,
"Sen, 3 tane 5 tane ruhsatlı silahı ne yapacaksın?.." diye sormuyor, sorgulanmıyor! Onlara korunaklı bir alan açıyorlar..
Yetkililerin, emniyet veya askeri personellerden bazılarının bu işin ticaretini yaptıklarından habersizmiş gibi kafalarını kuma gömebiliyorlar..
Bir Musibet, Bir Nasihatten iyidir!
Goca goca insanların okullardaki eylemleri önlemek için düşündükleri okullardaki çözüm önerilerine bakar mısınız! "Okullarda polis veya Uzman görevlendirelim!"
- Sistemi düzeltelim,
- Kanunlar yetersiz,
- Cezalar caydırıcı değil,
- Çocuklarımıza sevgi ve saygıyı aşılayalım..."
Diyen yok..
- Okullara polis koyacaklarmış!
- Uzman Erbaş ve erleri buralarda istihdam edeceklermiş...
Ülkeyi, polis-asker devletine çevireceklerinden bihaberler!...
Polisi insanımızın beynine, sevgiyi kalplerine işlemedikçe, hangi yolu denerseniz deneyin, başarılı olma şansımız yok; hatta hiç yok!..
Hani ülkemiz bir dünya devletiydi..
Dünyada örnekler böyle mi?..
20260419, Ankara
HÜSNÜ EKİZCELİ
5.0
100% (1)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.