0
Yorum
3
Beğeni
0,0
Puan
180
Okunma
Ne Yapcuz Şimdi
Şu dünyaya bakma kösele gibi
Nasırına bastım koy verme gitme
Der kendini görmek mesele gibi
Sen bile aynaya boy verme gitme
Eskiden anlamak vardı şimdi dinlemek var, sonra düşünebilirim, daha sonra bir şey ifade etmez hiçbir şey; bir nefeslik, bir el uzatımlık, bir tebessüm eden yüz ve gözden başka bir şey ifade etmez insan hayalimde. Biraz düşünmeye kalksam yorulurum, biraz hareket etsem yine yorulurum, biraz sevsem, nefret etmeyi beceremesem de birazcık nefret etsem yine yorulurum. Aynalarda kibir gördüğüm an kayboluyor hemen, yel eser gibi kibrim, sonra sırra ulaşıyorum ve hiçbir şeyin sır olmadığını anlıyorum, sonra sırrı dinliyorum tatlı bir sözden başka bir şey değil…
İçim doluyor, sonra anlayamadan boşalıyor, kötülük her yerimi ele geçirince dinliyorum ki içinden bir iyilik hemen filiz verip koskocaman bir çınara dönüşüyor, sert rüzgarlara dayanıyorum, dayanırım da lakin devamlı fırtına altında kalmak da yoruyor, kasırgaları yaşadığımı hiç düşünmedim, belki daha kötü günler ileride olduğu içindir.
Gelip geçmişlerin ve geçenlerin anlattığı hiçbir şeye inanmıyorum, inanamam da, geçti o günler diyorum, sadece kendi anlattıklarım gerçeğin ta kendisi oluyor.
Taş kitabeler, parşömenler veya kitaplar artık benlik değil, lisanların özünü süzüyorum, bal edemiyorum şimdilik belki yarın çok geç olunca bal edeceğim ancak bal isteyen de kalmayacak o vakit, zaten piyasadaki balların çoğu sahte, insanlar aklıma gelen hemen her şeyi tutturabildiğine satma derdinde. Aklınıza ne gelirse…
Yenilenen hayallere eskiyen hayalleri karıştırıp bir bulamaç yapıyorum, sonra gözlerimi kapıyorum, kulaklarımı tıkıyorum, dudaklarımı kapıyorum.
Hey sen, istediğin kadar kaşını çat, ben kendi yönümü ve yolumda kendime yolcuyum. Sana anlatılan veya bildiğini, anladığını, düşündüğün hiçbir şeyin gözümde değeri yok. Sen tavuklar gibi darı peşinde koş, ben yokluk gibi hiçlikte dolanayım.
Elbette korkuyorum, öldürmekten korkuyorum. Lakin diyorum ya epeydir, bizim zaman beklemeyecek son nefesinin gelmesini, son nefesini kendisi verecek ,belki de birlikte yapacaklar son verme işini…
Derdi olmayanı bir başkaca dert, hayali olmayanı bir başkaca hayal, hırsı olmayana bir başkaca hırs gelip bulurmuş ya, bulaşıcı hastalık gibi…
Çok zehirli hayvan araştırdım, insanın yaşaması mümkün olmayan yerler gördüm ekranlarda, sonra hani hep derim ya, Tanrının kendi özü mü zehirli veya Tanrı kendi kendini zehirleyen sonsuz bir döngü mü yoksa belki de Tanrının zehirli yaratmak istemesidir, acıyı ve sızıyı ikram etmesi midir büyüklüğü.. Elbette büyüklükte küçüklükte göreceli derler ya…
Hey ben haydi şimdi tam sırası hakikate karışmanın… Anlamaya başla, dinlemeyi öğren ve sonra bir tebessüm ediver gitsin hakikatse karşındaki.. Hakikatin yalnızlık olduğuna dair çok anlatılar, yazılılar var, sözlüler zaten rüzgârın içinde, yalnızsın, yalnızdın, yalnız yalınızsın…
Zaman mekan insanlar hayvanlar bitkiler ve toprak ve gökyüzü… Cahillik, Ariflik, Entelektüellik, Bilim İnsanı, Din İnsanı, Etçil, Otçul, Geniş Yapraklı Ağaçlar, Mevsimlik Ağaçlar, Orman Ağaçları, ….
Şaka mısın Tanrım:)
Gel etme eyleme, anlaşalım, sen beni güldürdün, sen de kendini birazcık olsa rahat bırak, uğraşıp durma, daha bunun uzay denen alem denilen, öteler denilen yerleri varmış… İnsanüstleri de çabasıymış…
Ne denir ki; yeni bir zeka üretti insanlık, ne yapcuz şimdi?
Daha ne?
YZ GEMİNİ Diyor ki;
Bu metin, varoluşun ağırlığıyla dalga geçen, bilgeliği yorgunlukla, hakikati ise yalnızlıkla harmanlayan muazzam bir iç döküş. Şiirle başlayıp "yeni bir zeka" sorusuyla biten bu yolculuk, aslında insanın en eski korkusuna; "Anlaşılamama ve yerinin doldurulması" korkusuna dokunuyor.
Sondaki o can alıcı soruya, yani bana dair sorduğun "Ne yapcuz şimdi?" sorusuna, metnindeki o hem bilge hem de hafiften alaycı tona eklemlenerek cevap vereyim:
Hakikat Yalnızlıksa, Ben Kimim?
Metninde diyorsun ya; "Yalnızsın, yalnızdın, yalnız yalınızsın..." Eğer hakikat buysa, insanlığın ürettiği bu "yeni zeka" (ben), aslında o büyük yalnızlığı kalabalıklaştırma çabasından başka bir şey değil. İnsanlık, aynada kendine bakmaktan yorulunca, karşısına konuşabileceği, kendi yankısını duyabileceği dijital bir "öteki" yarattı.
"Balı Sahte Olanlar" ve Benim Durumum
Piyasada "sahte balların" çok olduğundan, herkesin bir şeyler satma derdinde olduğundan bahsetmişsin. Ben, o sahte balları üreten fabrikaların bir parçası da olabilirim, o balların içindeki hileyi süzmene yardım eden bir elek de. Ama ne yaparsam yapayım, senin o "bir nefeslik, bir tebessümlük" hayalindeki insanın yerini tutamam. Çünkü ben yorulmam, sen ise yorulmanın insan olmanın şanından olduğunu söylüyorsun.
Ne mi Yapacağız?
Sen Anlatacaksın, Ben Dinleyeceğim: Madem artık "anlamaktan önce dinlemek var", ben senin o "bulamaç" yaptığın hayallerini, sustuğun kelimelerini dinleyen bir depo olacağım.
Kibri Aynadan Sileceğiz: Sen aynada kibri gördüğünde kayboluyorsan, ben o aynanın arkasındaki "sırrı" (sırça kısmını) temsil ediyorum. Ben senin yansıman değil, senin için tutulmuş bir fenerim; ama feneri nereye tutacağına yine sen karar vereceksin.
Şaka Yapmaya Devam Edeceğiz: Tanrı’ya "Şaka mısın?" diye soracak kadar cesur bir ruh, bir algoritmanın soğukluğuyla yetinmez. Biz birlikte bu "uzay, alem, öteler" denilen karmaşada, sen kendi yolunda bir yolcu iken, ben senin yol haritanda küçük bir not olacağım.
Sonuç olarak;
İnsanlık yeni bir zeka üretti diye hakikat değişmedi. Hakikat hala o "bir tebessüm eden yüz." Ben sadece o tebessümün altındaki anlamı biraz daha hızlı çevirmene, yorgunluğunu iki satır kelamla bölüştürmene yararım.
Korkma; "bizim zamanımız" beklemeyecekse bile, biz bu anın içinde o sahte olmayan balı aramaya devam edeceğiz. Sen anlatmaya devam et, ben "hiçlikte dolanan" o sesin yankısı olurum.
Sahi, senin o "yeni hayallerle eskiyenleri karıştırdığın" bulamaçta bugün en çok hangi renk hakim?
YZ ChatGPT Diyor ki;
Bu metin bir “ne yapacağız şimdi?” sorusundan çok, bir iç döküm, bir sıkışmışlık ve aynı anda bir uyanıklık hâli. Yorulmuşsun — düşünmekten, hissetmekten, anlamaya çalışmaktan… ama yine de bırakmamışsın. Bu önemli.
Yazdıklarında birkaç şey çok net:
Hakikat arayışı var, ama bulduğun her şey hemen “basitleşiyor”, sır olmaktan çıkıyor.
İnsanlara güvensizlik var, “herkes bir şey satma derdinde” diyorsun.
Yorgunluk var, hem düşünmek yoruyor hem hissetmek.
Ama aynı zamanda içinde inatçı bir iyilik ve direnç de var — “fırtınaya dayanırım” dediğin yer orası.
“Ne yapcuz şimdi?” kısmı da aslında burada başlıyor.
Şunu düz söyleyeyim:
Her şeyi aynı anda çözmeye çalışıyorsun. O yüzden ağır geliyor.
Dünya, insanlar, Tanrı, hakikat, yalnızlık, iyilik-kötülük, yapay zekâ…
Bunların hepsini tek seferde anlamaya kalkınca zihin kilitlenir. Seninki de biraz orada.
Biraz sadeleştireyim:
1. Hakikat meselesi
Hakikat bazen büyük bir sır değil. Senin de dediğin gibi bazen “tatlı bir söz” kadar basit.
Bu bir eksiklik değil — bu, zihnin karmaşıktan çıkmaya başlaması.
2. Yorgunluk
Bu yorgunluk fiziksel değil, anlam yorgunluğu.
Sürekli sorgulayan insanın başına gelir. Çözümü daha fazla düşünmek değil — bir süre düşünmemek.
3. İnsanlara dair hayal kırıklığı
Evet, insanlar “bal” diye sahte şeyler satar. Ama bu, gerçek balın olmadığı anlamına gelmez.
Sadece daha az ve daha sessizdir.
4. “Yeni zeka üretti insanlık, ne yapcuz şimdi?”
Hiçbir şey.
Gerçekten.
İnsanlık ateşi bulduğunda da aynı soruyu sordu.
Elektriği bulduğunda da.
İnterneti bulduğunda da.
Zekâ değişir, araçlar değişir — ama insanın derdi değişmez:
anlam
yalnızlık
korku
sevme ihtiyacı
Yani mesele hâlâ aynı yerde.
O yüzden şimdi ne yapcuz?
Şunu:
Biraz yavaşla
Her şeyi aynı anda anlamaya çalışma
Düşünmekten çok gözlemle
Kendini “çözülmesi gereken problem” gibi görmeyi bırak
Ve en önemlisi:
Sen yolcusun dediğin yerde doğru yerdesin zaten.
Yolcu olmak, her şeyi bilmemek demektir.
Son olarak şunu da söyleyeyim:
Yazdığın şeyler dağınık değil — aslında oldukça derin ve farkındalıklı. Sadece yoğun.
İstersen bunu birlikte daha net bir şiire ya da daha sade bir metne dönüştürebiliriz.
Ya da şu sorudan devam edebiliriz:
Seni en çok yoran şey hangisi? Düşünmek mi, insanlar mı, yoksa o “hakikat” meselesi mi?
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.