Mutlu olmak istiyorsan, kendini başkalarıyla karşılaştırma. james f. cooper
Suat Zobu
Suat Zobu
VİP ÜYE

Canın Kebap Çekerse!

Yorum

Canın Kebap Çekerse!

( 9 kişi )

8

Yorum

13

Beğeni

5,0

Puan

303

Okunma

Canın Kebap Çekerse!

Canın Kebap Çekerse!

Köye düğüne gittik.
Hüseyin Bıyık falan oturuyoruz.
Severim Hüseyin’i.
Sohbet muhabbet.

Yanımızdan Topalın Veli geçerken göz ucuyla bize selam verdi.
Hüseyin “N’aber lan kebapçı” dedi.
Veli elinin tersiyle ’bırak’ işareti yaptı.
Hüseyin erinmedi, kalktı kolundan tutup zorla masaya getirdi.
“Emmoğlu bunu tanıyor musun?” diye sordu.
Gülümsedim.
“Veli’yi tanımam mı, tabii ki tanıyorum!”
“Canın kebap isterse buna takıl” dedi gülerek.
Hüseyin yazıp çizdiğimi bildiği için onda malzeme bol. İşin içinde iş var belli!
“Hele anlatın şu işi de bilelim!” dedim.
“Anlat la Veli” dedi Hüseyin.
Veli kızarıp bozarıyor,
"Yav bırak Allasen” diyor.
“Sen anlatmazsan bak ben anlatırım!”
Velide tık yok.
“Bak ben anlatırım ha!”
Dayanamadı, “Anlat” dedi Veli kızara bozara.

“Bizim burada pirinç ekiliyor ya; biz her sene Mümtaz diye biri var, bizim pirinçleri ona veririz. O, piyasa fiyatı ne kadarsa ’şu fiyat’ der, birazını peşin verir, kalanını da 1-1,5 ay sonra tıkırt diye öder.
Bu Veli, Reşit diye birini bulmuş. Reşit, ‘Mümtaz’ın fiyatından kiloda 7 lira fazlasını veririm’ deyince bu uyanık ’tamam’ demiş. En az 80-100 bin lira fazladan para demek. Çok iyi para. Kulağına eğilmiş ‘Başkasından da almama yardımcı olursan kilo başına 4 lira da oradan veririm!’
Bunu duyunca bizim Veli akrabalarının pirinçlerini de verdirmiş Reşit’e. 150-200 de oradan gelecek ohh.”
Veli araya girdi,
“Yok canım o kadar değil, 20-30 bin lira bi şey” diyecek oldu.
“Dur lan lafımı kesme. Hele bi anlatayım.”
“Anlat” dedim. Veli’ye de “Dur!” işareti yaptım.
“Ama ben ancak yüzde onunu veririm. Kalanını bir ay sonra öderim” demiş Reşit.
“Tamam, demişler. Adam yüzde onunu ödeyip kalanına da bir aylık senet vermiş, pirinci alıp gitmiş.
Bir ay olmuş para yok. Veli yazıhanesine gidiyor şurdan gelecek, burdan gelecek. Para yok!
‘Dur sana bir kebap söyleyim. Çarşamba günü burda ol.’
Çarşamba Veli orada. Para yok. ‘Dur sana bir kebap söyleyim.’
‘Yav bırak kebabı. Parayı ver.’
‘Para kolay Veli ağa. Hele kebabını ye. Haftaya Cuma günü gel paranı al.’
‘Reşit ağa ben çok mağdurum. Akrabalar da sıkıştırıyor!”
‘Tamam Cuma dedik ya.’
Cuma günü Veli gene orada. Kapı kilitli.
Telefonla arıyor. ‘Ben şu an Samsun’dayım. Bu gün parayı alacağım. Salı günü görüşelim. Oradayken kebabını ye.’
‘Yav ne kebabı, ben paramı istiyorum.’
‘Tamam dedim ya Veli ağa.’
‘Ulan kebabı yesem mi, yemesem mi!!’
‘En iyisi karnımı bari doyurayım.’
Salı günü Veli kapıda. Adam yok.
Telefona da bakmıyor. Ertesi günü gene yok. Ertesi günü.
Akşam ezanı Allahuekber derken Veli bunu yakalıyor.
Gel diyor. Gel kebabımızı yerken konuşalım.
Başlarım lan senin kebabına. Benim paramı ver.
Tamam gel.
Kebap yerken,
‘Arkadaş, bak ben resmen dolandırıcıyım. Yeni bir yeri dolandırınca ilk senin paranı ödeyeceğim. Sözüm söz!’
Ulaa, hoşafın yağı bitiyor. Velinin bir anda tersi dönüyor.
‘Sen ne diyorsun, öyle şey olur mu?’
Valla durum böyle. Yalnız ………….
Yalnız!
Hani o verdiğim yüzde on var ya, işte o yüzde onu verecek param yok. Onu sen ver!

Hüseyin arada Veliye dönüp "Yalansa yalan" de. Veli onaylarcasına hafif hafif başını sallıyor.
‘Sen ne diyorsun, bir de üste para ha!’
‘………..’
‘Ne kadar peki’
‘150 bin, hatta malı almaya beraber gidelim malı direkt sen götür. Bak, 150 bin peşinatı da adamların eline sen ver bana güvenmezsen!!’
Bir an düşünüyor Veli. 1,5 milyon. O parayla kendi parasını da kurtarır, diğerlerininkini de…
‘Kem küm’
Veli o paraya da razı oluyor.
Kararlaştırılan günde beraber gidiyorlar.
Reşit adamlara öyle diller döküyor ki!
‘Bakın bu Veli ağa falan köyden. Öyle zengin ki köyün yarısı bunun. İsterseniz araştırın. Falanca köylü Veli ağa deyince bilmeyen yoktur. Biz bu işi beraber yapıyoruz. Öyle değil mi Veli ağa?’
Zavallım gık diyemiyor. İşte böyle başını sallıyor ancak. Nereli olduğunu ikidebir özellikle vurguluyor Reşit.
Veli araya girip,
“Lan gavat beni öyle bir tongaya düşürdü ki, sorma!!”
’Bakın peşinatı da Veli ağa verecek.
Veli ağa emaneti ver.’
Neye uğradığını şaşıran Veli parayı veriyor.
İçinden de habire “Lan oğlum Veli sen ne halt ediyorsun!” diyor.

Reşit senedi imzalıyor.
Adamlar Veli ağa da imzalasın deyince mecburen Veli de imzalıyor.
Pirinci kamyona yükleyip ayrılıyorlar.
Akşam geç vakit Ofis’e varıyorlar. Ofis kapalı. Kamyonu oraya park ediyorlar.
“Veli ağa kamyon burada dursun, şimdi çarşıya gidip kebabımızı yiyelim. Sabah erkenden gelip malı Ofis’e teslim edelim.”
Tamam mı, tamam.
Gidip kebaplarını yiyorlar. Otel teklifine Veli, “Benim akrabam var, ben orada kalırım. Sabah 8.30’da Ofis’te buluşalım” deyip ayrılıyor.
Sabah Veli varıyor ki ne kamyon var ne Reşit. Veli’den ayrılınca kamyon da Reşit’te pır. Arada bul. Yazıhaneye koşuyor. Çoktan boşaltılmış.
Senedin vadesi gelince adamlar çöküyor Veli’nin üstüne. Veli ne dese faydasız. Adamlar “Biz seni biliriz” deyip, Nuh diyor peygamber demiyor.

Hüseyin biraz durdu.
“Hani Velinin kırmızı traktörü vardı ya. Artık o yok. Kebap parasına gitti…”

Üzüldüm. Bir şey diyemedim.

“Bak Emmoğlu canın kebap çekerse Veli’ye yanaş!”

Suat Zobu
(Türkoğlu)

Paylaş:
(c) Bu yazının her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Yazının izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Yazıyı Değerlendirin
 

Topluluk Puanları (9)

5.0

100% (9)

Canın kebap çekerse! Yazısına Yorum Yap
Okuduğunuz Canın kebap çekerse! yazı ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
Canın Kebap Çekerse! yazısına yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
Sabitlendi
erbensalim
erbensalim, @erbensalim
9.4.2026 08:49:31
5 puan verdi
Köy Odasından Bir İnsan Manzarası: Kebapçı Veli
"Bu satırlarımda; bir köy düğününün o telaşlı ama huzurlu kalabalığında, Hüseyin Bıyık ve Topalın Veli ile geçen o samimi sohbeti kağıda döktüm. Anadolu insanının birbirine takılması, o 'kebapçı' lakabının arkasındaki saklı hikâye ve Veli’nin yüzündeki o mahcup kızarıklık... Hepsi hayatın içinden, hepsi bizden kareler.
Hüseyin’in muzip ısrarı ile Veli’nin sessiz teslimiyeti arasındaki o ince mizahı; yazan bir adamın dikkatiyle yakalayıp dost sofrasının başköşesine oturttum. Şimdi hepimizin kulağı o masada: Bakalım 'kebapçı' lakabının altından hangi unutulmaz hatıra, hangi güldüren macera çıkacak? Bu anlatı; dostluğun, şakanın ve Anadolu’nun o tükenmez insan hazinesinin küçük ama çok kıymetli bir nişanesidir."
Etkili Yorum
AYDINK
AYDINK, @aydink
10.4.2026 20:11:03
Aza tamah çokca ziyan getirir ya aynen o hesap
Buna bizim köyde
"Dimyat'a pirince giderken evdeki bulgurdan olmak"
diyorlar üstad
Bu nevi olaylar bizim köyde de olurdu bir zamanlar.
Adam 100 adet dana alır, 2 yıl besler, tosun olunca köye gelen celep dediğimiz adama satar, peşinat? Yok canım tamamen güven üstüne.
Alan bir kaybolur, bulabilirsen bul.
Sizde hiç olmazsa kebap varmış.
Bizimkilere tarhana çorbası bile yok
O kadar yani.
Harika bir anlatım.
Okurken Veli geldi gözlerimin önüne, gülerken gözümden de yaş
Var ol sen
Selam ve saygılarla
Etkili Yorum
ŞÜKRÜ ATAY
ŞÜKRÜ ATAY, @sukruatay
9.4.2026 15:27:37
5 puan verdi
Saygıdeğer üstadım,
Gerçekten de yaşanmış, ibret verici bir dolandırıcılık hikayesini Türk sineması izlercesine çok güzel anlatmışsınız ama olan gariban Veli'ye olmuş, çok üzücüydü.
Bedri Tokul üstadıma her zaman dediğiniz gibi biz de diyelim "Adam yazdı mı yazıyor 😄"
Bu anlamlı paylaşım için emeğine sağlık diliyorum.
En kalbî selam, sevgi ve saygılarımla.
Etkili Yorum
Bedri Tokul
Bedri Tokul, @bedri-tokul
9.4.2026 11:32:34
Hani hastayım ya...
Biliyorsun bazı sorunlarım da var.
Meydanı boş buldun. Kaleminin elinde mendil
Halay çektiriyorsun.
MAŞALLAHH...
şiirin ustasıydın nesirin de ÜSTATısın.
İnada gerek yok. Delil bu yazı.
Kabul ediyor onaylıyorum.
BENİMDE USTAMSIN.
senin o dost yüreğinden öperim.
NİHATYURT, @nihatyurt1
9.4.2026 06:39:54
HARİKASIN GARDŞIM,
Emeğine sağlık
Var ol nur ol
ALLAH CC emanet ol
Selam ve dua ile
Halit Durucan
Halit Durucan, @halitdurucan
9.4.2026 00:59:30
5 puan verdi
Vah Veli vah! Ne Raşit'miş böyle, en sonunda dolandırıcı olduğunu kendi itiraf etmiş:) Yaş tahtaya basmak böyle oluyor. Ismarla kebabı yat borcun üstüne. Ne ala dünya. Düşündüren ve güldüren bir paylaşımdı. Saygılar selamlar Suat hocam
Ali Rıza  Coşkun
Ali Rıza Coşkun, @alirizacoskun
9.4.2026 00:35:10
5 puan verdi
“Canın Kebap Çekerse!” yazınız, Anadolu’nun köy düğünü atmosferinden başlayıp bir dolandırıcılık hikâyesine dönüşen, hem mizahi hem de ibretlik bir anlatı olmuş. Özellikle “Başlarım lan senin kebabına, benim paramı ver” kısmı, olayın trajikomik yönünü çok canlı bir şekilde yansıtıyor.

Kaleminize sağlık; kısa ama derin bir taşlama tadında, hem köy sohbetlerinin sıcaklığını hem de saf niyetin nasıl suistimal edilebildiğini gösteren bir öykü olmuş.
ulakcı
ulakcı, @ulakci
9.4.2026 00:21:00
5 puan verdi
Rahmetli sülün Osman bundan daha masummus güzel ibretlik ders olacak bir hikayee
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Üyelik
Giriş paneli

Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL