Umudunu kaybetmiş olanın başka kaybedecek bir şeyi yoktur. -- boise kötümser yalnız tüneli görür, iyimser tünelin sonundaki ışığı görür, gerçekçi tünelle birlikte ışığı ve de gelecek treni görür.-- j. harris
superbaba
superbaba
VİP ÜYE

SICAK ELLER-3

Yorum

SICAK ELLER-3

( 2 kişi )

3

Yorum

4

Beğeni

5,0

Puan

130

Okunma

SICAK ELLER-3

SICAK ELLER-3

Üçüncü Bölüm: Şirin

Aradan aylar geçti…
Şirin artık daha iyiydi.
Doktorlar kısa süreliğine dışarı çıkmasına izin vermişti.

Yüzünde küçük bir maske vardı…
Ama gözleri ışıl ışıldı.

Artık kısa süreli de olsa Barış’la görüştürmeleri mümkündü. Barışla anlaşarak yine o parkta buluştular…

Barış bankta oturmuş onları bekliyor, Şirin’i ilk defa görecek olmanın heyecanını yaşıyordu.
Elif ve Bahadır, Şirin’i yavaş adımlarla ona doğru getirdiler.

“Bak kızım,” dedi annesi, “Bu amca seni çok seviyor…”
Şirin önce biraz çekindi… Sonra yavaşça yaklaştı.

Barış dizlerinin üzerine çöktü…
Elini uzattı…
Küçük kız da elini uzattı.
Barış, o minik eli avucunun içine aldı…
Bir an…
Sanki zaman durdu…
Şirin başını kaldırdı, gözlerinin içine baktı ve gülümsedi:

“Amca…” dedi… “Senin ellerin neden bu kadar sıcak?”

Barış’ın gözleri doldu… Ama belli etmemeye çalıştı.
Yumuşak bir sesle cevap verdi: “Şefkattendir…”
Şirin başını yana eğdi: “Şefkat ne demek amca?”

Barış gülümsedi… Sözlükte yazıldığı şekilde anlatması mümkün değildi. Zaten o da anlayamazdı o kadar detayını. Onun anlayacağı şekilde açıklama yaptı:
“Şefkat… Senin gibi küçük çocukları çok sevmektir”
“Amca, biliyor musun,” dedi Şirin, “ben de seni çok seviyorum. Annem dedi ki sen bana yardım etmişsin.”
Barış’ın gözleri doldu. Şirin’i yanaklarını okşamak geçti içinden, ama sağlığı açısından uygun olmayacağını düşündü.
Şirin yine gülümseyerek: “Amca, annem ve babamdan sonra en çok seni seviyorum” dedi.

Bunları söyledikten sonra Elif Hanım Şirin’in elinden tuttu ve “Artık eve dönmemiz gerek bebeğim,” dedi. “Tam iyileştiğinde çok daha uzun süre parklara çıkacağız. Hatta maske bile takmayacaksın. O zaman daha çok göreceksin Barış amcanı.”

Sonra Barış’a dönerek: “Kusurumuza bakmayın lütfen, doktorumuz onun uzun süre dışarıda kalmasını doğru bulmuyor,” dedi.

Barış: “Tabi ki,” dedi. “Doktorunuzun sözünden çıkmayın lütfen.”

“Ama emin olun,” dedi Bahadır, “iyileştikçe sizinle daha fazla görüştürmeye çalışacağız.”
“Bırakın şimdi beni,” dedi Barış, “siz önce Şirin’in iyileşmesine odaklanın.”

Bu buluşmadan sonra bir süre görüşmediler. Ama Elif ve Bahadır’da bir ukde kalmıştı.
“Acaba yanından ayrılmamıza kırgın mıdır?” diye sordu Elif.
“Benim de içimde öyle bir soru işareti var” dedi Bahadır. “Ama bir yandan da öyle olmadığını, bizi anladığını düşünüyorum. Onun gibi dürüst, iyilik örneği bir insan kızımız Şirin’e zarar verebileceği endişesini zaten taşır ve bu nedenle bize kırılmaz,” dedi ve devam etti: “Ama yine de istersen bir telefon eder, bu konuda görüşürüz .”

Akşam Barışın telefonu çaldı. Arayan Bahadır’dı.
“Barış Bey,” dedi. "Dün parkta görüşüp erken ayrılmamız içimizde bir şüphe bıraktı. Sizi kırmış olabileceğimiz endişesini taşıyoruz. Siz bizim için çok değerlisiniz. Sayenizde yavrumuz iyileşiyor.”

“Aşk olsun,” dedi Barış. “Beni hiç mi tanımadınız? Ben o kadar anlayışsız mıyım? Ben de en az sizin kadar onun sağlığını düşünüyorum.”

“Şirin’in sizi çok sevdiğini söylemesi bizi de çok mutlu etti,” dedi Bahadır “Ama ardından ’anne ve babamdan sonra’ demesi…"

“Laf mı şimdi bu!” diyerek Bahadır’ın sözünü kesti Barış. “Tabi ki bir çocuk anne ve babasını herkesten çok sevecek. Üstelik sizin gibi örnek anne babasını. İçiniz rahat olsun, çünkü benim de içim rahat.”

Barış her ne kadar onlara “içim rahat” demişse de aslında onu rahatsız eden bir şey vardı. Bu iki insanın sürekli kendisine duyduğu minneti dile getirmesi Barış’ı vicdanen rahatsız ediyordu. Bunu bir insanlık görevi olarak yapmıştı ve bu nedenle kendilerini ezik hissetmesini istemiyordu. Bu nedenle onlarla yeterince içten olamıyor, halen senli benli değil sizli bizli; beyli hanımlı konuşuyorlardı. Bir tek Şirin minicik kalbiyle onu kendisine yakın hissetmiş, resmiyet sınırlarını aşmış ve ondan söz ederken “sen” diye hitap etmişti. İlk görüşmelerinde bunu kendilerine söylemeyi düşünüyordu.

(Sürecek)

Kadir Tozlu
04.04.2026

Paylaş:
4 Beğeni
(c) Bu yazının her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Yazının izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Yazıyı Değerlendirin
 

Topluluk Puanları (2)

5.0

100% (2)

Sıcak eller-3 Yazısına Yorum Yap
Okuduğunuz Sıcak eller-3 yazı ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
SICAK ELLER-3 yazısına yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
Sabitlendi Etkili Yorum
Ebuzer Ozkan
Ebuzer Ozkan, @ebuzerozkan
5.4.2026 22:07:13
5 puan verdi
Hikayeniz, iyileşme, sevgi ve şefkatin sıcaklığını çok içten bir şekilde aktarıyor. Şirin’in masumiyeti ve Barış’ın sabırlı, anlayışlı yaklaşımı okuyucuyu hem duygulandırıyor hem de umut veriyor.

“‘Amca, biliyor musun,’ dedi Şirin, ‘ben de seni çok seviyorum. Annem dedi ki sen bana yardım etmişsin.’”
Bu bölüm, çocuğun saf sevgisi ile yetişkinin şefkatini öylesine doğal bir şekilde bir araya getiriyor ki, okurken içinizi ısıtıyor.

Yüreğinize sağlık, güzel bir eser okudum. Her sayfası ile hem duyguyu hem de insanlığın güzelliğini hissettiren bir çalışma; tebrikler, nice değerli hikayelerde buluşmak dileğiyle. Selam ve saygılarımla.
Etkili Yorum
neneh.
neneh., @neneh-
6.4.2026 19:35:22
5 puan verdi
İşte o vefa başka bir şey.Borclu-alacaklı durumu değil.Yardımda elimden gelecek başka bir şey var mı duygusu ve teşekkür borcu.Üstad'a saygıyla.
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Üyelik
Giriş paneli

Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL