Haksızlık sadece bir tarafta olsa davalar uzun sürmezdi. la rochefoucauld
Celaleddin ÇINAR
Celaleddin ÇINAR

SOSYAL BENLİK

Yorum

SOSYAL BENLİK

( 1 kişi )

1

Yorum

3

Beğeni

5,0

Puan

169

Okunma

SOSYAL BENLİK

Sosyal Benlik: Makamın Gölgesi mi, Karakterin Işığı mı?
Sosyal benlik, bireyin toplum içindeki konumunu algılayış biçimi ve toplumun ona yüklediği anlamların toplamıdır. Sosyolojik açıdan bakıldığında sosyal benlik; statü, rol ve beklentiler sistemi içinde şekillenir. Kişinin taşıdığı unvan, bulunduğu makam ve ait olduğu çevre, onun toplumsal kimliğini görünür kılar. Ancak görünen ile gerçek her zaman aynı değildir.
Özellikle doğu toplumlarında sosyal benlik çoğu zaman mevki üzerinden okunur. Saygı, çoğu kez şahsiyete değil koltuğa gösterilir. Oysa sosyal benlik yalnızca statüden ibaret değildir; aile terbiyesi, ahlaki duruş, kültürel birikim ve karakter sürekliliğiyle inşa edilir. Makam insanı yükseltmez; insan makamı yüceltir.
Bir birey sosyal benliğinin kaynağını anlamak istiyorsa, farklı ortamlardaki karşılığını gözlemlemelidir. İş yerinde saygı gören fakat sokakta sıradanlaşan bir kişi, muhtemelen itibarını makamdan almaktadır. Buna karşılık, bulunduğu her ortamda benzer bir hürmetle karşılanan kişi, sosyal benliğini karakter temeli üzerine kurmuştur. Sosyal psikoloji bize şunu söyler: Tutarlılık, kişiliğin en güçlü göstergesidir.
Ne var ki insanı tanımak kolay değildir. Çünkü birey farklı sosyal bağlamlarda farklı roller üstlenir. Aile içinde başka, kamusal alanda başka, çıkar çatışması yaşandığında bambaşka davranabilir. Bu nedenle bir insanı tanımak için onu en az üç farklı zeminde gözlemlemek gerekir. Özellikle menfaatlerin kesiştiği anlar, sosyal benliğin turnusol kâğıdıdır. Kişi o an kendini mi korur, yoksa hakkaniyeti mi?
Toplumda sıkça rastlanan bir başka durum da değersizlik hissinin dışsallaştırılmasıdır. “Bana saygı duyulmuyor” serzenişi, çoğu zaman öz eleştiriden yoksundur. Oysa sosyal benlik karşılıklı bir etkileşim sürecidir. İnsan, başkasına sunduğu kadarını görür çoğu zaman. Beklenen saygının zemini, önce bireyin kendi davranışlarında aranmalıdır.
Yunus Emre’nin “İlim ilim bilmektir, ilim kendin bilmektir” sözü, sosyal benliğin özüne dair en sade ve en derin tespittir. Akademik unvanlar, diplomalar, makamlar; eğer kişinin iç dünyasında bir karşılık bulmuyorsa, sosyal benliği kalıcı kılmaz. Kendini bilmeyen insanın toplumsal saygınlığı, rüzgâra karşı yakılan mum gibidir.
Ne yazık ki her toplumda erdem prim yapmaz. Zaman zaman çıkarcılık ve yüzeysellik öne çıkabilir; kaliteli insanlar ihtiyaç duyulduklarında hatırlanır. Bu durum toplumsal yozlaşmanın işaretidir. Ancak gerçek anlamda güçlü bir sosyal benliğe sahip olan birey; iyi bir idareci, iyi bir baba, iyi bir vatandaş ve iyi bir dost olmayı birlikte başarabilen kişidir. Hayatın farklı sahnelerinde benzer bir ahlakî çizgiyi sürdürebilmek, sosyal benliğin en sağlam göstergesidir.
Toplum dediğimiz yapı, farklı sosyal benliklerin kesişim kümesidir. Kültürel birikim, inanç sistemi, ekonomik yapı ve eğitim düzeyi; bu benliklerin görünümünü etkiler. Köyde başka, şehirde başka; kapalı toplumda başka, seküler ortamda başka tezahürler ortaya çıkabilir. Fakat öz değişmez: Sosyal benlik, insanın karakterinin toplum aynasındaki yansımasıdır.
Sonuç olarak sosyal benlik makamın gölgesinde değil, karakterin ışığında anlam kazanır. Koltuklar gelip geçer; unvanlar silinir. Geriye kalan ise insanın ardında bıraktığı izdir. Ve asıl soru şudur: Biz gittiğimizde insanlar makamımızı mı hatırlayacak, yoksa insanlığımızı mı?

Paylaş:
3 Beğeni
(c) Bu yazının her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Yazının izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Yazıyı Değerlendirin
 

Topluluk Puanları (1)

5.0

100% (1)

Sosyal benlik Yazısına Yorum Yap
Okuduğunuz Sosyal benlik yazı ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
SOSYAL BENLİK yazısına yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
Gönül Pınarı
Gönül Pınarı, @gonul-pinari
4.4.2026 20:49:04
5 puan verdi
Anlamlı ve mesajı net harika bir paylaşımdı kutluyorum, bu paylaşım bana adeta bunun özü gibi olan Rahmetli Neşet ERTAŞ'ın sözü aklıma geldi. Bizler dünyaya insanoğlu olarak geliyor, doğuyoyoruz bu hepimiz için bir başlangıçtır.
Ancak adam olmak herekese nasip olmayan ayrı bir özelliktir.
İşte bu anlamda adam olabilen her daim anılır ve iyilikle yad edilir.
Kaleminiz daim ilhamınız bol olsun.
Sonsuz saygılarımla
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Üyelik
Giriş paneli

Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL