1
Yorum
4
Beğeni
5,0
Puan
110
Okunma

Saatin ilerlediği ama zamanın hiç geçmediği vakitler oldu hayatımızda; hemen hemen herkesin karşımızda saf tuttuğu, her hatanın faturasının bize kesildiği anlar...
Başkalarının yarasını sarmaya kalktığımız o yangın yerlerinde, elimizde bir avuç su gibi daha yaraya değmeden kuruyup giden cümleler, göğsümüzde ise kırık bir kalp . Hepsi bu. Kime can havliyle koştuysak, o bizden bir adım daha uzaklaştı. Sonunda kendimizi o ıssız boşlukta bulduk: "Nasılsın?" diye sorulmayan, "Ne halin varsa gör," denilen o tek kişilik yalnızlıkta.
Düşünceler serüveni öyle yoğun ki, hangi sorunu çözmeye kalksak altından daha büyüğü filizlendi. Yetişemedik. Kimseye değil, en çok da kendimize yetişemedik. Canımızdan can olana geç kaldık. Herkese elimizde bir buket çiçekle koştururken, yanı başımızdaki asıl cevheri göremedik. Hüzünlendik elbet, hem de çok... Ama neye yaradı ki? Şimdi dönüp bakınca görüyorum; hiçbir şeye, gerçekten de hiçbir şeye.
5.0
100% (1)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.