0
Yorum
2
Beğeni
0,0
Puan
134
Okunma

İnsan çoğu zaman yanında duran şeylerin kıymetini anlamaz.
Varlık alışkanlığa dönüşür, alışkanlık ise gözleri kör eden bir sis gibi ruhu sarar.
Oysa hayatın sessiz kanunu şudur:
Kıymeti bilinmeyen her varlık bir gün çekilir,
Sessizce gider, ardında yalnızca bir boşluk bırakır.
Zaman akar, insan bakar fakat çoğu zaman görmez,
Kalp hisseder fakat çoğu zaman söylemez.
Çünkü insanın en büyük yanılgısı şudur:
Hep orada kalacak sanır sevdiğini,
Hep aynı yerde duracak sanır o sıcaklığı.
Oysa varlık, ilgiyle büyür;
değerle kök salar;
ve ihmal edilince solan bir çiçek gibi
yavaşça içinden eksilir.
Bugün sıradan görülen bir ses,
yarın özlenen bir hatıraya dönüşür.
Bugün fark edilmeyen bir kalp,
yarın hatıraların en ağır sızılarına dönüşür.
İşte hayatın entelektüel inceliği burada saklıdır:
İnsan çoğu zaman sahip olduklarının farkına,
onları kaybettiğinde varır.
Ve o an anlar ki;
zamanında söylenmeyen bir söz,
verilmeyen küçük bir değer,
gösterilmeyen basit bir ilgi…
bazen bir ömrün en büyük pişmanlığı olur.
Çünkü değeri bilinmeyen her şey
bir gün yok olur.
Ve yokluk,
en ağır öğretmendir.
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.