0
Yorum
2
Beğeni
0,0
Puan
82
Okunma
Bir insan “tamam” dediğinde, karşısındakine bir sınırın kabul edildiğini hissettirir. Bu kelime; anlaşıldığını, dikkate alındığını ve artık aynı yere dönülmeyeceğini anlatır. Ancak aynı davranış yeniden ortaya çıktığında, kelimelerin ağırlığı azalır.
Güvensizlik çoğu zaman ani değil, yavaş yavaş oluşur. “Bir daha olmayacak” denilen bir durumun tekrarı, zihinde küçük bir boşluk bırakır. O boşlukta soru büyür: Söylenenle yapılan neden örtüşmüyor?
Tekrar eden her davranış, geçmişte kapanması gereken bir konuyu sürekli açık tutar. İnsan, yaşananı değil; yaşanma ihtimali olanı düşünmeye başlar. Rahatlık yerini temkinli olmaya bırakır. Çünkü güven, tutarlılıkla güçlenir; çelişkiyle zayıflar.
Bir ilişkide en yorucu şey, belirsizliktir. “Tamam” deyip aynı noktaya dönmek, karşı tarafın kendini açıklama ihtiyacını artırır. Zamanla konuşmalar azalır, sessizlik artar. Güvensizlik böyle yerleşir: yüksek sesle değil, yavaş adımlarla.
Gerçek bir “tamam”, yalnızca sözle değil, davranışla tamamlanır. Tekrar etmeyen, değişen ve sorumluluk alan bir tutumla. Aksi hâlde kelimeler anlamını yitirir; güven ise mesafe koyar.