2
Yorum
2
Beğeni
0,0
Puan
160
Okunma
KONUŞULMAYANLAR
Konuşmayı çok sevdiğimizi düşünürüz ama çoğu zaman susmayı tercih ederiz. Yediden yetmişe hepimizde vardır bu durum. Konuşmak isteriz ama beceremeyiz. Neden mi dediğinizi işitir gibiyim.
Evet, beceremeyiz. Çünkü konuşursak yer yerinden oynamaz belki ama düzenimiz bozulur, dengelerimiz altüst olur ve dertsiz başımıza dert alırız. Konuşmak başımızı dert açmaktır bir bakıma. Hangimiz ister ki bunu? Çoğumuz istemediğimiz için konuşmaktan uzak duruyoruz. Kapalı kapılar ardından bülbül gibi şakıyan bizler, mesele derdimizi anlatmaya gelince dut yemiş bülbüle dönüyoruz.
Üzüyor elbette bu durum. Ama sonuç değişmiyor. Konuşmamız gereken yerde susuyoruz. Hakkımızı arayamıyoruz, içimizde dert oluyor içimizde kalanlar. Kim bilir konuşursak hayal dünyamız yıkılacak diye korkuyoruzdur. Belki de gerçekten konuşmak için ne sebebimiz ne de iki çift lafımız vardır. Kendimizi kandırıyoruz desem abartmış olur muyum? Sanırım olmam. Yalanı yok cesareti yok çoğumuzun. Düzeni değiştirmeye, dertlere derman olmaya, hataları, kusurları silmeye cesaretimiz yok. Sonrası mı? Aklımızdan geçenler aklımızda kalıyor, yetmiyor içimize dert oluyor.
NECATİ DİLEK
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.