0
Yorum
2
Beğeni
0,0
Puan
264
Okunma
“Üzerinde yaşadığımız dünya, ne ‘cennet’ ne de ‘cehennem’ sayılmalı kanımca... Her ikisi de bizim tutum ve tercihimizin sonucu olarak vardır çünkü. İnsan soyu, kendi cennetini ve cehennemini kendi yaratıyor sonuçta. Hayatımızdan yakındığımızda, ne ölçüde cehennem hissine kapılıyorsak, o derece kendi cehennemimizden şikâyet ediyoruz demektir. Aynı şekilde iç huzuru ve memnuniyet hissi de kendi emek ve çabamızla oluşturulmuş sabrın cennetine erişmenin sonucu... “ derseniz, size itiraz ederim. Zira birey iradesini abartır bu kabulleniş ve gerçekçi değildir. Bence cennet de, cehennem de toplumsal el birliğiyle inşa edilir, edilecekse. Dayanışma, niyet ve güç birliği, kararlılık olmadan bireysel ölçekte küçük cennet kurmak mümkün olsa bile eğreti, geçici ve aldatıcıdır. Ha, küçük cehennem öyle değil, bakın! Bireysel küçük cennetinizi büyütemezsiniz ama cehennemin nokta kadar da olsa, yayılmak, etrafa sıçramak istidadı vardır.
Niye böyle düşünüyorum? İnsan soyunun umudunu ve yaşama sevincini elinden almak gibi bir kötücül tavrım mı var? Değil, elbette! İnsanlık tarihine ve olup bitenlere bakıp bir akıl yürütmede bulunuyorum naçizane. Kötü niyetin ve kötülüğün orman yangını gibi yayıldığına tanık olup bir genel yargıya varıyorum kendimce. Zehirli gücü eline geçirenlerin kendi adalet anlayışlarını evrensel hukuk normlarının önüne koyup dünyaya dayatmalarını gördüğümüz için, çağın tanığı bir birey olarak susmak yerine içlenip söyleniyorum umarsızca. Umarsızca çünkü adaletin gücü değil, gücün adaleti yürürlükte ve yüzyıllar boyunca hiç değişmedi bu durum, ne yazık ki...
Bir belgeselde izlemiştim. Birkaç aslan dalıyor geyik sürüsüne... Çil yavrusu gibi dağılıyor her biri bir tarafa; başının çaresine bakma telaşında, can derdindeler. Akıllarına gelmiyor, bir arada durmak ve karşı hamle yapmak! Bir becerebilseler güç birliği oluşturmayı, farklı olacak akıbetleri... Doğru, vahşi doğanın kurgulanmış kendine özgü bir hayatta kalma mücadelesi var, ama hayvanlar dünyasının gerçekliği olarak. Oysa biz, insan yaratıldık! Dünyayı birbirimize cehennem kılmamak gibi bir niyet ve irademiz olmalıyken susup seyirci kalmak, insan varlığımızı yadsımak değil midir? ‘Dilsiz şeytan’ kılığına girmek veya ‘Beni sokmayan yılan’ algısına yaslanmak, ödeyeceğiniz bedeli ortadan kaldırmaz ama geciktirir sadece. Bunu devletler ve toplumlar düzeyinde de böyle anlamamız gerekir. “Düşmanımın düşmanı benim dostumdur.” çıkarcılığı sizi hukuksuzluğun tarafında tutuyorsa, aman dikkat! İnsan hakları, demokrasi, devletler ve milletler hukuku... Geçin bunları! Güçlü veya güçsüz, herkese eşit dokunabilen adalet tesis edilmedi henüz mavi kürede... Kanmayın tatlı masallara... Uyur sonra da çok acı bir şekilde uyanırsınız ki, iş işten geçmiş olur. ‘Kurt ile Kuzu’ masalını hatırlatırım. Benden söylemesi!
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.