0
Yorum
5
Beğeni
5,0
Puan
186
Okunma
9- 05.11.2001
Cide
Monolog
-Deneme-
Dün ve kaç gündür devam eden yağmurlardan sonra
kuru soğan sarılığında; ıhlamur tadında, kaplıca ılıcalığında bir sonbahar günü. İkindi güneşi alaca bulutları yanar dönere boyamış deniz pembe tüle bürünmüş ,yamaçlar mor örtüyle süslenmiş…
Akıl --Dokuz günlük bayram tatilinden sonra dün Ankara’dan döndüm.
Duygu:
-o bugün gelecek yolunu beklemekte olduğum
sonbaharımı, ilkbahar edenim gelecek…
Akıl: -- gene ne hayallerdesin bu ne telaş!
Duygu: - bu yaşıma değin böylesini yaşamamışım…
gelmesinin sevinci ; gelmemesinin acısı…
sevinçle acı; neşeyle hüzün iç içe;
etle tırnak gibi ayrılmaz iki kardeş…
Ah!.. ne tatlı bir heyecandır o!
Akıl: -Evet ama sonbaharı ilkbahar etmek..!
Duygu: --Doğa bu!.. yazı kış kışı yaz eder mi eder…
Nicesi yaşanmış doğa hallarıdır…
Akıl: -onlar doğanın doğa üstü halleridir…
Duygu: -doğanın şaşkınlık hali mi yani!
Akıl: -şaşkınlık demeyelim de, doğanın içinde, başka etmenlerin tesiriyle, oluşan ‘kırk yılda bir görülen türünden olsa da sonuç değişmiyor, mevsimler yine kendi kurallarınca yürüyor…
Duygu: -İyi ya ben de doğanın bir parçası olarak bu olabilirlik halini yaşıyor olamaz mıyım…
Akıl : - Nasıl!... yaşın elli ise yirmiye mi inecek
Duygu: -Doğa aşkta, sevgide… sınır tanımaz, biliriz…
Doğada etmenlerinden söz ettiniz … benim etmenim, içimdeki sevgidir, kıvılcımı sevgiliğe duyulan arzudur…
Akı -Güzel de; 15-18 yaşlardaki halini yaşayacağınızı sanıyorsun.
Duygu: Dağın içinde volkan varsa…
Akıl:- Sorumuzun yanıtı bu olmamalı… doğa ananın tılsımını içinize üflediği o yaş yılların heyecanı yaşaynır mı mümkün mü!
Duyu: -Ben de diyorum ki doğada sevginin ve aşkın sınırı ve
yaşı olmaz… yaşlı bir meyve ağacı da çiçeğini açıp meyvesini
verdiğine göre her yaşta sevgi ve aşk duygusu olacaktır her canlının
ilk aşk duygusu kadar olur mu olmaz mı, sorusuna gelince ;
Neden olmasın ki… meyve olgunlaşınca kıvamını bulduğunda
Akıl: -Hiç zorlamayınız, dünyanın dönüşünü, suyun akış yönünü
değiştirmeye Olimpos’taki Yüce Zeusun da gücü yetmeyeceğine göre..
Duygu: -Bizimki’nin belki yeter…
Akıl: -Bizimki kurallarını koymuş , elini çekmiş…
koyduğu kurallar tıkırında yürüyor.
O’nun kuralları bir yana;
Bir de sosyal kurallar var, sosyal ve toplumsal kurallar kurumlar var…
Duygu: -Yani ben, sosyal kuralları kurumları çiğnemiş mi oluyorum… trafiğin ters yönünden mi sürüyorum arabamı!.
Akıl: -Onu kendin değerlendireceksin; trafik levha ve kurallarına dikkat edeceksin; beynini ve yüreğini birer kefeye koyup tartacaksın;
bir de; kendi kararını bir kefeye; toplumun değer yargısını
diğer kefeye koymalısın-…
Duygu: -Şimdi gelecek olan sevgiliye karşı, nasıl davranmalıyım,
toplumun değer yargısını düşünüp geri mi çevirmeliyim;
onun gururunun incinmesinin, bir anlamı, insani ve sosyal bir anlamı
bir değeri yok mudur…
Oturup iki laf edersek kıyamet mi kopar!...
Akıl: -Kopar mı, kopar! Toplum bunu bilmez ki!..
Duygu: – Dana mı arar!..
Akıl : – dana değil düve arar tosun arar…
Sen bir fert olarak toplumun bir ferdi olarak
Ne düşünürsün!?
Duygu: – Sevgi var sevgi var doğa sevgisi inanç sevgisi mal mülk… var da var…
Akıl: _-- konuyu saptırma soruya gel…
Duygu: – Anlıyorum da anlatamıyorum sevmek nedir bir duygudur. İçsel bir hal bir alem… sevileni incitmeyen duygusal bağlılık yani
Akıl : – Sizin dediğinize platonik aşk deniyor. Toplumların yaptırımı genellikle ağır basan taraftır…
Duygu: - Gelenekler töreler nedir toplumun alışkanlığı değil midir.
Akıl: - Gelenekler töreler izafidir. Yere zamana akımlara göredir Evrensel olan sevgidir. Evrensel olanı yöresel olana feda etmemeli.
Günümüzde yaşanan kadın cinayetlerin temelinde yatan bu ilkel alışkanlıklardır Hele dedikodu, gıybet ise konu… Çaresi eşitlikçi laik eğitimdir eğitim…
- 05.11.2001
Cide
5.0
100% (1)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.