12
Yorum
14
Beğeni
0,0
Puan
283
Okunma


Çocukluğumda okuduğum bir hikâye vardı;
Yaşlı tomurcuk ve genç tomurcuklar.
Baharın gelişiyle, güneşi gören genç tomurcuklar, hemen açmak istemişlerdi.
Tecrübeli ve bilge yaşlı tomurcuk ise,
-Durun, henüz erken, biraz daha bekleyin! diye genç tomurcukları uyarmıştı.
Biraz daha bekledi tomurcuklar.
Ancak, günler geçtikçe, güneş onları cezbediyordu. Güneşin sıcaklığını gördükçe, içleri ısınıyor, kanları kaynıyor, açmak istiyorlardı.
Bilge tomurcuk yine onlara engel oluyordu.
Günler, haftalar olunca, artık gençler söz dinlemez oldular.
-Bak Bilge, hava çok güzel, artık açabiliriz. dediler.
-Durun henüz vakit gelmedi! dese de yaşlı tomurcuk; gençler artık onu dinlemedi.
Bir tanesi cesaret edip açıverdi.
Onu izleyen diğerleri de, gençten cesaret alarak tek tek açtılar çiçeklerini.
Hep birlikte bembeyaz gelin duvağı gibi güzelliklerini sergilediler.
Güneş o kadar güzel parlıyordu ki, taç yaprakları da ışıldıyordu.
Tomurcuklar, neşe ile, güzel ve ılık havanın keyfini çıkartıyorlardı.
Bazı tomurcuklar ise bilge tomurcuku dinledi ve açmadılar.
Genç tomurcuklar güneşin keyfini çıkarttılar birkaç gün.
Bir gün aniden hava değişti.
Bulutlar doldu tepelerine. Amansız bir rüzgar, o güzelim çiçeklerinin taçlarını döktü.
Ardından gelen sağanak yağmurda, dallarına tutunamadı tomurcuklar. Tek tek yerlere düştüler.
Düşerken yardım istemeleri ise boşunaydı.
Kimse onlara yardım edemezdi.
Sadece arkalarından seslenen yaşlı tomurcuğun sesini duydular:
- Size demedim mi daha vakti gelmedi!...
Bazı tomurcuklar ise şanslıydılar. Düşmediler. Ancak, onlar da yağmurla beraber gelen soğuğun ardından gelen don ile dondular.
Geri gelen kış onlara kötü bir sürpriz yapmıştı.
Oysa Yaşlı Bilge bunu biliyordu.
Hayat tecrübesi ona bunu öğretmişti.
Şubat ayında , cemrelerden sonra gelen güneş aldatırdı. Ardından Mart soğukları gelirdi.
Kar yağar, kış gibi bir bahar yaşanırdı.
Güngörmüş Yaşlı Bilge Tomurcuk, dedelerinin sözünü dinleyerek, vakitsiz açmamış ve bu zamana kadar hayatta kalmıştı.
Tıpkı onu dinleyen genç tomurcuklar gibi...
Görseldeki bizim bahçenin erik çiçekleri de güneşi görüp açıverdiler.
Oysa şimdi hava birden soğudu ve çiçekler dökülüyor.
Bakalım yarın hava nasıl olacak ve çiçekler neler yaşayacak.
Mevlâ görelim neyler, neylerse güzel eyler.
Hikayeden alacağımız kıssadaki hisse ise;
Bizler her zaman bilemeyiz. Tecrübe sahiplerinin nasihatlerine kulak vermeliyiz.
Onların bir bildikleri var demek ki, nasihat ediyorlar.
Her iş için, başlamadan önce, o işte usta olanlara danışmalıyız.
İstişare sünnettir. Unutmayalım.
İstişare etmeyen pişman olur atasözümüzdür.
Okuyanlara ve ders çıkartanlara teşekkür ederim.
Selam ve dua ile...
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.