Uyanık bir tek adam, uyuyan binlerce kişiden daha güçlüdür. s. carnot
Rû //
Rû //

Konuşan Eşyalar 1

Yorum

Konuşan Eşyalar 1

12

Yorum

15

Beğeni

0,0

Puan

1788

Okunma

Okuduğunuz yazı 5.11.2021 tarihinde günün yazısı olarak seçilmiştir.
Konuşan Eşyalar 1

Konuşan Eşyalar 1







Tam üç mevsim geçmişti üzerinden; aradığında beni, bulabileceğine inanıyor muydu gerçekten?... Sözleri kanun gibiydi bir zaman;  yine konuşsa, işe yaramaz olduğumu hissettirmeden. "Başımın üstünde yerin var" dese bana, bozup dimdik duruşumu çıkardım en kuytu ve karanlık köşelerden.


Eskiden öyle değerli kılardı ki beni, dikenli tellerle çevrilmiş küçücük ülkeye benzetirdim kendimi. O, tam ortada durur sancağına sarılan savunmacı nefer gibi yaklaştırmazdı yamacıma kimseleri ki yaklaşan olursa da dağıtırdı tüm gücüyle düşman kuvvetlerini.



Gezmek en büyük tutkusuydu; arabasız, otobüssüz. Hafta sonları yürürdük birlikte doğayla iç içe... Hele o sonbahar geldiğinde daha bir yakınlaşırdı benimle, yanından hiç ayırmazdı. Eşlik ederdim ben de seve seve. Pazara, çarşıya, markete ve hatta evinden işine, işinden evine giderken bile... Çoğu zaman birlikte düştüğümüz yollarda baş başa kalışımız mutluluğumun en büyük sebebi olsa da kalabalığa karıştığımızda  illaki karşılaşırdım hemşeri ve arkadaşlarımla...



Ah!... O an işte, vay ki vay benim halime. Bir suçum da yokken üstelik,  gözün gözü görmediği hava şartlarında bir çarpışma anı bu sadece "Sen misin kafa kafaya tokuşup selamlaşan?" diyerek uzaklaştırırdı beni hemen söylenerek. Öyle sinirlenirdi ki tırnaklarını geçirirdi adeta gözlerime delik deşik olacağım sanırdım... Sağlam ve yıllardır  bozulmayan sevgimiz sarsılırdı bu darbelerden sonra, içime kapanırdım.

Eh, benim ahbaplarım tanıdıklarım var da onun yok muydu sanki? Gerçi onunkilerin alacaklıymış gibi bakardı gözleri... Aniden ileri itip gözlerine sokarcasına gösterirdi beni, öyle ki kafa göz girişip pata küte saplandığım olurdu sert gövdelerine, tıpkı bir ok gibi.


 
Bazen unutkanlığının kurbanı olurdum, alışveriş sevdasına. Boynu bükük bir halde somurtup dururdum, yaslanıp mağaza kapısına. Başımdan terler akardı, içim kururdu beklemekten. Hatırlanmak güzel şeydi gelip aldığında beni. Geçici bir unutulmuşluktu bu, sevinirdim kavuştuğuma.



Sokak ortasında birlikte raksettiğimiz günler geliyor aklıma... Bir dokunuşuyla bana:
Şıkkk!... Şırrakk!...
Sevinçten ağzım varırdı kulaklarıma. Ayakkabılarının topuk sesleri de karışınca yağmura, efsanevi bir melodi... Bir mikrofon gibi hissederdim bazen ellerinde kendimi, hani şu tüm bedenini titreterek şarkı söyleyen arabeskçilerin heyecanına karışmış meltem rüzgârlarıyla çırpınıyormuş gibi.



Birbirimizi kaybetmişliğimizde çoktur ama arayıp bulurdu beni ya da ben ne yapar ne eder alırdım soluğu onun yanında. Kaybolmuşluk çok başka bir şeydi, ben hep kaybolur kaybolur sonra yine bulunurdum... Gerçekten unutulmuşluk bir mağaza kapısında ya da pazarda sebze meyvelerin arasında bırakılmaktan çok daha farklıydı. Unutulmak tam anlamıyla yok edilmenin adıydı. Tüm bunların bana hissettirdiği varlığım onun çok yakınındayken, yok edilmişliğimin itirafıydı.



Bir açsa karanlıkta kalan kapımı, bir bulsa beni, bir görsem yardım isteyen gözlerini. Yine yel vurdukça tepeden, dondurucu soğukları ben taşırdım ona hissettirmeden. Korurdum onu  en şiddetli yağmurlardan ve yakıcı güneşlerden... Hep yanında olurdum ne zaman isterse, kırılmışlığım olsa da unutulduğum için karanlık bir vestiyerde...


EbRuAsya//

Paylaş:
(c) Bu yazının her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Yazının izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Yazıyı Değerlendirin
 
Konuşan eşyalar 1 Yazısına Yorum Yap
Okuduğunuz Konuşan eşyalar 1 yazı ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
Konuşan Eşyalar 1 yazısına yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
eMİNeYZAMAN
eMİNeYZAMAN, @emineyzaman
6.11.2021 23:54:29
Güne gelişini çokça tebrik ediyorum canım.bugun ve yarin çok doluyum. Yine gelicem ve tekrar okuyacağım.



Sevgilerimi bırakıyorum.
neneh.
neneh., @neneh-
6.11.2021 21:59:21
Muhtesem!.Cogu zaman kullandigimiz esyalarla bir bag kuruyoruz sanki..Zamanin cogunu gecirdigimiz nesneler..Keyifliydi bir semsiyenin konusmasini okumak.Ustaca yazilmis ve gune gelen bir yazi.Kutluyorum.Saglicakla..Saygiyla..
Sahir Neva
Sahir Neva , @sahirneva
6.11.2021 21:52:50
Kimi hararetten kimi rutubetten korurken kimi zaman da bir dayanağımız asamız bazen de imaj unsuru aksesuar olur, şemsiye.

Grafoloji uzmanlarına ya da robot resim çizen uzmanlara sorulsa kişinin şemsiyesinde kişiliğinden ibareler bulacaktır muhtemelen.

Bu yazıda ki şemsiyeyi ben kendimce kişinin en yakın arkadaşına benzettim biraz öyle ki o her zaman başımızın üstündedir biz onu kaldırırız var gücümüzle bazen yorar bizi onu sürekli kollamak ama hiç endişemiz de olmaz başımıza gelecek olana atılacağına ve kendini sere serpe göğüs gerceğine…

Ama bazen öyle olur ki unuturuz onu alışverişte eğlencede kendimizi çok iyi hissettiğiniz sıcak konforlu bir yerde, gönül koymaz belki canı sağ olsun iyi olsun der uzaktan şefkatiyle…

Onu asıl üzen herkesin başına üşüşen bir fırtına ortasında kanadı kolu kırılma pahasına ve olanca direncine rağmen
Kendi bencilliğimize kurban etmek olacaktı…

Ah bu şemsiye ne kadar sohbet ehli çıktı böyle çenem düştü benim de :) tebrik ve sevgilerimle
hüzünlükent
hüzünlükent, @huzunlukent1
6.11.2021 20:00:47
Günün yazısını ve sevgili yazarı Rû//
Seni tebrik ediyorum

Sevgiler olsun
İbrahim Kurt
İbrahim Kurt, @ibrahimkurt
6.11.2021 13:03:34
İddialı ve inatcı bir dönüşe bile varım diyor duygular güzel bir çalışma okurdum kutluyorum saygılar
İsabella
İsabella, @isabella342
6.11.2021 02:37:23
10 puan verdi
Bugün hızlıca okuduğumda, evet güzel birşey anlattı Ebru ama konu neydi acaba diye düşünüp ikinci kez okumaya fırsat bulamamıştım.

Ne güzel bir tercümanlık bu.. "konuşan eşyalar 1" olduğuna göre devamı da var demektir.. işte buna sevindim. Keyifli ve çok farklı bir çalışmaydı.

Sevgili şemsiye bazen kimseye görünmek istemediğimde biraz seni önüme eğer, herkesten saklanırdım. Ama saklanırken sırtımdan hep ıslanırdım. :)


Sevgiler canım Ebru.
deniz-ce
deniz-ce, @deniz-ce
6.11.2021 00:07:02
konuşanın şemsiye olduğunu anlamam için ikinci kez okumam gerekti:)
yazılarını seviyorum.

Tüya
Tüya, @tuya
5.11.2021 22:30:44
Kimi eşyalar yoldaş olur bize. Yalnızlığımızı giderir, yağmurda, tipide. Konuşuruz, konuştururuz onları; yazarın yaptığı gibi...
Fakat kimi zaman da yük olurlar sadece. Bir yanımıza sığdıramayız onları. Ya önümüzdekilere; ya da arkamızdakilere musallat olurlar, Tıpkı hikayenin kahramanı gibi... :)

Şemsiyeyi yücelten hoş ve yalın bir anlatımdı.

Tebessümle, sevgilerimle, sevgili Rü.
Ay
Ayşenur Çiftçi , @aysenurciftci
5.11.2021 20:00:47
Çöp konteynerlerinin yanına bırakılan bir eşya gördüğümde; (bazen tekli bir koltuk olur, bazen ayağı kırık bir sandalye, bir sehpa, küçük bir dolap kimi zaman) içimde bir yerler derinden sızlar. Öyle böyle değil epeyce bir hüzün hissederim.

Örneğin; o koltuğun eve geldiği ilk hali gelir aklıma. Salonda baş köşeye yerleştirilişi. Yanına konulan sehpa ya da ona eşlik etsin diye başucuna konulan lambaderi. Ev sahiplerinin ona sevgiyle bakışlarını, itinayla kullanışlarını düşünürüm.

Sonra eskiyince, bir şekilde ondan vazgeçilince evde bir odadan diğerine ittire kaktıra ve hatta söylenerek sürüklenişi gelir gözümün önüne.

Yeni gelen eşyalar hep öyle baş üstü yaşayacaklar sanırlar. Eskilerin dili olsa da söyleseler keşke onlara;
bir zamanlar onlar da baş tacıydılar...

Güzeldi Ebru'cum
Özlemle okudum😌 şimdi şiire geçiyorum.
deniz_tayanç1
deniz_tayanç1, @deniz-tayanc1
5.11.2021 19:19:59
10 puan verdi
🙂
Derdi ki, balıkçı arkadaş.
Yolun yarısını yürüdün, nerden belli.
Demezsin çay bardağı, Lisanın incebelli. Döner bir arkadaş gibi bakarsın süzülen martıya, güya arkadaştan durur selama.
Bir şemsiyenin insanla bütünleşmesi güzeldi.
Çok saygımla.
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Üyelik
Giriş paneli

Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL