13
Yorum
2
Beğeni
0,0
Puan
1107
Okunma

Hani çocuklara hep sorarlar ya:
“Büyüyünce ne olacaksın?” Diye.
Genellikle ya öğretmen ya da doktor olmak isterler.
Niye bu ikisi?
Ya öğretmenini çok seviyordur. Ya da kendisi veya bir yakını hastadır.
Büyürler.
Hayatın rüzgârı kimini hazan yaprağı gibi önüne katar sürükler.
Kimini de verimli bir toprakta bol meyve veren köklü bir ağaç eder hayat.
Çok azdır istediği mesleğe sahip olan.
Bana kimse sormamıştı. Büyüyünce ne olacaksın diye. Ama ben öğretmen olmak istiyordum.
Bir gün matematik öğretmenime sormuştum:
“Öğretmenim bu X’ler Y’ ler hayatta ne işimize yarayacak?”
Uzun uzun anlatmıştı. Aklımda kaldığı kadarıyla; beynimizi çalıştırdığı, düşünme yeteneğimizi geliştirdiği gibi bir şeyler söylemişti.
Ben de okudum. Öğretmen oldum. Hem de matematik öğretmeni.
Okulda tanıştığım biriyle de evlendim. Her ikimizde atama bekliyorduk. Eşimin ataması yapıldı.
Ben yıllarca bekledim. Atanamıyordum. Tanıştığımız ilk yıllarda birbirimize en namlı şairlerin bile
hayran olacağı sözler söylemişken, şimdi her gün kavga ediyorduk.
Eşim:
“Böyle yatmakla, beklemekle olmaz. Git kendine iş bul.“ Diyordu.
Nasıl bir iş bulacaktım? Bildiğim X’ler, Y’lerdi. Bu kimin işine yarayacaktı da bana iş verecekti?
Benim durumumda olan birçok insan yetiştirildikleri branşlara atanamadıkları için polislik mesleğini seçmişlerdi. Ben de onların yolundan gittim. Polis oldum.
Haklarını aramak için yollara çıkanlara gaz sıktım. Ensesine çöktüm. Kelepçe taktım.
Bazen vurdum. Dövdüm.
Okullarda görevlendirildim. Çocuk cıvıltılarını duydum. Ağladım.
Bu işkenceye daha fazla dayanamadım. Polislikten ayrıldım.
Eşim de benden ayrıldı.
Kocasından ayrılan kızın babasının evine döndüğü gibi babamın evine döndüm.
Psikolojim bozuldu. Hastanelerde yattım.
Şimdi anlamadığım kelimeler yazan bir raporum var elimde.
Bazen kahkahalarla gülüyor, bazen hıçkırıklarla ağlıyorum.
Halk deyimiyle artık bir deliyim ben.
Annem zaten yok. Her gün emekli maaşı yetmediği için üç kuruşa bir işte çalışan babamı bekliyorum balkonda. Onun getireceği sigarayı bekliyorum. Günde iki paket, üç paket sigara içiyorum. Hiç bir şey yemek istemiyorum. Ne yersem de babamın korkusuyla yiyorum.
Ölmek istiyorum. Ölemiyorum.
Yaşamak istiyorum beceremiyorum.
Ben çok suçluyum.
ÇOK SUÇLUYUM…