7
Yorum
5
Beğeni
0,0
Puan
1784
Okunma


Kahvaltımı yaptım , biraz ben ve midem dinlensin diye oturuyordum. Nedense aklıma Ayşenim ablam
ve çıkmaz sokağımız geldi. Aslında aklıma gelen Ayşenim ablann beline kadar inen hepsi de beşibirlik
olan altınlarıyla sokakda nasıl rahat yürüdüğüydü. Allah korusun şimdi aynı durumda gezse kim bilir
başına neler gelir. Adım başı Suriye’li. Bunlardan hiç iyi söz edilmiyor. İyi ki zaman o zamandı. Rahat
rahat çeşmeye su getirmeye, çayda çamaşır yıkamaya, çocukların arkasından koşmaya gidebildi..
Çıkmaz sokağımızdan şiirlerimde de çok söz ettim. Orada yaşarken burasının bir çıkmaz sokak olduğu
bir çıkmaz sokak olduğunu pek düşünmezdim. Kendimce bir yol bulup çıkmaya çalışırdım. Hem sokak
sakinleri hepsi candan, güler yüzlü iyi insanlardı. bizim evin karşısındaki rahmetli Halime ablayı onun
kaynanasını hatırlıyorum. Halime abla sakin, öyle de konuşan biriydi. Kaynanası Sare teyze ise değme
tiyatro oyuncusuna taş çıkartır özellikteydi.Birinden söz ederken onu bütün hal ve hareketiyle anlatır
hatta ayağa kalkar o kişiyi yaşatırdı adeta.
Sokağımızda önce bütün evler toprak damlı, bir iki katlı. İki katlı dediklerimin altı ahır ve samanlıktı.
Bizim ev ve sokağımızdaki diğer hancı halime abla gibi. Halime abla duldu. Evi cadde başındaydı. İlk
görüşte evi tek katlı sanırdınız ama altı ahırdı. Perşembe pazarına gelen bazı köylüler at eşek neleri
varsa buraya bağlar. Yukardaki tek oda handa yatarlardı. Genç yaşta ölen eşinden üç beş kuruş alır-
almaz mı onu bilmiyorum. Bu küçük yerden karnın doyururdu. Bizim ev onun evine ekliydi.Balkonda
onun konuşmalarını, köylülerle ettiği pazarlığı, ne yapmaları gerektiğini anlattığını duyardım.
Çıkmaz sokağımıza girmişken buradan sokak satıcılarının eksik olmadığını da söyleyeyim. Sırf kapıya
kadar gelen satıcıdan kurtulmak için bir karyola takımı aldığımı da söyleyeyim. Sokağa abe hanımlar
size ne güzel şeyler getirdim. Hele toplanın yancağızıma size göstereyim diyen. Bülbül gibi şakıyan
en az bir kaç kişi koşardı. Almazlarsa da bakmak için. Cicili biçili şeyler içlerini şenlendirir yüzlerine
gülücük pembeliği yayılırdı. Bizim evin karşısı da hem ev hem handı. Kaynanası olan Halime ablagil
burada otururdu. O ve onun evinin yanındaki tek katlı evde oturan eltisi Yasemin satıcının yanına en
çok gelenlerdendi. Olmazsa pencereden bakıp konuşarak bir şey alacaklarsa, daha doğrusu satan kişi
kandırırsa bir şey alırlardı. Ben yukardan balkondan izlerdim onları.Bir şeyler satıp, almak bu çıkmaz
sokaktan çıkmaya yeter miydi acaba diye düşündüm bir an..
Çıkmaz sokağı çıkmaz yapan ev İsmet dayıgilin iki katlı kendilerinin elleriyle yaptığı evdi. Çocukken
bu evin inşaatında oynardık. Bunlar karı koca iki yaşlı insan otururdu önce. Onlar ölünce oğulları ve
onun oğlu evlenerek burada oturdu. Sessiz insanlardı. Sokakta en çok sesi çıkan Ayşenim ablaydı. O
ve fırıncı olan eşi Masarağa.. Bir keresinde sözle babama bile atıp tuttuğunu duydum. Ayşenim abla
susturmaya çalıştı ama boşuna. Konuşmaya başladı mı susmazdı. Bazen de öyle yumuşak, nazik biri
olurdu ki o insan bu mu demekten kendinizi alamazdınız.
Sokaktaki annemin sesini yazmayı unuttum. Annem bahçeyi ekip diker. Akşam olunca yorgun argın
eve dönüşte. İsmet dayıgilin evin önündeki merdivende oturan kadınların yanına çöker, bizim evde
o günlerde neler olup bitiyorsa gür sesiyle anlatırdı. Çıkmaz sokak değil,caddeden geçenler duyardı
nerdeyse. Ben akşama kadar evde dikiş diker olurdum. Annemin bir an önce eve gelmesini isterdim.
O sokaktaki komşularla sohbet edip iyice içini boşaltmadan gelmezdi. Bu arada ben kendi kendime
kızardım anneme..
Bu arada mutfakta bulaşık beni beklesin. Ayşenim ablanın altınlarından başlayıp annemden çıktım.
Ayşenim ablanın altınlarına ne mi oldu? Pek fikrim yok. Bildiğim Ayşenim ablanın bir daha altın
takmadığı. Önce fakirdiler sonra çocuklar büyüyünce zenginlediler. Çıkmaz sokaktaki köşedeki o
küçük evde fırın işçisi kişiler oturur. Ordan alacakları kiraya ihtiyaçlar yok. Pek çok evleri var ama
çıkmaz sokaktaki gibi rahat, huzur içindeler mi? Sanmıyorum. Her çocuktan bir dert var. Yani dört
oğlandan dört dert..
Çıkmaz sokak daha duruyor yerinde. Bizim evi de sattı benim kardeşlerim. Orası tamir edilip çok
güzel olmuş diyorlar. Oradan geçmeyi canım istemiyor. Bütün çocukluğum gençliğim, orta yaşım
orada saklı. Ben artık büyük her tarafı açık bir evde oturuyorum, tek başıma.. Çocuklarımı küçük
evlerde büyüttükten sonra.. sağlık olsun..
05. 03. 2018 / Nazik Gülünay
Öykümü güne değer gören seçici kurula çok teşekkürler..
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.