11
Yorum
5
Beğeni
0,0
Puan
1497
Okunma

Toplanılır kamplarda. Kamp denilen yer askeri dinlenme tesisleridir. Deniz kenarıdır.
Ama çok azı girer denize. Sohbet edilir. Yaşların kaç olduğunun önemi yoktur. Çocuklaşılır, eski günler yaşanır. Birçok anıyla da geri dönülür.
Bir kampta buluşuldu yine. Valizler aceleyle odalara bırakılıp bahçede toplanıldı. Sarıldılar birbirleriyle. Hasret giderildi.
Daha önce görmediği birisi O nun dikkatini çekti. Hiç yabancı gelmemişti. Hafızasını zorladı. Gözlerinden tanıdı. Evet, oydu. Elli yıldır görmediği konuşmadığı Abbas’tı o. Heyecanla sordu:
“Abbas! Sen sin değil mi ?”
Abbas sevgiyle baktı gözlerine.
“Benim tabii !”
Hasretle kucaklaştılar. Gözyaşları birbirine karıştı.
Belki de insanların en önemli organı gözleridir. Onunla görür. Onunla konuşur. Onunla sever. Önce yüreğe aktarılır görülenler. Yürek coşar. Sonra gözün gördüğü söz olur. Dile düşer.
Sormalar, soruşturmalar, gülmeler derken sohbet sıradanlaşınca Abbas’la birlikte arkadaşlarından ayrıldılar. Konuşmadan yan yana yürüdüler. Deniz kenarında kumların üzerine oturdular.
Bir süre sustular. Kumları karıştırdılar. Denizin sesini dinlediler. Nice sonra Abbas:
“ Sorayım mı? Dedi.
“Sor”.
“Evlendin mi onunla?”
“Hayır. Bana sorduğuna göre onunla sende evlenmemişsin demek ki!
……………………………..
Kimdi o?
Yıl 1967. Martın sonları. Yer; Eskişehir askeri okul.
Bölük Komutanı:
“Hazırlanın. İnönü zaferleri yıl dönümü şenliklerine gidiyoruz.
Hepsi sevinçliydi. Kışladan dışarı çıkılacak, değişik bir gün yaşanacaktı.
Tören kıyafetli, ellerinde tüfekler vardılar İnönü’ye
Meydanda ki yerlerini alırlarken alkışladılar onları.
Kasabanın düzenlediği şenlik başladı.
Zaferlerin kahramanlıklarını anlatan konuşmalar yapıldı.
Şiirler okundu.
Halk oyunları oynandı. Daha sonra yöresel kıyafetiyle yaşı onlara çok yakın güzel bir kız mikrofonu aldı eline:
“Vatan bekçileri hoş geldiniz.”
Bunu söylemesi mi istenmişti ondan? Yoksa kendiliğinden mi söylemişti.
Bilemediler. Gururlandılar.
Sonra bir türküye geçti genç kız.
Onlardan birkaçı alkışlayacağım derken tüfeğini düşürdü. Birçoğunun kalbi bir başka çarpıyor, heyecandan titriyorlar, ellerindeki tüfeğe zor sahip oluyorlardı.
Coşkulu bir tören geçişi yaptılar. Seyredenler:
“Var olun. Çok yaşayın.” sesleri arasında sevgiyle alkışladı.
Şenlikler bitince; kasaba halkı onlara börekler, çörekler ikram etti. Türkü söyleyen o kız da hizmet ediyor, yüzlerine sevgiyle bakıyor, gülümsüyordu.
Okula dönüldü.
O da adını koyamadığı duygular yaşıyordu. Bunu en iyi arkadaşı Abbas’la paylaşmalıydı.
Ancak Abbas ondan önce:
“Ben İnönü deki o kıza âşık oldum.”
Şaşırsa da:
“Ben de” dedi.
Hayretle hatta kıskançlıkla yüzüne baktı Abbas. Hırsla ayrıldı yanından.
Günlerce konuşmadılar. Bir gün Abbas:
“Buradan ayrılınca branş okullarına gideceğiz. Sonra mezun olacağız. Paramız olacak. Ben o kızı bulup evleneceğim. Haberin olsun.”
O da aynı şeyleri hayal ediyordu.
“ Ben bulacağım onu. Ben evleneceğim onunla.”
İkisi de kararlıydı.
Eskişehir’ de ki okulları bitti. Her biri başka şehirde olan farklı branşların farklı okullarına gittiler. Abbas’la branşları farklıydı.Vedalaşmadan ayrıldılar. Bir daha da hiç arayıp sormadılar birbirlerini. Kardeşten farksız iken adını dahi bilmedikleri bir kız yüzünden düşman kesilmişlerdi.
…………………………………….
Abbas’ın telefonu çaldı. Telefonunun müziği;
Aylar oldu hala gelmez.
Gelip şu halimi sormaz.
Perişanım kimse bilmez.
Gülemem gülemem yar gülemem.
Türküsünün nağmeleriydi. Bu türkü İnönü deki kızın söylediği türküydü.
Abbas’a kendi telefon numarasını verdi.
"Çaldır bakalım benim telefonum nasıl çalıyor”
Gece gündüz hayalimde sen varsın.
Sensiz bu can bu tenimi ne yapsın.
Şimdi bilmem hangi yaban eldesin.
Mutlu musun üzgün müsün neylersin.
Le le neylersin.
O nun telefonunun müziği de bu türküydü.
İkisi de elli yıl geriye gitmişlerdi. Ayağa kalktılar. Sarıldılar birbirlerine. Kol kola arkadaşlarının yanına gittiler.
Ne demişti bir düşünür? “Gerçeğin adı ancak, hayal gerçekleşirse değişir”
Neydi onların ki?
Unutamamak mı? İlk göz ağrısı mı? Aşk mı? Gençliğin ilk heyecanı mı?
Neydi?
Belki biriydi bunlardan. Belki de hepsiydi. Ya da hiç birisi…
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.