Soyulduğu halde gülen adam hırsızdan bir şey çalmış demektir, boş yere üzülen ise kendi kendini soyar. william shakespeare
Bedri Tokul
Bedri Tokul

ELLİ YILIN SONUNDA

Yorum

ELLİ YILIN SONUNDA

11

Yorum

5

Beğeni

0,0

Puan

1496

Okunma

ELLİ YILIN SONUNDA

ELLİ YILIN SONUNDA

Toplanılır kamplarda. Kamp denilen yer askeri dinlenme tesisleridir. Deniz kenarıdır.
Ama çok azı girer denize. Sohbet edilir. Yaşların kaç olduğunun önemi yoktur. Çocuklaşılır, eski günler yaşanır. Birçok anıyla da geri dönülür.

Bir kampta buluşuldu yine. Valizler aceleyle odalara bırakılıp bahçede toplanıldı. Sarıldılar birbirleriyle. Hasret giderildi.

Daha önce görmediği birisi O nun dikkatini çekti. Hiç yabancı gelmemişti. Hafızasını zorladı. Gözlerinden tanıdı. Evet, oydu. Elli yıldır görmediği konuşmadığı Abbas’tı o. Heyecanla sordu:

“Abbas! Sen sin değil mi ?”

Abbas sevgiyle baktı gözlerine.

“Benim tabii !”

Hasretle kucaklaştılar. Gözyaşları birbirine karıştı.

Belki de insanların en önemli organı gözleridir. Onunla görür. Onunla konuşur. Onunla sever. Önce yüreğe aktarılır görülenler. Yürek coşar. Sonra gözün gördüğü söz olur. Dile düşer.

Sormalar, soruşturmalar, gülmeler derken sohbet sıradanlaşınca Abbas’la birlikte arkadaşlarından ayrıldılar. Konuşmadan yan yana yürüdüler. Deniz kenarında kumların üzerine oturdular.

Bir süre sustular. Kumları karıştırdılar. Denizin sesini dinlediler. Nice sonra Abbas:

“ Sorayım mı? Dedi.

“Sor”.

“Evlendin mi onunla?”

“Hayır. Bana sorduğuna göre onunla sende evlenmemişsin demek ki!

……………………………..

Kimdi o?

Yıl 1967. Martın sonları. Yer; Eskişehir askeri okul.

Bölük Komutanı:

“Hazırlanın. İnönü zaferleri yıl dönümü şenliklerine gidiyoruz.

Hepsi sevinçliydi. Kışladan dışarı çıkılacak, değişik bir gün yaşanacaktı.
Tören kıyafetli, ellerinde tüfekler vardılar İnönü’ye
Meydanda ki yerlerini alırlarken alkışladılar onları.

Kasabanın düzenlediği şenlik başladı.
Zaferlerin kahramanlıklarını anlatan konuşmalar yapıldı.
Şiirler okundu.
Halk oyunları oynandı. Daha sonra yöresel kıyafetiyle yaşı onlara çok yakın güzel bir kız mikrofonu aldı eline:

“Vatan bekçileri hoş geldiniz.”

Bunu söylemesi mi istenmişti ondan? Yoksa kendiliğinden mi söylemişti.
Bilemediler. Gururlandılar.
Sonra bir türküye geçti genç kız.
Onlardan birkaçı alkışlayacağım derken tüfeğini düşürdü. Birçoğunun kalbi bir başka çarpıyor, heyecandan titriyorlar, ellerindeki tüfeğe zor sahip oluyorlardı.

Coşkulu bir tören geçişi yaptılar. Seyredenler:

“Var olun. Çok yaşayın.” sesleri arasında sevgiyle alkışladı.

Şenlikler bitince; kasaba halkı onlara börekler, çörekler ikram etti. Türkü söyleyen o kız da hizmet ediyor, yüzlerine sevgiyle bakıyor, gülümsüyordu.

Okula dönüldü.

O da adını koyamadığı duygular yaşıyordu. Bunu en iyi arkadaşı Abbas’la paylaşmalıydı.

Ancak Abbas ondan önce:

“Ben İnönü deki o kıza âşık oldum.”

Şaşırsa da:

“Ben de” dedi.

Hayretle hatta kıskançlıkla yüzüne baktı Abbas. Hırsla ayrıldı yanından.
Günlerce konuşmadılar. Bir gün Abbas:

“Buradan ayrılınca branş okullarına gideceğiz. Sonra mezun olacağız. Paramız olacak. Ben o kızı bulup evleneceğim. Haberin olsun.”

O da aynı şeyleri hayal ediyordu.

“ Ben bulacağım onu. Ben evleneceğim onunla.”

İkisi de kararlıydı.

Eskişehir’ de ki okulları bitti. Her biri başka şehirde olan farklı branşların farklı okullarına gittiler. Abbas’la branşları farklıydı.Vedalaşmadan ayrıldılar. Bir daha da hiç arayıp sormadılar birbirlerini. Kardeşten farksız iken adını dahi bilmedikleri bir kız yüzünden düşman kesilmişlerdi.

…………………………………….


Abbas’ın telefonu çaldı. Telefonunun müziği;

Aylar oldu hala gelmez.
Gelip şu halimi sormaz.
Perişanım kimse bilmez.
Gülemem gülemem yar gülemem.

Türküsünün nağmeleriydi. Bu türkü İnönü deki kızın söylediği türküydü.

Abbas’a kendi telefon numarasını verdi.

"Çaldır bakalım benim telefonum nasıl çalıyor”

Gece gündüz hayalimde sen varsın.
Sensiz bu can bu tenimi ne yapsın.
Şimdi bilmem hangi yaban eldesin.
Mutlu musun üzgün müsün neylersin.
Le le neylersin.

O nun telefonunun müziği de bu türküydü.

İkisi de elli yıl geriye gitmişlerdi. Ayağa kalktılar. Sarıldılar birbirlerine. Kol kola arkadaşlarının yanına gittiler.
Ne demişti bir düşünür? “Gerçeğin adı ancak, hayal gerçekleşirse değişir”

Neydi onların ki?
Unutamamak mı? İlk göz ağrısı mı? Aşk mı? Gençliğin ilk heyecanı mı?

Neydi?

Belki biriydi bunlardan. Belki de hepsiydi. Ya da hiç birisi…

Paylaş:
5 Beğeni
(c) Bu yazının her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Yazının izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Yazıyı Değerlendirin
 
Elli yılın sonunda Yazısına Yorum Yap
Okuduğunuz Elli yılın sonunda yazı ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
ELLİ YILIN SONUNDA yazısına yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
su_misali(Gülhun Ertilav)
su_misali(Gülhun Ertilav), @su-misali-gulhunertilav-
16.11.2016 22:41:04

Demek ki gerçek aşkmış, duygular, aradan geçen onca zamana rağmen unutulmamış

flim gibi bir öyküydü, kahramanları günümüzde hala kahraman

kutlarım Bedri Bey, vefalı kalem

saygılarımla

Ayhan Sarıkaya
Ayhan Sarıkaya, @ayhansarikaya1
15.11.2016 23:51:46
Abi, yazını yeni okudum kusura bakma.
Yine döktürmüşsün valla. Ellerine sağlık.
Selamlar.
Davidoff
Davidoff, @davidoff
13.11.2016 14:30:22
Bana göre dostluk her şeyden önemlidir Bedri Ağabey.

Burada farkında olmadan yapılan tek hata var; o yıllarda ki yaşlarınız. Sanki Dünya'da kız kalmamış gibi ikinizin de aynı kıza ısrarla "aşık olmanız."

Bir defa erkek aşık olmaz bunu bilin.
Kadın aşık olur, erkek sever. O yüzden gerçek sevgi uzun sürer, aşk ise biter.

Saygıyla.


Kemnur
Kemnur, @kemnur
13.11.2016 01:33:17
Tebrikler...nice öykülerde buluşmak dileğimle...saygıyla
Nermin Kaçar
Nermin Kaçar, @nerminkacar
13.11.2016 00:13:04
Kavusamayinca aşk oluyormuş Bedri abim.Çok etkileyici bir hikayeydi ve. Kurgu olmaması yaşanmış olması daha da değer katıyor yazıya. Kalemine ve yuregine sağlık. Hakikaten o kız lerdeki acaba şimdi?. Saygilar can abim.
Bir tutam hayat
Bir tutam hayat, @birtutamhayat
12.11.2016 11:51:43
Güzel bir hikaye.
Bazı değerler unutulmuyor işte.
Bazı sevgiler ölümsüz olabiliyor.
Ve,
ayrı ayrı gönüllerde yaşamaya devam edebiliyor.
Ne demeli?
Sadece iki eski dostun değil,
yüreğinde sevgi taşımasını bilen herkesin hikayesi idi bu.
Sağ ol komutanım.
Fikret TEZEL
Fikret TEZEL, @fikret-tezel
12.11.2016 11:50:49
9 puan verdi
'' Belki de insanların en önemli organı gözleridir. Onunla görür. Onunla konuşur. Onunla sever. Önce yüreğe aktarılır görülenler. Yürek coşar. Sonra gözün gördüğü söz olur. Dile düşer. ''

Ah Bedri dost, yürekleri kabarttın yine.
tacettin yıldırım
tacettin yıldırım, @tacettinyildirim
12.11.2016 11:12:48
HATIRALAR KÖHNELEŞMİŞ DİMAĞLARIN KOLTUK DEĞNEKLERİDİR.

hangimiz yaşamadıki.... ilk aşkı ....içimizdeki yangın hiç sönmeyecek.... öyle güzel yazmışsınki usta okuyanın içi kıpır kıpır oluyor...iyiki varsın iyiki bu güzel sitede yazıyorsun...her daim artan sevgilerimle
İbrahim Çelikli.
İbrahim Çelikli., @ibrahimcelikli-
12.11.2016 10:14:45
kavuşmayan aşklar.. aşıklar olmalı
edebiyat sanat hatta içli türkülerin menbaı

aşk böyle güzeldir..
kimse aşık olduğu birine başkalarının aşkını çok görmemeli

ağaçların yukarıya uzanıp en yeşil en taze filizlerini coşkuyla yeşertmesi
güneşe olan sevdadan olmalı
çiçeğini en canlı renklere büründürmek iştahı..

bizin bi rİnönü seyahatimiz olmadı..
bir zafer bayramındaki en gözde kıza kendimizi layık görme şansımızda
olsa olsa mutluluğuna dua ettik birilerinin
dualarımızda adımız geçmedi..

işte geldik gidiyoruz
bir gönle sultan olmadan

canımız sağ olsun
yok yok olmasın



tebrikler
tebrikler
Oya gedik
Oya gedik, @oyagedik
12.11.2016 00:37:15
Evet Bedri bey yazıyı heyecanla okudum, insan oğlunun başına herşey geliyor maalesef, aynı adrese giden iki aşık istem dışı aslında, bilmeksizin sevmek en acısı. Yıllar önceydi aynı binada yaşadığımız komşumuzun iki kızı karşı binada oturan gence delice tutulmuşlar, genç bilekleri falan ,intihara kalkışmıştı. Ve iki kızkardeş öğrenince bu çarpıklığı anlayınca bitirip ayrılmışlardı.ve yıllardır iki kız kardeş dargınlar.Bir yıl once kardeşlerin babaları vefat etti cenazede bulundular ve halen dargınlar. Çok acı bir durum aslında, demekki ikiside gerçekten sevmişler ve çok ağır bir duygu bu.Yıllar acıları siler unutulur densede,aşk acısı derin bir yara...
Tebrik ederim efendim.
Sevgi ve Saygımla...






Oya gedik tarafından 12/16/2016 4:23:52 PM zamanında düzenlenmiştir.
sami biberoğulları
sami biberoğulları, @samibiberogullari
12.11.2016 00:26:40
Değerli abim.

Kamptı, arkadaşlarla buluşmaydı derken bizleri bir hayli ihmal ettin. Ben kendi adıma özledim seni.

Yazıya gelince:

Demek ki neymiş? Kaderin dediği oluyor. Gençlik heyecanı, kanın o coşkulu aktığı yıllarda hangimiz olmayacak kimlere aşık olmadık olmadık ki? Sahi acaba kaç tanemiz ilk aşkım dediği kızla evlendi acaba? ya da kaç kız?

Güzel öyküydü. Sonu buruk da olsa güzeldi. En azından elli sene sonra bir dosta yine dostum diye sarılmak en güzeliydi belki de...

Selam ve sevgilerimle.
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Üyelik
Giriş paneli

Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL