13
Yorum
3
Beğeni
0,0
Puan
1426
Okunma


Sana rastlayacağımı hiç umut etmediğim bir pencereden bakıyorum. Atlar dört nala koşuyor. Yabani şaha
kalkmaları korku veriyor içime. Ürkek bir ceylan olduğumu söylemedim mi. Birkaç adım daha atsam orda
altlarında kalacağımdan eminim.
Bütün ışıklar sönmüyor dışarda. Penceremin önündeki üç lâmbadan biri mutlak yanıyor gündüz vakti bile.
Bir lâmbanın altında seni görür müyüm o halı sahada. Gece çocuklar futbol oynadı orada.Altında kalmadı
hiç biri ağabeylerinin.
Beni sevdiğini hiç söylemedin. Neden görmedin bakışlarını. Hızlı adımlarla yürüyüp geçerken eski sokakta
birden adımlarının yavaşladığını unutmuş olamazsın. Nasıl seni seviyorum dediğini gözlerinin. Bir köprüde
içinden içime yürüdüğünü unutmadım. Bu deli rüzgârları sadece benim hazırladığımı düşünemezsin. Orda
tam köşedeki lokantada içtiğini, arkadaşlarının kolunda evinize götürüldüğünü. Annenin pür telâş kapıyı
nasıl açtığını. Seviyorum diye annenin boynuna sarıldığını.
Öyle azgın yaban atları salınmış ki doğaya.Kaçarak kurtuldum çiğnenmekten. Uzakta sarı ışıklı pencerede
gölgen vardı. Yoksa gölgeleriniz mi demeliyim. Üç çocuğa hamile bir kadın omzunda kara şalıyla yanında
duruyordu. Bakışlarımı kaçırdım pencereden. Hâlâ ardına dönüp bakıyordun. İnkâr etme boşuna sen beni
seviyordun.
Yazmak istediğim bunlar değildi. Toz duman edip ortalığı, kaçışan atları yazacaktım. Birden önüne geçtin
kocaman bir hayalle. Gerçeklerin üstesinden gelmek kolaydır. Hayallerle uğraşmak zor. sürekli yanan bir
lâmba ışığı az geliyor. Atlar gemi azıya almış hem. Benim sakin görüntümde bir şey belli olmasa da bu
böyle.
Bir kaç yıl öncesine kadar bir çıkmaz sokaktı yaşadığım yer. Herkes dar bir yol arardı kendine. Sözgelimi
Ayşenim abla fakirlikten kurtulmak, Leyla daha rahat yürüyebilmek, diğerleri ise çoluk çocuğuna güvenli
bir hayat sağlamak. Hemen hepsi bir yol bulup isteklerine kavuştular. Bir benim istediğim olmadı. Özlemin
yanımdan ayrılmadı. Senin bir hayal olduğunu, içimde yaşadığını unutarak baktım penceremden. Lâmba
her zaman yandı. Gece gündüz demeden. Yaban atları geçti önümden. Bahçemin çiçeklerini çiğneyerek.
Söyler misin bana ne bu atların özgürlüğünden.
Yatsı selâları verilirken, millet Kızılay’a direniş yürüyüşüne çağrılırken. Elindeki rakı şişesini pencereme
sallayarak geçsen. Sevineceğim sanki.
02. 08. 2016 / Nazik Gülünay
Yazımı güne seçen, seçici kurula çok teşekkürler.