3
Yorum
0
Beğeni
0,0
Puan
812
Okunma

Şehri tutsak eden bu karanlık kim?
Her şeyi avuçlamış üstelik.Şu birkaç evin sönmüş ışıklarında bile payı var. Uzadıkça uzanan yollar farlarını yakan otobüsleri çekiyor boşluğuna.
Motor sesi, uyku sıcaklığı ve nefes alıp veren uykusuzlar.
Daha ne olabilirdi ki?
Mevsiminde çiçeklenen ağaçların dallarında bile yağmur damlaları salınmakta,
kuşlar,
ya kuşlar?
Bir avcının kurşunuyla son nefesinde sallanmakta.
Doluluğundan patlamak üzere olan valizlere sıkıştırılmış umutlar. Varılan yerde ilk onlar geçilecek bere misali...
Yolculuklar.
Ne tuhaf!
Yüzyıllar öncesinde yaşayanlar da çıkmış yolculuklara.
Karanlığı suratsız bir adama benzettiler,
geceler geçirdiler uykusuz,
mutsuz.
Ferhat, Şirin’i bıraktı karanlık duraklarda, sokak aralarında yüzü maskeli adamlar çaldı dünyalar dolusu hayalleri,
Gemileriyle yanaştılar Ankara kıyılarına.
O gün bugündür denizini kaybetmiştir Ankara.
O gün bugündür sevmez o şehir içi sis tutmuş hayaletleri.
Ve beyazlara da küsmüştür yolculuklar.
Ve karanlıkta daha içine gömülmüştür yolcular.
Dahası mı?
Üstelik akşam vakitleri.
bu kadar.
N.K-2014
"Karanlığını içinde tutan bütün yolculara..."
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.