8
Yorum
0
Beğeni
0,0
Puan
765
Okunma

Ne kahvaltımı ne de yemeğimi mutfakta yemem.Ne zaman bir konuk veya çocuklarım gelir o zaman geçerim mutfağa. Çünkü mutfakta henüz küçük bir televizyonum yok. Yemek yerken ya kahvaltı yaparken zamanım boş geçsin istemem. Bir yandan tv izlerim. Genellikle
konuşma proğraramlarıdır baktıklarım. Bugün sabahta öyle yaptım. Konuşmacılar dünden bu
yana olan gelişmeleri konuşuyor eleştiriyorlardı. Sözgelimi başbakanın Berkin’in adını hiç anmayıp sürekli sözünü ettiği Mısırdaki ölen kızdan söz etmesini. Elbette o da acı bir olaydı
ama hç olmazsa ortamı yumuşatma babında bir iki söz söyleyebilirdi. Önünde ölü dururken
geçmişteki olayı durmadan anmanın bir anlamı yoktu. Kendi halkına adeta bir kışkırtma
yaparcasına şu acılı günde cenazeden dönenlerin üstüne saldırmanın gerekçesi neydi. Oraya
yani polislerin konuşlandığı yere gelelene değin bir sorun yoktu. Zaten sorun polisler toma
ve gazlarıyla düşmana saldırır gibi hücuma geçtiklerinde başlıyor. Bırakın Taksime mi gidecekler geçsinler. Sen orada düşman gözler gibi geçecek başka yolu olmayanlara engel
olmaya çalışırsan iyileşmeyen yarayı kaşımış olursun. Üstelik bunlar niyetlerini açıklamışlardı.
Taksime karanfiller bırakmak. Hayır! Yapamazlardı. Onca insanı dağıtmak istemenin ne gibi bir yararı olabilirdi? Sonuç da yarar değil zararı gösterdi.
Konuşanlardan programı yöneten kişinin Erdoğan’ın 30 Mart seçimleriyle halkın onu temize
çıkaracağını söylediğinden söz etti. Güzel bir benzetme yaptı. Sözgelimi seçmenler sanki bir
çamaşır makinası da Erdoğan bu makinadan aklanıp, temizlenerek çıkacak modundaymış.Bu
son derece yanlış bir düşünce. Oyu ne kadar fazla olursa olsun bu bir temizlenme olamaz. O
kendine o kadar güveniyorsa önce adalet önünde paklansın. Halk seçimle onu aklayamaz.
Üstelik verilecek kimi oylar konusunda şimdiden şaibeler varsa.Şimdi hangi lllerde olduğunu anımsayamadığım bazı yerlerde cami ve oturulmayan yerlere olmayan seçmenler yazılmış.
Her şey çalınıp çarpılıyor da bari milletin oyunu çalmayın değil mi? Ne yazık ki bu konuda da
durum çok vahim.
Allah yardımcımız olsun.
13. 3. 2014 / Nazik Gülünay