Hayat tramvay gibidir... tam yer bulmuş, oturacakken bir de bakmışsın son durağa gelmişsin. camillo sbarbaro
Ahmet Bektaş
Ahmet Bektaş

Sahte Yaşamlar

Yorum

Sahte Yaşamlar

0

Yorum

0

Beğeni

0,0

Puan

766

Okunma

Sahte Yaşamlar

Sahte Yaşamlar


Sahte görünüm verip asılı gözden kaçırmak için gereksiz bir çok eylem yapıldığını gözlemledim. Çokları tercihlerini maskeleyerek farklı açıları ön plana çıkarıyor. Bunun sonucu gereksiz durumlar revaç buluyor. Sonra da yakınılıyor.

Adam sigarasını yakıp keyif ile tüttürürken bir yandan da “Bırakacağım bu mereti sağlığa zararlı, kötü bir alışkanlık!” diyor! Eğer sağlığa zararlı olduğuna ve kötü olduğuna inanıyorsa kendine saygısı yok!
Şu durumlar var:

1-Sigara içmeyi seviyor ve zararlı olması veya kötü olmasını önemsemiyor? Bunu da açıkça ifade ediyor. Yani tercihini tepkilere rağmen savunuyor. “Kötü, zararlı” diyene de kızmıyor. Yani sigarayı savunmuyor kendi tercihini savunuyor. Buna saygı duyarım.

2-Sigara içmeyi seviyor ama topluma karşı “Zararlı ve kötü” diyerek riyakarlık yapıyor. Toplum baskısını hafifletmek istiyor. Birileri “Zararlı, kötü” dediğinde ise için için kızıyor. Bunu da anlamam…

Özellikle düğün ve sünnet merasimlerinde toplum algısına hitap etmek için çırpınan insanları gözlemledim.

Hacı oğlunu evlendiriyor; sokak ortasında kalitesiz bir çalgıcıyı gece yarılarına kadar bağırtıyor. Kocaman hoparlörlerle bol gürültülü bir “Eğlence” eziyet ortamı. Sorunca ben de hoşlanmıyorum bu gürültüden ama ne yaparsın düğün yaptığımızın da bilinmesi gerek. Komşular akrabalar ne der sonra. Ya sen zaten dedin diyeceğini hoşlanmadığın bir eğlenceyi tertip ettiğini beyan ettin zaten… Başkası zaten gürültüden rahatsız olup neler diyor kim bilir?

Sosyete Necla hanım oğlunu sünnet ettiriyor; başında bir tülbent; hacılar, hocalara mevlit okutuyor. Sorsan ne iş; “Hiç hoşlanmam ama neylersin sünnet işte mevlitsiz olmaz.” Diğer odada içki servisi var. Kime ne…

Esnaf kar amaçlı sattığı ürünü; vatandaşın bütçesine yardım amaçlı indirimli sattığını söyler?

Reklamlarda bin bir yalan. Siyasileri hiç sormayın. Asıl amaçları vatandaşa hizmettir!

Böyle olunca bir de yan sektör oluşuyor. Mahalle düğünlerinde çalgıcı ve dev hoparlör organizatörleri, mevlit okuyanlar sektörü ihtiyaca binaen oluşuyor. Desinler için.

İnsani ilişkilerde dürüstlük, dindarlık, namus kavramlarını sık kullananlar oluyor. Sebebini siz tahmin edersiniz.

Bazı insanlar nezaketli davranır komşularına. O insanlara karşı saygısızca davranır sönük ve silik şahsiyetli kişiler! Bazıları da sert mizaçlı, kodumu oturtan cinsten; onları yüzüne karşı pek bir sayar severler! İşin komik tarafı şudur; sohbet esnasında o nezaketsiz davrandıkları saygın kişileri överler, saygı gösterdikleri zalimi de yererler. Çünkü sohbet sırasında olması gerekeni konuşurlar. Yerdikleri sert mizaçlı az görünüverse sus pus olurlar. Övdükleri nezaketli insanı ise sui istimal etmekten geri durmazlar! Kişiliği oturmamış toplumlar için bu anlattıklarım Bizim toplumda olmaz öyle şeyler…

Bazı kocasının kötü tavırlarından rahatsız olan kadınlar. Ortamda kocası yokken ağzına geleni söyler, hatta öyle ki kocanın hatası onun hakaretinin yanında sönük bile kalır. Kocasının yüzüne karşı “Gık” demez! Hatta hatalardan kendine haklılık çıkarıp durumu kullanır bile. Kırsalda erkek çocuk bahanesi ile kuma getiren adamların da çoğunun asıl amacı çocuk değildir.
İstemediği ortama sırf toplum baskısıyla gidenlerin yüzlerindeki ifade dikkatimi çekti. Ham ayva veya buruk bir ifade ya da sahte bir gülümseme. “Mert ol” diyesim var, bunlara. İstemiyorsan gitme, ne derlerse desinler; kafir mi derler artık, alim mi mertçe göğüsle. Çünkü o surat hali bir tepsi baklavayla yenmez.

Örnekleri çoğaltmanın konumuza fazla bir değeri olmaz.

Kalitesiz yaşamlar kalitesiz insanların sahte bahanelere sığınması yüzünden yaşanıyor.

Herkes kendi tercihini özgürce beyan etse asıl maksadını perdelemese sahte bir alan da oluşmayacak. Yaşamsal varlıklar ve enerjiler daha verimli kullanılacak. Riyakarlık sektörü yüzünden hem mal hem vakit hem de moral değerler israf oluyor.

Son tahlilde; var mısınız, mert olmaya? Ne derlerse desinler; tercihlerimizin ardında mertçe durmaya!

Saygılarımla,

Ahmet Bektaş

Paylaş:
(c) Bu yazının her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Yazının izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Yazıyı Değerlendirin
 
Sahte yaşamlar Yazısına Yorum Yap
Okuduğunuz Sahte yaşamlar yazı ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
Sahte Yaşamlar yazısına yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
Bu şiire henüz yorum yazılmamış.
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Üyelik
Giriş paneli

Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL