7
Yorum
0
Beğeni
0,0
Puan
1061
Okunma
Kimsenin canı bir kaç satır yazmak istememiş sanki. Boş sayfayı görünce biraz daha bekle
dedim kendime, bekledim. Bir yazı bile yoktu. Uyumaktan biraz daha vazgeçip yazmaya
başladım.Boş boş konuşmayı da sevmem ki, sahi ne yazacağım birden daldığım bu sayfaya
Biraz önce bir yazı okumuştum, köpeğini anlatıyordu. Ben de bakamadığım bir kaç kuş ve
kedilerimizi anlatayım dedim. Amaç lâf olsun torba dolsun mu acaba? Sanmıyorum..
Aradan kaç yıl geçti tam anımsamıyorum. Oğlum henüz küçüktü, ancak ortaokula gidiyor
olmalı.Bahçeye misafirlerimiz gelmişti. Biz de yanlarına gidiyorduk. Bahçeye birkaç adım
kalmıştı ki hayatımıza bir anlam katacak sevimli yavru kedileri gördük. Kediler yanımıza
gelip, eteğimize sokuldular. Bununla da kalmayıp arkamızdan yürüdüler. Oğlum kedileri
çok seviyordu. Ben de seviyordum tabii. hemen oracıkta sözleştik,eve dönüşte kedileri de
alıp götürecektik.
Sözümüzde durduk. Kedileri kucağımıza alıp eve getirdik.Yolda bizi görüp o kedileri neden
götürüyorsunuz diye soran komşu kadına ağzımızda bir kaç sözcük geveledik. Ne dediğimizi
anlamadı bile. Hem ona neydi canım keyimizin kâhyası mıydı?
Kedi yavrularına dip odada bir yer hazırladık minderle. Yanına kedilerin çişini yapacağını
düşündüğümüz bir yer hazırladık sonra. şimdi düşünüyorum da küçük ayrıntılar ne kadar da
önemli.Kedi hiç yattığı yeri yanına çişini yapar mı? Cahillik işte!
Kediciklerin biri simsiyah biri siyah beyaz tekir kedi. Oğlum çok mutluydu. Kedileri yıkıyor,
saç kurutma makinasıyla kurutuyor, yiyeceğiyle ilgileniyordu. O gidince benimle kalıyordu
yavru kediler.
Herşey iyiydi güzeldi de kediler bizim çişini yapsınlar diye hazırladığımız yere çişlerini yapmıyorlard. Evin içi kokuyordu artık. Kediler canlarının istediği yeri pisliyorlardı. Bir de
evde namaz kılıyorduk bu pislikte yaşamak olmazdı. Önce kedilerin odasındaki halıyı attım. Kedileri çok seviyorduk ama nasıl bakacağımızı bilmiyorduk.Tuvalet terbiyesi nasıl
verilir bilmiyorduk. Oysa kedi çişi gelince sabahları yorganımın üstüne çıkıyordu çişime götür diye.
Kedileri sevmemize rağmen bakamadık. Siyah kedi hasta gibiydi zaten, bir sabah ölüsünü
bulduk. Çok üzüldüm. Onun diğer yavru kedi üstüme tırmanırken onunla adeta yarışarak
üstüme çıkmaya çalışmasını unutamam.Bir gün de gözümün önünde çişini halıya yaptığını
görmüş sözde ceza diye hayvanı pencereden dışarıya bırakmıştım kızgınlıkla. Az sonra eve almıştım tabii.
Siyah kedi öldüğünde sanki canlanmasını bekleyerek dua etmiştim. Ölüsünü kapının önüne
bırakmış bir süre canlanmasını beklemiştim safça. Sonra oğluma bahçeye bildiğimiz bir
yere götürüp gömmesini söyledim.
Diğer kedinin de kaderi hemen hemen siyah kediye benzedi. Biz çocuklarla bir hafta evden
uzaklaşınca kayboldu. Kedilere musallat olan çocuklar götürdü sanıyorum. Onu çevre
sokaklarda çok aradım,bulamadım.
Ev kokudan kurtulmuştu ama o minik kedilerin üzüntüleri, özlemleri bizimle kalmıştı.
Diğer sözgelimi Muhabbet kuşu ve süs balıklarında da aynı düş kırıklıklarını yaşadık.
Bir daha evde hayvan bakmaya tövbe. hayvanlar yerinde, yuvasında güzel; tıpkı insanlar gibi..
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.