5
Yorum
7
Beğeni
5,0
Puan
1922
Okunma
Köy Çocuğu
bakışları yağız ve içten
duyguları saflıktan da öte
ayakkabıları lastikten
yırtılmış yıpranmış
tozlu yollarda hayalleriyle gide gide….
büyütüyor kendisiyle birlikte
yarışlar kazanacak bir tay gibi
sessiz ve sedasız hayallerini
betonarme yığınlarının arasında
binbir şekle giren uzaktan kumandalı oyuncaklarla değil
şeker pancarından gövdeli
patatesten tekerlekli arabasıyla…
hatta birde boş konserve kutusu ayarlayıp
arabasının arkasına romörk yaptın mı
değme keyfine
ne köşkler yapar taşıdığı yüklerle
ne saraylar kurar
dere kenarında döktüğü
saman ve çamur karışımı kerpiçlerle
ne sevdalara yelken açar
ırmağın koynuna emanet ettiği
kağıttan yaptığı minik gemilerle
okyanuslar aşar
küçük dünyasının enginlerinde
…………………………………..
ne bilgisayarı tanır
ne şatafatlı oyunları bilir
ne de sanal alemde sanallaşan
debdebede yoksullaşan
hırçın çocuklar gibi dünyasını klavyesine sığdırır
onun dünyası
şeker pancarından arabası
ter kokulu yırtık lastiklerinin içindeki
firar etmiş ayak parmaklarını kucaklayan
yırtık çorapları
bakışlarını süsleyen kan kırmızı yanakları
bacağında naylon karışımlı
iki beden büyük çamurlu pantolonu
ayazlarda törpülenmiş tombul elleri
tarak yüzüne hasret dağınık saçları
sırtında çile çekmiş eski gocuğu
ve birde küçük dünyasına sığdıramadığı
büyük hayalleri
Allah’a emanet olsun
işte o bir köy çocuğu.
Metin HANLIOGLU
5.0
100% (7)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.