12
Yorum
31
Beğeni
5,0
Puan
2592
Okunma


öyle bir hüznü dardayım ki okşasın başımı elvedan,
ne merhamet dilesin dilim
ne de bir nebze suyundan,
mütahayyel dünyam da
ipler gökyüzüne sarkmış
yok mu tırmanmak için yola çıkan,
gülüşüne olmadım mani
sahi insandı gidişlerde sebep arayan fani,
sen bir dalda rüzgardan korkan üzüm, titredikçe yere daha çok yaklaşan gökyüzüm,
beynimde gençlik cıvıltısı
fink atar gülüşler,
gecenin dumanında
siyaha çalmış siluetler,
gözlerimde birbirine bakan aynalar
içlerinde insan yansıması,
akıllarında uçan ses, ağızlarında laf dalaşı,
sokaklarımın zemini gıcırdar,
ayaklarım buz, yürüdüğü yolu şaşar,
kurnazlık evimin etrafını sarar
ay aralıktan tam başıma doğar,
iki köprü biri yıkık,
suyu üstünden akar, taşı yosuna aşık,
zamanım sürgülü dolap gibi bir o yana bir bu yana sürülür,
hayatım iki ucu kopmuş asılı bir köprüdür,
ahh bir nefeslik ömrü hiç bitmeyen nefse köle yaptık,
aldık sarmaladık başımıza taç yaptık,
yıllar bizi git gide toprağa yaklaştırırken
biz kendimizi gökyüzünde kalıcı sandık.
ADNAN ERGÜLER’e en içten saygılarımla teşekkür ederim.
5.0
100% (24)