2
Yorum
10
Beğeni
5,0
Puan
2054
Okunma

Hüzün giymiş yüreğime,
Asude bir ferman bekliyorum
Kudret kaleminin mürekkebiyim,
Kalemin sahibinden bir derman bekliyorum
Gecenin omzuna yasladım, yarım kalan, yanım kalan, boynu bükük düşleri...
Bakmayın böylesine silik, soluk durduğuma
Ân gelecek can gelecek yüreğime
Patlayacak yanardağlar ve ölüm
Senki onsekizbin alemin hükümdarısın,
Kölelerin ülkesinde esir düştü eserin
Bekliyorum
Merhametin yetişecekdir senin....
Kan revan yüreğimde rukular ve secdeler
Mühür kokan bir mendile çevirmişsin gökleri
Bekliyorum;
bir tohumun yardığı gibi toprağı
bin bir umut ve sonsuz bekliyorum;
Gelecek haber güvercinleri
yüreğimin sokakları dirilecek yeniden
Bekliyorum o fedakar o vefakâr perileri
Demirden duygularla kafes yaptım kendime
Bir ah etsem yıkılacak bu şehir
Yılanların arasından geçiyorum her akşam
Ardım sıra ışıldayan kandillerin mahşeri
Binbir adet kristal kırılıyor içimde
Yürüdükce incitiyor yolları
Bazen bir dağın zirvesinde
Bazen uçurumun dibinde
Bazen baldıran damıtılan bir şehrin ortasında
En futursuz günlerini yaşıyorsum kederin
Baktığım her yerde kül ve ateş var
Bekliyorum; su yüzlü güzelin dermanını
Bekliyorum; aykırı doğacak çölde güneş
Bekliyorum bir ahın yaldızlı fermanını
Hani o son durağın açılan sarayları
Bir masum gülüşün sütunlarıdır herşey
Başımda yaslandığım kirişlerin izleri
Gülleri bayıltan bir koku vurmuş,
Yürek depreminde sığ denizleri.
Sessiz çığlıkların girdabındayım
Susturulan bir devin iniltilerinde kan
Şimdi darağacında kuşku, sihir ve isyan
Bir köşeye çekilmiş emanet bekliyorum
Hatıralar yurduna ihanet bekliyorum
Sanma ki pencereler bana meftun olacak
Ötelerden hummalı bir işaret bekliyorum...
İdris Telli