0
Yorum
2
Beğeni
5,0
Puan
976
Okunma

Kapalı kutu içinde saklandığın yeter
Kaç zamandır…
Ne sen çağırdın ne ben geldim
Ne tuttu ellerim
Ne dokundun dudaklarıma
Yakarcasına…
Gel…
Gel ki
Gönül kaşığımı daldırıp içine
Özlemlerin sonrasında doğan güneş misali
Silme yani…
Alabildiğince…
Dolsun tanelerin usul usul
Mis kokunu çekerken içime…
Sonra kurul keyfince
Hani sere serpe
Anadan üryan
Kayna kaynayabildiğin kadar
Yürek ocağımda
Yana yakıla
Fokurdasın varlığın buram buram
Şen şakrak
Bakarken gözlerime…
Sen var ya sen…
Tutmaya çekindiğimsin
Parmak uçlarımla olsa bile…
Biliyorum…
Seni ya sımsıkı kavramalı inadına
Kapatıp gözlerini
Yakarsa yaksın diyerek
Ya da tutmalı bir yerlerinden
Yanmaya korkmadan…
Gel birtanem gel…
Dokun dudaklarıma usul usul
Kapattır gözkapaklarımı gözlerimin üstüne
Ve sonrasında
Öyle bir rahatlık
Öyle bir ferahlık
Seninle…
Hani tarifi nasıl dersen…
Uçarcasına…
Bırak varlığın yudum yudum aksın içime
Sen dolana kadar…
Sıcaklığın ah yok mu o içimi yakıp kavuran
Sıcaklığın…
Dokunsun dudaklarıma
Varlığın…
Gel benim vefalım
Gel benim canım
Kahve fincanım…
Ali ALTINLI – 22/10/2015
Saat: 16:43
5.0
100% (3)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.