0
Yorum
1
Beğeni
0,0
Puan
886
Okunma
Aramızda sarp yokuş olsa da duy beni
Hengameler koparan fırtınalar
Feza boşluklarında salınan feryatlar
Senin için nasıl yandığımı duy
Karanlık mahzenlerin soğuk duvarlarında
Tarumar bahçede boğuşan duygularda
Şiir gibi görülen her nesnenin
Dantel gibi işlenmiş özlerinde duy beni
Ferhat gibi dağları delişimden midir
Mecnun gibi bir diyarda kalışımdan mıdır
Yunusa gönülden name yazışımdan mıdır
Mevlana’nın izinde duy beni
Baharı soluklayan rüzgar gelip geçmeden
Yazdığım dizelerin kahrı ile ölmeden
Boşa geçen şu ömrümü Ecel gelip almadan
Sayra gibi bir bülbül sesinde duy beni