5
Yorum
0
Beğeni
0,0
Puan
1242
Okunma

on iki ocak iki bin sekiz
saat sıfır iki elli sekiz
toparlanma vaktimdi , yürekli bavulumla
hazırdım dönmeye , hiç gitmediğim yerlerden...
ßilmediğim kent topraklarından..
İstanbul tebeşirini yaklaştır , tahta ßurada
en son yaprakda düştü dalından..
dersine tutuklanan talebe gibi çık tahtaya
sana , senin olana dalgınlığımı deşifre et..
ey şehr-i istanbul gözlüm
nerelere ßakıpda ßoğdun gözlerini..
ßeklenmez hiç gelmeyecek olan Yalnızlar Durağında
ßeklemedim , andım... sandım...
Sırların İçine Sıradışı Yaptım..
ßilmedi kimseler
ocaklara gömdüm tüm yaz mavilerimi..
okyanus ufkumdan mavileri kaldırıp yerine , ßatan güneşleri diktim..
Korkarım Yüzüne ßakmaya ,
Göz ßebeklerinde ki gerçekleri Görmekten Korkarım
ßu Gerçekleri Sadece ßen mi Farkediyorum
Herkes Kör mü Oldu Açık Yürekliliklere , Açık Yüreklere..
Duygularını İstemiyorum ,
Onları Al Artık ßenden..
Saklayamıyor Dilim Daha Fazla hayal-i Aşk..
zamana Saldım seni
elbet ßir Kıyıya vurur gizli sen’im..
Murat KARABACAK
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.