10
Yorum
2
Beğeni
0,0
Puan
1613
Okunma

Ölümden öte engel bulmayınca aşka
Yasak tüm duyguların anısına sarıldım toprağa
Denedim çok kereler hani erken varınca şafağa
Güneşin küskünlüğü umut oldu karanlığa
Şiirin büyüsü ürkütüyor beni
Böylesine yenilmişken sana
Sensizliğin içten ve dıştan kuşattığı bu anda
İşte tam bu anda
Büklüm büklüm bir sevda yürür yollarına
Çok zaman geçti sevgili fazlaca an
Sızın hayat boşalan damarlarımda kan
Ayağa kaldırırda sevdan
Ayaklarım dolanır sen aşkı birkaç gün daha an
Oysa bu sürgün yeri sensizliğin zemherisi
Gül doğuracak biliyorum nefesinin sesi
Ne kadar yankı bulursa çiğ tanesi
Taç olur yapraklarıma
Bilirim bahar sonrası sen öncesi
Utandırmadan aşkı geceyi sarsarak uyanacağım
Sözlerin muskası yüreğimin
Başka hiçbir şeye aldırmadan
Sen yazacağım ANSIZIN kalemleri kırmadan
Sözlerimin sen yanına yok neden
Neden kalem bir tek senden bahseder
Hiçbir şey düşünmeden
Düşünmeden aramızda uzanan ayları
Saymayı yeni öğrenmiş bir çocuk gibi
Sayacağım sana tutsak zamanı
Aldırmadan teninim bıraktığı izlere
İz sürüyorum ayağının değdiği her yerde
Bunları biliyorsun bilmediğin şeylerden haber verense
İşte onu da ve bunu da hissediyorsun
Sona varınca artık biraz hüzün giymelisin
Beklenen her neyse ve gelince
Sen sadece düşünmelisin
Susmalı ve yanımda yürümelisin
Sabahın inadına eş karanlığa denk
İçinde ne varsa süz yüreğinden yalnız büyümelisin