0
Yorum
1
Beğeni
5,0
Puan
1101
Okunma

Yine hatrıma düştün, cefasını yine çekiyor mısralar
Yine şimşekler çakıyor, ıslatıyor yine kağıdı, kalemi
Ah! Bu yağmurlar, bütün mısralarıma alet oluyorlar
Kimi zaman ıslatıyor, kimi zaman yakıp kavuruyor
Garipsemem ki marifetlerini, vardır belki bir bildikleri
Hani önceki mısralarımda kağıda gelinlik demiştim
Üzerine kara kalemlerle seni desenleyip çizmiştim
Sonra kardan beyaz ellerine, bir Frezya iliştirmiştim
İnan ki vuslatı sevmez artık bu kanatları kırık yürek
İstemez yüreğinde çiçeklerin bitmesini, yeşermesini
İliştirmez İlkbaharı hece hece, dize dize sözcüklere
Poyraz rüzgâr yetiyor yürekteki koru alevlendirmeye
Bekleme kanatlanıp pencerene pusacağım günleri
Sokak lambalarına konup uzaktan seni izleyeceğimi
Sanma eskisi kadar görkemli ve güçlü kanatlarım var
Uçamıyorum ki artık ne pencerene, ne de yüreğine
Dedim ya yine de içimde beni tutuşturan bir alev var
Dedim ya hani poyraz rüzgâr yetiyor koru yellemeye
Sen bakma böyle vuslatı kapımdan def ettiğime
Bu dizelerden sonra bir efkâr düşmesin saf yüreğine
Bu mısralar dilsiz yüreğimin bahtsız eseridir belki de
Kim bilir, gün olur sende ıslatırsın nurdan gözlerini
Bu sevda dizelerinin öksüz kalmış yetim hecelerinde
Kim bilir, gün olur belki yine seversin öksüzdür diye
Kim bilir, belki...
.:: Mehmet Kandemir ::.
5.0
100% (1)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.