0
Yorum
2
Beğeni
5,0
Puan
1319
Okunma

Bu gün yine gördüm, o nazlı yari
Varıp kapısına durasım geldi
Titredi dizleri tutmadı yeri
El verip kuytuya süresim geldi
Doğuştan sürmeli iki gözünde
Kaygıyı tasayı, gördüm yüzünde
Az söyledi çok sır, saklı sözünde
Dinleyip sırrına eresim geldi
Gonca gül dudaklar, inci dişleri
Alnını süslüyor hilal kaşları
Kirpik de parlayan hasret yaşları
Mercandır yanakta, deresim geldi
Elinden içmişim dolu bardağı
İçimi titretti alev dudağı
Aramıza giren, engeli dağı
Bir anda unutup, sarasım geldi
Avluyu süpürüp, evi derliyor
Ak gerdanı buğu, buğu terliyor
Memeler Fistanı, vire zorluyor
El atıp gerdana, göresim geldi
Hasılı, gücüm yok, tarif edemem
Ayrılık zamanı kalkıp gidemem
Akıl başta değil gayrı güdemem
Şaşırdım yolumu, sorasım geldi
Tahir der, arzular lisana gelmez
Can tenden çıkmadan, umudum solmaz
Ona kavuşmadan, şu yüzüm gülmez
Canımı yoluna veresim geldi
yolcu9901
5.0
100% (1)