0
Yorum
1
Beğeni
5,0
Puan
1627
Okunma

Şöyle geçmişe götürdüm kendimi zihnimde
Baktım anılarımda mutlu bir çocukmuşum ben
Okula gitmeden ilk biyoloji dersimi
Bahçedeki solucanlar üzerinde yapmışım ben
Bugün organik diye kıymete binen meyveleri
Hep ağaçlarının üzerinde dalında yemişim ben
Kar yağdığında tahta kızaklarla kaymışım
Kaymayalım diye dökülen soba küllerine rağmen ben
Bir süper kahramandım kendi aklımda
Parça kömürleri kömürlüğümüze taşırken ben
Bunları Anadolu’da değil
Şehri İstanbul’da yaptım ben
Bir ömrü bir şiire sığdırabilmeyi isterdim
Bitmeyen teşbihleri yazarak ben
Ama ne kâğıtlar ne kalemler yeter
Hele de çocukluğunuz zamana
İnsanların nefsine
Birilerinin hesap kitap işine
İş makinalarının darbelerine
Maruz kalmışsa o yıkılanlar
Sadece ağaçlar ve tuğlalar değil
Geçmişin izleri
İncinen bir ruhun sessiz can verişi
Artık o kadar mutlu değilim
Çünkü geriye döneceğim bir semtim
Bir sokağım bir evim bir bahçem yok artık
Ağaçtan kesip kağıt yaptığımız
Üzerine mürekkeple rakamlar yazdığımız
Adına para diye isim taktığımız
İnsanın insanı kendine kul ettirdiği
Büyük balığın küçük balığı yediği
En büyük nefse kurban gitti
Benim dönebileceğim bir çocukluğum yok artık
Umarım sizin olur
Geleceği görmeyen insan
Hep geçmişe tutunur
5.0
100% (1)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.