2
Yorum
3
Beğeni
5,0
Puan
1110
Okunma
Yine sağanak bir yalnızlık altında ıslanıyorum sırılsıklam
Afaroz edilmiş bir güneşin gölgesinde kurutuyorum yorgunluğumu
Bu mevsim bir başka kök salıyor dallar budaklar
Bu hazan yapraklar bir başka savruluyor, hoyratça rüzgarlar
Bir sedirin altında uzanmış yatıyor kır çiçekleri bu sabah
Bu sabah, tan vakitleri tam kıvamında kıvrılmış gecenin ayak uçlarına
Paytak saatlerin nahoş tıkırtısında kaypak akreple yelkovan
Ne geçmek biliyor ne de durmak biliyor bu meçhul zaman
Penceremde umutsuzluğun kır saçları buğulanmış çığ büyüklüğünde
Göğümde hüzün bulutları konuşlanmış heybetli mi heybetli
Alafranga bir gökyüzü kaplıyor yüzümü, geceden kalma gündüzlerim
Gecenin berduşluğunda sarhoşluk naraları atıyor bu göz çukurlarım
Sokağımda alabildiğine titrek ve bir o kadar da loş
Seher vakitlerinde sokak lambalarının ışıltısı beyhude
Kasvetli kaldırımların hörgücünde mahpus ayak izlerimin belirtisi
Bu sokakta, bu kaldırım taşlarında nüfuz, ayrılığın haşin iniltisi
Kalabalık bir musluğa dayıyorum susuzluktan çatlamış dudaklarımı
Kandırıyorum kimsesizliğimi, çarşaf çarşaf katlıyorum suskunluğumu
O an susuyorum, her şeyden ve herkesten gizli susuyorum çığlıklarımı
Yalnızlığımın toz pembe yağmurlarında kusuyorum hırçın damlalarımı
Küsüyorum bu baharda,
Bu ağaçlara bu çiçeklere bu kuşlara
Tüm hazanımı kusarak küsüyorum bu bahara...
5.0
100% (3)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.