2
Yorum
5
Beğeni
0,0
Puan
1612
Okunma
gel benim misafirim ol da
dertleşelim deli divane gönül
nerelerdeydin kaç zamandır
özledim ama sende gelmedin
aramadım diye koyma bana gönül
bakmasam içime
yine seni göremeyecektim
derdin ne bilemeyecektim
kabahat ben de de var biliyorum
takıldım kaldım da geçmişe
hani o zor geçen yıllara
o hayırsız dostlara
taktım bir kere o zahmetli
kor misali yakan acılara
kimisi hayal olan kaybolan anılara
özür dilerim
seni beklettim sinemde
üstelik teslim ettim
içimdeki sönmeyen yangınlara
geç karşıma bakalım
hadi söyleşelim
bırak şimdi boş ver
sırı dökülmüş aynaya
medet ummaktan vazgeç
olabilecek şeylerden seç
anlat bakalım gelecekle ilgili
umuttan arzudan hayattan
zor şeyler söyleme
boş işler isteme benden
söyle hadi söyle ufak ufaktan
bak yaşıma,
şu dertli başıma
ölçünü mastar eyle
yüz çizgilerimden
solan yüzümden ağaran saçtan
e hadi bekliyorum
nedir derdin söylesene
çıldırtma beni susarak
çatlattın meraktan
anlaşıldı sende ihtiyarlamışsın artık
benim gibi korkar olmuşsun
şu çileli hayattan
haber bekliyorsun sende
tıpkı benim gibi memattan
gel anlaşalım seninle deli gönlüm
zora sokma beni
şurada ne kadar kaldı bilmiyorum
kaç zamana muhtaç ömrüm
bundan sonra coşma
hayata fazla kızma
hiddetlenip azma
asabımı da bozma
durduk yere iş açma başıma
dingin sabahlara uyanmaya başladım
hayatı ihtiyarlığa yasladım
küsmece yok
darılma asla
artık takılamam peşine
her dediğine he diyemem
her çağırdığında da gelemem
bir rahat huzur ver
Allah aşkına
asma suratını hemen
demek böyle oluyormuş
sona doğru yaklaşmak
hayallerden arzulardan
hedeflerden sapmak
huzur denizin de hiçliğe yelken açmak
şeytan uçurtmalarından uzaklaşmak
nefis mi idi senin adın ey gönül
bahçemde yarim tek gül
dostsun bana hala ama
fazlada umurumda da değilsin be gönül
kozamın etrafında gülümün sevgisi tül
kanatlarım da hakka tevekkül
kelebek olup uçmaya hazırım gönül
arkamdan istersen ağla istersen gül