0
Yorum
1
Beğeni
5,0
Puan
3091
Okunma
Not: Bu şiir de serbest ölçü kullanılmıştır.
Masam da eskilerden kalma
Yırtık not kırıntıları
Düşüncelerime ağır basıyor bu terimler
Nasıl da sığdırdın öyle
Mürekkebe aç kağıtlara.
Ayak ucumda kara kalemle yazılmış
Lisanı anlaşılmayan eski bir lugat
Pervasızca sırıtıyor yüzüme
Tahrik ediyor beynimi amansızca
Ulu orta soyunuyorum ihtirasımı
Utanmadan nahoş bedenlere
Sinkaflı küfürlere malzeme oluyor
Yalnız odalarda taşlanan
Paslı terbiyem.
Paramparça olmuş
Yırtık ayakkabılarım.
Öyleya, yorulmadan o kadar yol aldı
Yorgun ayaklarım.
İki cümleyle anlatmış sanki beni
Düşünsene? Koskoca bir ömür...
Engebeli kasisli yollara
Gelin etmiş çocukluğumu.
Şehvete doymayan kirli bir tende yitirilmiş
Suçsuz bekaretim.
Acımasız töreler
Bacası tütmeyen çatılarıma oda olmuş
Yalnızlığıma tanık olan
Kirası ödenmemiş soğuk evlere.
Acılar ailem olmuş, ne yana kaçsam
Dairesi düğümlenmiş kaynana kendiri gibi
Boğazıma dolanıyor.
Neyse..
Haa o mu?
Ah ah... Bu kadın...
Uzanıp uzanıp şiirime bakıyor.
Ne derse beğenirsiniz?
Senden şair olmaz!
Olsa olsa şiir kasabı olur.
Birde bıyık ucundan gülümsemesi yokmu?
Sende erkek ruhundan anlıyorsan
Bende bakireyim be kadın
Bırakın?.. Bırakın beni
Öldüreceğim bu kadını...
.................. ..............
Şimdi
Hangi şiirimi yazsam anlatırım seni
Çocukluğum...
Çok özledim seni çok
Hatırlar mısın?
Ayaklarımla kapı aralığında tırmanmayı özledim
Bayram sabahlarında babamdan istediğim paralarla
Kızkaçıran vardı ya hani
Kapı aralarında ne zaman gelipte
Korkutacağım diye beklediğim kızları özledim.
Şimdi ne o (babam) var...
Ne de sen cocukluğum
Selahaddin TEKİN
5.0
100% (1)