0
Yorum
0
Beğeni
0,0
Puan
1039
Okunma
Paslı bir kuzey akşamında doğdum,
Küllenmiş yolculuklar bırakarak ardında bir gebeliğin.
Laleler soğandaydı,
Eli kulağındaydı Bilâl’in.
Çıplaktım;
Pürüzsüz bir eski çağ heykeli gibi.
Eylül’dü;
Toprak, yaprakla örtüyordu doğurgan yerlerini.
Beniyse,
Üstüme titreyen annemin elleri.
Tam, hüzne karşılık geliyordu adım,
Nüfus kayıtlarına yazıldı yaşamak hevesi uğruna…
Yaşamak... Tüm umutların hatrına
Annemden geçerken, bir uğradım.
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.