5
Yorum
8
Beğeni
5,0
Puan
3028
Okunma

Gün geceye hasretti
Geceyse güne
Tek nefes oluştu
Nihayet
Gün gece ve tek nefes buluştu
Hasreti kucaklayan karanlık
Tam demini alırken
Yine yalnızlık saatleri kapıyı çaldı
Hasret;
Hazin rüzgarlarının uğultusu gibi
Diline dolamış yanık ıslığı
Acılar tekerrür eder takılmış bir plak gibi
kulaklarımda uğultusu...
Sus;
sus artık daha fazla büyütme acılarımı
Mutlu insanlar çoktan uyudu
Sus sessiz ol
Uyandırma mutluluğu
Ne olur uyanmasın....
Bükme boynunu
Neden der gibi
Yakma can evimi
Sorma;
Hiç bir şey sorma bana
Ne zaman mutlu olsam geçit vermez aman dağları
Dikiş tutmayan yaralarım azar
Her gün gözyaşlarım gamzelerime mezar kazar
Her gün bir kahır bin ahuzar
Ve her gün gönül ocağımda yalnızlık tüter
Tümcelerin eksik kalan duyguları
Ruhuma dert katarken
Bezgin yüreğim düşer
Kalbim kimsesiz bir çocuk gibi olur
Üşüyen ruhumun ayak ucuna kıvrılırım
Şimdi yazgımın kıyılarında sığınılacak bir liman arıyorum
Belki pas tutmuş yüreğimin şükürleri ile sukuta ererim
Dindirmeye çalışırım acıyan yanlarımı
Yani ;
Yani sevdiğim
Sorma dediysem sebebi var
Ne zaman bir lahza mutlu olsam
Mutsuzluk feryatları ağır basar
Ve ben yine
Kadersiz yazgımın
Sabır yokuşunda acılarımın heybesini omuzlar
Selametim için ’O’na sığınırım...
NAZLI HÜZÜN
5.0
100% (7)