15
Yorum
29
Beğeni
0,0
Puan
2739
Okunma


Toprağın aşkına can kurban dedik
Hasatta bizlere hep zarar kaldı
O vakit gurbeti mesken eyledik
Elleri koynunda nazlı yâr kaldı
Denkler toparlandı çadır söküldü
Gözler doldu doldu yere döküldü
Güllerin, sümbülün boynu büküldü
Baykuşlar diyarda bahtiyar kaldı
Düştük endişeye yolları bozuk
Kuru soğan, ekmek torbada azık
Kapandı haneler köyümde yazık
Kala kala üç beş ihtiyar kaldı
Eve değil gönle kilit vuruldu
Gölge güde güde güneş yoruldu
Bayramdan bayrama hatır soruldu
Vuslata kurulan bir pazar kaldı
Saçaklar avlular avunsun diye
Dağlardan süzülüp iner vadiye
Rüzgârın diline tek bir hediye
Ayrılık şarkısı yadigâr kaldı
Yollara düştüğü o günden beri
Yazık ki kimseler dönmedi geri
Şu sağır yılların yok ki haberi
Zamanın karları gönle kâr kaldı
Gidenler sonunda nefes nefese
Köşeyi dönerek ben geldim dese
Bacalar dumana, sokaklar sese
Kapılar ellere intizar kaldı
Sılada kalana yaradır gurbet
Çektikçe aksine uzadı hasret
Adımlar seyreldi, durdu nihayet
Onlardan geriye bir mezar kaldı
13.12.2014 13.38
19.12.2014 17.45
Salih ERDEM
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.