Anlamı sırtından vuran konuşmalarla uçtular yaban sevdalara Adları yoktu
Tutuşmuş yaşam çemberi Akrebe ateş misali
Fesleğen okşadım yetmedi Uzamıştı bakışım onca yıl Onca yıl uzaklaştım Öze dokunan gerçeklerden Bana ben kaldım
Ben de inmeliymişim yüce yalnızlığımdan Orada da vadeliymiş bekleyiş Değil işte İnanca vade sökmez Vazgeçemem emek ve sabırdan Baharın anası kış Ölmeyen zamana kesilmiş bilet Kavşakta iniş yok
Almak ve duymak istediklerine uyanıyor insan Önyargı şartlanma ve ego da var iblise hasat İçselleşip inanca dönüşmemişse bilgi aranır mı istikrar Anlamak sığınmaktır yücelerin yücesine İmrenmek havaya suya kırlangıca kartala Kendisi olanlara
Kimseye değilken bu zaman Ne çok eskitildim ben Göz sildim gönül sildim Söz yedim aç ruhuma
Dönülür azlığından çokun Tatminsizlik sadece inançla giderilir Duyuramıyorum gereğini be çiçek Doğru ve elzem yetinmenin...
not.şu an 600 mısrada olduğum ve 1500 mısraya ulaşmak için zaman harcadığım şiirimden bu bölümü doğru adına bir nedenden ötürü sayfaya indirmiş bulunuyorum. Ve doğrulara baş eğmişlerin ayaklarından öperim.
Paylaş:
6 Beğeni
(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Anlamı sırtından vuran konuşmalarla uçtular yaban sevdalara Adları yoktu
*****
Kimliği belirsiz meçhul kişilerce anlamın sırtından vurulması : Anlamın yok edilişine duyduğu elemden dem vurarak başlamış sayın şair şiirine. Öyle ya ; o kadar çok kişi var ki anlamın anlamını yok eden...Zamanla, devinimle gerçekten anlamın yokluğu hüküm sürmeye başlıyor.
Anlamın sırtından vurulması benzetmesi çok güzeldi.Kişiselleştirme sanatı uygulanmış.
Tutuşmuş yaşam çemberi Akrebe ateş misali
*****
Yaşam denilen sınırlı ömrün tutuşması....akrebin ateşle öldürülmesi gibi : İnsanların yaşama, kendi yaşamlarına kastı varmış gibi onu bir nevi kendilerine sunulmuş en büyük kutsal hediyeden ziyade gereksiz hatta ve hatta tüm acılarının müsebbibi olarak görmesi gibi ona düşman gördüklerini anlatmak istemiş sayın şair... Diğer bendle birleştirdiğimizde insanların hayata tutundukları bu tavrın en büyük ispatı anlamı yok etmek olduğunu demek istemiş.Yani anlamın yokluğu demek hayatsızlık demek...ÖLÜM ...şairin halet-i ruhiyesinde yaşamın tek anlamının anlamın anlamını kavramaktan geçtiğini anlıyoruz.Kesinlikle katılıyorum. Anlamın kendini yittiği, yitirildiği bir yaşam da neyin kıymeti olabilir ki..yaşam bile kendini inkar eder hale gelir.
*****
Fesleğen okşadım yetmedi Uzamıştı bakışım onca yıl Onca yıl uzaklaştım Öze dokunan gerçeklerden Bana ben kaldım
*****
Fesleğenin okşanması / okşadıktan sonra bakışının orada uzaması / gerçeklerden uzaklaşıp sadece kendisine kalmış olması :
Derin sancılı bir dönemin işaret fişeğini sunmuş bu dizelerde sayın şair ; fesleğeni okşaması imgesinden bunu çıkarıyorum.Sevgiye dair eylemlerde bulunmuş olmasına, onun sonucunu bekler iken bu eyleminin sonuçsuz kaldığını... hiç bir şekilde kendi özüne ters giden, oluşan gerçeklere hükmedemimiş olmanın verdiği derin kederi ve sırf bu eylemden dolayı yalnız kalınmışlıktan duyduğu elemi imlemiş.
Malesef sayın şair dost, Sevgi ektiğimiz yerlerden bile böylesi uzun bekleyişlere ve sonuçsuzluklara maruz kalıyoruz.İnsanlar kötü...İnsanların anlamı yok edişinden sonra sevgi de kendine dair anlamını yitirdi maalesf..Sevgisizliğin ve insanların kendilerine karşı duyulan hissedilen, yapılan bütün iyi niyetli, sevgi dolu eylemlerin karşılıksız kalması bir yana yalnızlığa sürüklenmiş olmak tarif edilesi bir acı değil :(
Diğer bendlerle birleştirdiğimizde, sayın şairin ilk bendle birlikte genel anlamda anlamı kastederken sevgiden bahsetmiş olduğunu sevgiye dair anlamın kaybına isyanının olduğunu, bu sevgisiz dünyanın yaşamı katlettiğini, yaşamı sonlandırdığına inandığını, bunun değişmesine dair yapılan bütün çabaların da beklenildiği şekilde neticelenmediğini ve yalnızlığa mahkum olunduğunu anlattığını anlıyoruz.
*****
Ben de inmeliymişim yüce yalnızlığımdan Orada da vadeliymiş bekleyiş Değil işte İnanca vade sökmez Vazgeçemem emek ve sabırdan Baharın anası kış Ölmeyen zamana kesilmiş bilet Kavşakta iniş yok
Şiirin başından beri sitem, sebep ve bulunulan mevcut hal anlatımından sonra bu bendde şiirin kalbine ulaşıyoruz.Şair bütün bu hissedilen , yaşanılan şeylerden sonra hayat ve insanlar hakkındaki kanaatini dini inanışla birleştirerek bir nevi doğrunun yolunu işaret ediyor bu bendinde.
İnmeliymişim yalnızlığımdan ...derken aslında beklemenin yersizliğini inancı olan birinin her şekilde değişmeye, değiştirmeye, bir şeyleri oldurmaya mukdedir olabileceğinin bunun da sabırla ve çabayla olabileceğinin de altını çiziyor.Mücadeleci, direngen bir ruhun asil duruşunu duyumsamamak ne mümkün .
*****
Almak ve duymak istediklerine uyanıyor insan Önyargı şartlanma ve ego da var iblise hasat İçselleşip inanca dönüşmemişse bilgi aranır mı istikrar Anlamak sığınmaktır yücelerin yücesine İmrenmek havaya suya kırlangıca kartala Kendisi olanlara
*****
Bu bendimizde de sayın şair bir önceki benddeki inanca dair kuvvetli hissayatını tekrar etmiş.Bunu yapar iken, inançsızlığa iten başat nedenlerin ego gibi, önyargı gibi insanii zaafların olduğunu ifade etmiş.Katılmamak ne mümkün evet, gerçekten ego sahibi olmayan, önyargılı olmayan neden, niçin, nasıl gibi soruları sorarak objektif olarak olayları değerlendiren insanların içinde bulunan inancın gücüyle birlikte yanılmayacaklarını her dem doğruyu, güzeli, olması gerekeni bulacağını anlatmış. Yine bilginin inançla harmanıyla gerçek doğrunun bulunabileceğini anlatmış. Yüceler yücesine şükürler olsun.En doğru bilgiye yine onun sayesinde varabiliriz.
Bu bendde şiir konuşur gibi, net imge ve teşbihten uzak bir anlatıma bürünmüş .Şiirin diğer bölümlerindeki şiiriyetli uslup burada sekteye uğramış gibi geldi bana.
*****
Kimseye değilken bu zaman Ne çok eskitildim ben Göz sildim gönül sildim Söz yedim aç ruhuma
****
Şiirimizin bu bendinde sayın şairimiz, bütün bu hissedilenlerden, duyuşlardan sonra yine kendi içine dönmüş şiirsel bir anlatımla...
İçinde bulunmuş olduğu durumu öylesine net ve duygu yüklü şekilde ifade etmiş ki etkilenmemek imkansızdı.
Kimseye ait değil iken kimse zamanın salt sahibi değil iken, sanki bir tek kendisine işlermiş gibi, bir tek olumsuzluğundan kendisi etkileniyormuş gibi isyanlar şaha kalkmış şairin halet-i ruhiyesinde. Oysa demiş ne çok göz sildim / gönül sildim / söz yedim / aç ruhuma ! Ahh ahh ...Ahhhhhhhhhhhhhhhh ahhhhh biliyor musunuz yok nereden bileceksiniz burası çok vurdu sayın şair yemin ederim çok vurdu... Nice ağladım demiş, nice gönülden geçtim oysa sevgiye açtım demiş ...sevgiydi aradığım haketmediğim muamelelere maruz kaldım demiş :( hangimiz aynı durumda değiliz sayın şair hangimiz hangimiz zamanın eskitemediği olduk ki :( hangimiz ağlamadık, ağlamıyoruz, hangimiz gönlümüz mezarlığına gömdüklerimizle yaşamıyoruz :((
*****
Dönülür azlığından çokun Tatminsizlik sadece inançla giderilir Duyuramıyorum gereğini be çiçek Doğru ve elzem yetinmenin...
Dönülür azlığından çokun : Başlı başına vecize bir söz ...Muhteşem ötesi.Elbet dönülür ...yanlıştanda dönülür ...yalandan da dönülür elbet.Ne kalmış ki baki olan.Sonsuz olan ...Bir tek inancımıza etken sonsuz.Onun sonsuzluğu karşısında bütün sonlular bir şekilde yok olmaya mahkum.
Her yönüyle mükemmel bir eserdi .Yer yer açık anlatımlı ifadelerle insana, hayata dair projektörlük görevini üstlenir iken, insana ve hayata karşı sorumluluğununda bilince olarak şairlik misyonunu hakkıyla yerine getirmiş olmanın verdiği bilinci, vicdani rahatlığını duydum bu eserde ki son derece haklı bir duyuş bu. Şiir sorumluluk gereğini yerine getirmiş.
Dilim döndüğünce, algıladığım, anladığım ölçüde kazı çalışması yapmaya çalıştım anlamsal açıdan.Umarım şiiri yolundan çevirecek, çarpıtacak bir yorumda bulunmadım.Bulunduysam da bağışlayın lütfen.
Teşekkürler paylaşım için.Kaleminiz, kelamınız daim olsun.
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.
Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Ne paylaşacaksınız?
Şiir, yazı, kitap ya da ileti için hızlıca ilgili alana geçin.