4
Yorum
0
Beğeni
0,0
Puan
1185
Okunma
Kışın aç ağzı. Acı yelde uçan kül. Yangın yerini yıkayan
sağanaklar. Kuşlarda aceleci kanat. Göç hazırlığı; yol
bıçak bıçak.
Erkenci ikindi güneşleri. Acı gülümseyişi
takımyıldızının. Sel beklentisi aç ırmaklarda. Tedirgin
taşkın dereleri: İşte güz!
İçine örtülmüş yaz bahçeleri. Körleşmiş ve işte böyle
göz gözeyiz. Yarım bardaklar. Acı rakı. Islak tuz.
Uçurtma sonu. Çocuk ellerinde son üzümleri asmaların:
Hoşça kal kütük. Dişlenip unutulmuş elma. Çokça şarap:
İşte güz!
Toprağı örseleyen yengi. Ruhun çalgısını üfleyen orman.
Çoğalan pencere camı ve çelişkisi çoban ateşinin.
Kırık dal; eksik istek.
Ad değiştiren durulmuş öfke: Ölümüne yol aldığımız
gizli ışık. Su; kendini saran çıplak kaya: Kaya yapayalnız!
Ağız birliği yenilmişlerin. Kaynağında çoğalan susuzluk.
Gözlerde saklı şiir. Dörtyol ağzında zamansız çığlık;
İşte güz!
ŞERİF ERGİNBAY