13
Yorum
0
Beğeni
0,0
Puan
1567
Okunma

/ Eskiden /
Uyuyunca
Gökyüzünün sönmeyen yıldızı oluyordum…
İçime nefes, nefes sızmak isteyen karanlığı
Işığımla itiyordum.
…
Uyudukça büyüyor düşlerim…
Düşlerim büyüdükçe ayaklarım boşlukta kalıyor.
Uyanınca hiç bitmeyecek sandığım günle
Batmaz sandığım güneşle
Ve taptaze nefesle
Hayata sarılıyordum.
…
Hep benim kollarım uzandı sarmak için
Teninden sızdığım yürekten başkası olmadı;
Ne yüreğimi ne yaramı ne gecemi ne günümü saran.
/ Şimdiden birkaç adım önce /
Uyudum.
Yalnız değildim…
Benden daha parlak yıldızlar vardı.
Mutluyum sanıyordum ama…
Ya içimde uyanan korku…
Sızlayan yürek…
Yeri dolmayan yokluklar…
Vazgeçilmiş aşklar(!)
Yaşanmamış anlar…
…
Uyudukça çoğalmış karanlık.
Uyanınca umutla bakıyordum gökyüzüne
Kuşlara el sallıyordum…
En çok kendimle
Konuşuyordum.
…
Hayata sarıldıkça
Yaşamın kollarından düşüyordum.
/ Şimdi /
Uyuyorum…
Işığı sönmüş yıldızlar içine uyanıyorum.
Garip ama, bu acıdan huzur soluyorum.
Uyandıkça dört yanım duvar..!
Uyandıkça dört mevsim kış..!
…
Uyanınca, tekrar uyumak istiyorum.
AsabiŞirin
30/o1/’o8