1
Yorum
1
Beğeni
5,0
Puan
1488
Okunma
sakin ve mutlu pazarlarımız olsa birlikte mesela...
tatlı bir ’günaydın’la başlasam güne
kurt gibi aç olsam iştahım olsa.
sabırsızca beklesem fırın kuyruğunda
dumanı tüten sıcacık bir ekmek için.
dönsem eve elimde başı koparılmış ekmek.
sen açsan kapıyı bembeyaz sabahlığınla
balkonda yapsak kahvaltımızı deniz manzaralı
rüzgar burnuma sürse denizin kokusunu
denizden daha dalgalı saçlarından
balık tutsak iskelede beraber...
benim oltam boş olsa
hep bir balık varken seninkinde...
gülümsesen her seferinde kıskandırırcasına..
ama..
ama olmaz değil mi?
hayat bir film değil çünkü.çünkü sen yoksun
ne buğulu ekmek var nede güzel pazarlar...
ne deniz ne dalgalı saçların.hiçbiri yok ve asla olmayacak..değil mi?
sadece erken kalkılan pazartesiler,
alarm sesiyle başlayan iştahsız kahvaltısız sabahlar
yürünen kilometreler korna sesleri şehrin gürültüsü
ve her yere yayılmış yanlızlık kokusu...
5.0
100% (1)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.