0
Yorum
3
Beğeni
5,0
Puan
2566
Okunma
Doğum tarihimi sordum anama,
Derelerin buzu varmış o zaman
Dedi bilemzsem oğul,kınama
Damda bir kaç kuzu varmış o zaman
Dallarda kuşların kanadı donmuş,
Gece ay çıkınca gün doğdu sanmış
Aç kalan tilkiler köylere inmiş
Kar üstünde izi varmış o zaman
Ben küçük bir bebe iken kucakta
Kalın buzlar sarkar imiş saçakta
Bir yük meşe yanar imiş ocakta
Kıpkırmızı közü varmış o zaman
Derdine Mevla’dan derman dilemiş
Almış eleğini höllük elemiş
Ninniler söyleyip beni belemiş
Beyaz kundak bezi varmış o zaman
Anıları bir bir meydana serdi,
Dedi,"geldi geçti ah ne günlerdi
Sizin adınızı dedeniz verdi"
Komşunun bir kızı varmış o zaman.
Babam,yaşı seksen dördün yarısı,
Saçımın ön kısmı altın sarısı
Kazanda kaynarken temmuz darısı
Evde kaya tuzu varmış o zaman
Dedem fanideki ömrü bitirmiş,
Babam babasını o yıl yitirmiş
İkinci kez yetim kalıp oturmuş
Yüreğinde sızı varmış o zaman
İsmail Hakkıymış gerçekte adım
Halen İsmaildir köyümde yadım
Üç ay sonra gidip yapılmış kaydım
Dalların kirazı varmış o zaman
Kıştan sonra gelen yaz bir umutmuş
Muhtar Saimbeyli yolunu tutmuş
Her hal İsmail’i yolda unutmuş
Hakkı diye yazı vermiş o zaman
Bin dokuz yüz yetmişe var bir noksan
Yaşayan dörtüm ben saymaya çıksan
Kul Hakkı,dönüp te geriye baksan
Muhabbetin özü varmış o zaman.
5.0
100% (4)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.